Gönderi

9/10
·120 syf.··
2018 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2018 21:04
İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 15. kitaptı ve bu kitap tam bir bilimkurgu roman özelliğine sahip. H.G. Wells çok özgün bir konuyu, zamanda yolculuğu, tarihte ilk işleyen yazar olarak anılıyor ve zamanda yolculuğu işlediği ilk kitap da işte bu kitap... Zamanda yolculuk yapmak yıllardır insanların aklını kurcalayan bir soru. Bir gün bir bilimadamı çıkıp zaman makinesini icat edebilecek mi, bilmiyorum; ama düşüncesi bile son derece heyecan verici... Düşünsenize zamanda yolculuk yapabiliyorsunuz ve kendinize istediğiniz bir zaman dilimi seçip oraya giderek hayatınızın kalanını o zaman diliminde sürdürüyorsunuz. Ne kadar da güzel bir şey olurdu değil mi? H.G. Wells, henüz görelilik teorisi bulunmadan, kuantum teorisi ortaya atılmadan dört boyutlu zamandan bahsetmiş bu kitapta. Einstein'dan önce davranmış ve hayal ettiklerini 1890'larda bu kitap ile ortaya koymuş. Kim bilir, belki de Einstein'in kafasındaki ampul bu kitabı okuduktan sonra yanmıştır... Yazar, kitaptaki ana kahramanına Zaman Yolcusu demeyi tercih etmiş. Zaman Yolcusu, bir bilimadamı olup zaman makinesini icat ederek zamanda yolculuk yapmayı başarmış ilk kişidir. Kitabın konusu da Zaman Yolcusu'nun Zaman Makinesi ile yaptığı yolculukları anlatmaktadır. Zaman Yolcusu, zamanda yaptığı ilk yolculukta 802701 yılına yolculuk etmiş ve şimdiki dünyamızdan çok daha farklı bir dünya ile karşılaşmıştır. Zaman Yolcusu, bu gelecek dünyasında insan ırkının ikiye bölünerek iki farklı ırk olarak yaşadığını ortaya koymuştur. Bu ırklardan ilki, yeryüzünde yaşayan ve toplumsal gelişmeler neticesinde zekalarını kullanmak zorunda kalmayan, sürekli gülümseyen, barışçıl ve basit birkaç sözcük dışında konuşma yetisini kaybetmiş olan Eloilerdir. Diğer ırk ise, yer altı mağaralarında yaşayan, gün ışığından kaçan, savaşçıl ve yabani Marlocklar'dır. Bu iki ırk gece ile gündüz gibi birbirinden ayrıdırlar ve birisi gündüzleri hayatlarını sürdürmektedir diğeri ise geceleri sürdürmektedir. Zaman Yolcusu, ilk yolculuğunda bu iki ırkın içerisine düşer ve geri dönebilmek için bir hayli çaba sarf etmek zorunda kalır. Konu ile igili daha ayrıntılı bilgi vermenin doğru olmadığını düşünerek bu kadarı ile yetiniyorum. Zaman Makinesi kitabının ilgimi çeken bir diğer yönü ise, Darwinci görüşten hareketle oluşturulmuş ve alt metinlerinde evrim teorisini empoze eden bir kitap oluşudur. Geleceğe hareket eden Zaman Yolcusu'nun karşılaştığı manzara Charles Darwin'in geleceğimiz ile ilgili öngörülerinden çok da farklı değildir. Bu sebeple Eloiler ile Marlocklar üzerinde gerçekleşen değişimlerin de evrim teorisi ile açıklanması son derece doğaldır. Kaldı ki, yazarın hocasının Charles Darwin'in çok yakın bir arkadaşı olduğunu da hesaba katarsak, Wells'in Darwin'den etkilenmiş olduğunu söylemek mümkün. İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisi içerisinde okuduğum ve en etkilendiğim kitaplardan biri bu kitap oldu. Özgün konusu ve akıcı anlatımı ile çok hoşuma gitti. En hoşuma giden yönü ise konuyu dallandırıp budaklandırmadan vermesi gereken mesajı vermesiydi. Zira okuyucuyu gereksiz bilimsel açıklamalar veya gereksiz kurgusal ayrıntılarla boğmamak son derece önemli bana göre. Son olarak, zamanda yolculuk etme şansım olsaydı, hangi zamana giderdim bilmiyorum. Çok düşündüm ama kendime en uygun zaman dilimini bulamadım. Mutlu olduğum tüm zamanları durdurmak istediğim ise kesin. Bugüne kadar sizin zamanınız nasıl geçti bilemiyorum; fakat bundan sonraki zaman dilimlerinin sizin için mutluluk getirmesini diliyorum.
Edebiyat
Zaman MakinesiH. G. Wells · İthaki Yayınları · 202337,1bin okunma
··
20bin Gösterim
13 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Muhteşem yolculuk diye bir kitap okumuştum. Belki de bir belgeseldi. Çok önemli bir bilim insanı beyin kanaması geçiriyordu. Bir deniz altına yerleşmiş doktorlar, gemi bir mikrop kadar küçültülüp adamın kanına şırınga ediliyor ve doktorlar adamın beynindeki pıhtıyı temizliyorlardı. Zevkli bir bilimkurgu anlatısıydı. Ama bilim diyordu ki, bir maddenin hacmi ne kadar küçültülürse küçültürsün, yer çekimi ivmesi g sabit olduğu müddetçe ağırlığı değişmez. Bu minvalde bakınca bir mikrop boyutuna indirilmiş deniz altının ağırlığı değişmez. Nihayetinde bir kurguydu ama bu gerçek tüm okumam boyunca aklımı meşgul etti. Hastalık işte. Mühendislik okudum ya. Ne zaman, zamanda yolculuk geçse aynı duyguları hissederim. Yahu bu kurgu keyfine bak dense de kurtulamam bu saplantıdan. Ve diyor ki, (1-v2/c2)'yi unutma. v=c olursa (ışık hızına erişildiğinde olur bu)1-1=0 olur. Yani, bir maddenin hızı ışık hızına eşit olursa onun kütlesi de 0 olur. Yani yok olur. :)))) Halbuki bu bir kurgu. :))))) Kalemine sağlık.
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
Çok derin girdin Metin abi. Hemen cevap vermek istiyorum. Gerçekçi olursak, zamanda yolculuk falan bilimsel olarak mümkün değil. Zaten Zaman Makinesi ışık hızıyla hareket ederse senin de dediğin gibi kütlesi 0 olur ve yok olur. En iyimser ihtimalle yeryüzüne inemez :) Ama senin de dediğin gibi bu sadece bir kurgu :) Çok teşekkür ederim Metin abi :)
İki orta şekerli köpüksüz, ılık kahveden sonra közde usul usul demlenmiş bol köpüklü yeni çekilmiş Mehmet Efendi kahveyi bulup keyifle yudumlamışsın Semih:) Eğer sıralamayı doğru hatırlıyorsam son üç bilim kurgu incelemenden çıkardığım sonuç bu:)) Aldığın keyif, incelemenin her satırına sirayet ediyor, oradan da bize geçiyor. Eğer iş bilim-kurgu kitap önerisine gelir de arayış içinde birine denk gelirsem gözüm kapalı göndereceğim ilk adres senin sayfan olur:) Kalemine, emeğine sağlık dostum... Sağlıcakla kal...
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
Kesinlikle dediğin gibi, son zamanlarda içtiğim en güzel kahveydi :) Daha birbirimizden çok şey alacağız bence. Doğru adresleri bilmek yeterli. En doğru adreslerden biri de sensin zaten... Güzel yorumun için teşekkür ederim :)
Çok güzel bir inceleme olmuş kesinlikle okuyacağım kitaplar arasına girdi bu kitap. Zamanda yolculuk herkes gibi benim de ilgimi çeken bir konu. Bu konu üzerine eşimle sürekli tartışırız fikirlerimizi paylaşırız.(Eşim de bilimle ilgili konulara çok meraklıdır) Metin bey bilimsel olarak açıklamış böyle bişeyin olmayacağını ama ben bu tür şeylerin imkansız olmadığını sadece filmlerde ve kitaplarda olmadığını düşünüyorum. İnsan denen varlığın aklına gelen her şeyin bir şekilde gerçekleşeceğine inanıyorum. Bundan yıllar önce; şu an farkında olmadan kullandığımız bilimsel olaylar, buluşlar da bulunmadan önce imkansız geliyordur insanlara. Tıpkı şu an imkansız gelen şeyler gibi. Yıllar sonra da şu an konuştuklarımızı yaşıyor olacak insanlar. Ben buna inanıyorum en azından. Ölümsüzlük mesela.. bir sağlık çalışanı olarak ölümsüzlüğün bulunmuş ama saklanıyor olduğuna inanıyorum. Çünkü bu insanlık için bir son demek...Bir gün ışınlanmayı ve zamanda yolculuğu da bulacak insanoğlu. Biz göremeyiz tabi o ayrı :) Ama belki ölümün bi enerji değişimi olduğunu düşünürsek görebilmemiz de mümkün olabilir. Leonardo da Vinci 500 yıl önce insan vücudundaki mezenter denen yapının ayrı bi organ olduğunu söylemiş ve kimse kabul etmemiş. Geçtiğimiz yıl mezenter bilim insanları tarafından ayrı bi organ olarak kabul edilip dünyaya duyurulmus. Düşünün bir zamanlar dünyanın döndüğü bile kabul edilmemiş. Bilim durmuyor hızla ilerliyor duran biziz...
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
Mezenter konusunda bilgim olmadığı için o konuya girmiyorum :) Ölümsüzlük ise, bir gün bulunabilir. Fakat önemli olanın ölümsüzlükle birlikte yaşlanmayı engelleyici buluşlar olduğunu düşünüyorum. Yaşlandıktan sonra ölümsüz olmak işkenceden başka bir şey olmasa gerek :)
Bu kitap için aradığım inceleme yazısı kesinlikle bu yazıydı.. O kadar güzel şeylere değinmişsiniz ki, okuduktan sonra kafamda dolanan düşüncelerin hepsine değinmişsiniz. Emeğinize elinize sağlık 😊🌼
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
Çok naziksiniz, teşekkür ederim...
bence eğer insanoğlu zamanda yolculuk yapabilseydi bunu yine kendi çıkarları için kullanırdı yani geçmişe de gitse geleceğe de gitse bir karışıklık çıkartırdı
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
Geçmişe gidip birçok tarihi yalanı ortaya çıkarma şansımız olabilirdi. Sanırım buna kimsenin itirazı olmazdı... Ama dediğiniz gibi, kesinlikle insanlık için çok faydalı bir iş olacağını ben de düşünmüyorum.
Reklam
İthaki yayınlarından Değiştirilmiş Karbon’u okumuştum. O da bilimkurgu romanıydı isminden tahmin edebileceğiniz gibi. Benim merak ettiğim çeviriyi nasıl bulduğun çünkü bahsettiğim kitabın çevirisi o kadar özensiz ve hata doluydu ki yemin ederim başıma ağrı giriyodu okurken sinirden. İthaki yayınları gözümden fena düştü
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
İthaki Yayınları’nın çokça eleştirdiğim bir özelliği var. Maalesef özensiz çeviri yapıyorlar. Sürüyle kelime hatası, harf hatası ve anlatım bozukluğu var çevirilerde. Birçok defa uyarılmalarına rağmen de bu şekilde kitap çıkarmaya devam ediyorlar. Bu konuda haklısınız.