Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım,
Dertlilere, yaralı gönüllere, çıkmazdakilere ilaç olacak bir kitap ile geldim..
Dervişin Teselli Koleksiyonu …
Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki hepimiz yaralıyız.. Büyük küçük, zengin fakir herkesin dertleri var.. Hiç geçmeyecek gibi gelen acılar, ve gerçekten belki de hiç geçmeyecek olan yara izlerimiz var hatırladıkça ilk günki gibi yüreğimizi sızlatan… Hayatın akışında olan rutin mücadelelerin yanında, bu ruhumuza işlemiş kederlerle yaşamaya çalıştıkça; günden güne kalbimizi, ruhumuzu kemiriyor, etimize batıyor bu acılarımız…
Psikologlar, antidepresanlar, yaşam koçları vs… hiçbiri kalıcı bir huzur vermiyor çoğu zaman ve işin sonunda tabiri caizse yine göğsümüzdeki öküz ile yaşamaya devam etmek zorunda kalıyoruz. Böylece mutsuz, depresif, iç huzuru yakalayamamış insanlar olarak sürüp gidiyor hayatımız…
Peki ne yapacağız?
Nasıl düzelecek başımıza gelen felaketler?
Nasıl iyileşecek kalbimizi tarumar eden, ruhumuzu parçalayan yaralarımız?
İşte incelemesini yaptığım bu kitapta bulacaksınız bütün bu soruların cevaplarını..
Bu kitap size şifa olacak, başınıza gelen musibetlere bambaşka bir gözle bakmayı öğreneceksiniz…
Kitabın tam adı Dervişin Teselli Koleksiyonu: Doğu’dan ve Batı’dan 99 Teselli…
Yani kitap 99 teselli bölümünden oluşuyor. Her bölümde başınıza gelen musibetlere, felaketlere bakış açınızı değiştirecek, hem yüreğe hem mantığa dokunan; dîni, felsefik ve psikolojik temelleri olan satırlar ve örneklerle yavaş yavaş damarlarınızdan girip kanınıza karışıyor yazılanlar..
Kitapta ilerledikçe yavaş yavaş ruhunuzda bir şeylerin değiştiğini hissediyorsunuz size eşlik eden gözyaşlarınızla…
“Keder evrenseldir, teselli de öyle.” diyor yazarımız…
Ve bunu kanıtlamak istercesine öyle bir kitap yazmış ki sadece evrensel demek az kalır.
Çünkü kitapta şunu çok net şekilde görüyorsunuz ki farklı inançlarda, farklı kültürlerde, birbirine tamamen zıt dünya görüşlerine sahip birçok filozofun, âlimin, yazarın ve Kuran’ı Kerim’in; acılara, musibetlere bakış açısı hep aynı minvalde ilerliyor…
Kitabın en çok hoşuma giden noktası da tam olarak bu oldu:
Her kesimden her görüşten insana hitap etmesi…
Çünkü yazarın amacı sadece kendi görüşündekileri değil, bütün insanları iyileştirecek, yaralarına merhem olacak, bakış açısını değiştirecek bir eser oluşturmak; ve bunu çok güzel başarmış bence…
Tabii Batı’dan gelen teselliler dolu dolu olsa da kitabın temelini Kuran’dan yani Allah’tan gelen teselliler oluşturuyor. Zaten kitapta “99” tesellinin olması kesinlikle tesadüf değil, Allah’ın Esma’larına atıfta bulunmuş yazarımız. Her bir Esma’nın insanlardaki, yeryüzündeki tecellilerini tam manasıyla idrak edebilirsek zaten birçok şeyin sebebini anlayabiliriz ve acılarımız kendiliğinden teselli bulur mesajı var satır aralarında..
Ve bunu hiç rahatsız etmeden çok nahif bir şekilde yapıyor yazarımız..
Sert, katı, riyakar “din adamları” nın bolca olduğu, inançlarımızın siyasete alet edildiği ve bunun sonucunda da insanların, özellikle de gençlerin dinden uzaklaştığı günümüzde, böylesine nahif bir şekilde, depresyon gibi çok yaygın bir hastalığa şifa olacak bu kitabı bu kadar yumuşak ve zarif bir dille, müthiş bir özenle oluşturduğu için yazarımızı tebrik ediyorum. Bu arada yazarımız din adamı değil, Felsefe öğretmeni.. Bu da kendisine takdirimi bir kat daha arttırdı.
Dedim ya hem Doğu hem Batı’dan büyük şahsiyetlerin görüşleri, fikirleri var kitapta diye.. Bu öyle bir renk katmış ki her kitapseverin çok hoşuna gider diye düşünüyorum. Hiç beklemediğiniz bir yerde çok sevdiğiniz bir yazara, alıntıya, şiire denk geliyorsunuz ve bu gülümsemenize sebep oluyor, kitap ile daha sıcak bir bağ kurmanızı sağlıyor, bende öyle oldu mesela. :))
Bir konuda bir şeyi örneklendirirken bir Ayet’ten örnek veriyor diyelim, hemen arkasından Friedrich Nietzsche ‘den aynı görüşte bir alıntı yapılmış.. İmam Gazali bir görüş bildiriyor, bir bakmışsınız Arthur Schopenhauer da ona katılıyor :)) Kuran ve Nietzsche, Gazali ve Schopenhauer ne alaka di mi? :))) Ama fark ediyorsunuz ki insan aynı insan, acılar ortak, duygular benzer… E şifa neden ortak bir görüşte olmasın ki?
Peki tam olarak ne oluyor kitabı bitirince?
Yaralarımız kapanıyor mu?
O an içinde bulunduğumuz sıkıntılar geçiyor mu gerçekten?
Hayır, geçmiyor!
Ama başımıza gelen musibetlere farklı bir gözle bakmayı öğretiyor..
Bakış açımızı değiştirtiyor.
Hayatın anlamını kavratıyor..
Dünyaya geliş amacımızı hatırlatıyor.
Burasının mutlu olma yeri olmadığını, dünyanın dert, keder yeri olduğunu; geçmişte, şimdi ve gelecekte sürekli çeşitli acılara muhatap olduğumuzu ve olacağımızı ve bunlara ancak bakış açımızı değiştirerek, farklı bir pencereden bakarak katlanabileceğimizi öğretiyor…
Ve tüm samimiyetimle söylüyorum ki ben şahsım adına hiç bu kadar maneviyatıma dokunan bir kitap okumamıştım. Tevekkül etmenin, Allah’a güvenmenin, elinizden geleni yaptıktan sonra işi kadere bırakmanın verdiği huzuru, lezzeti tattım.
İyiliğin hor görüldüğü, saflık addedildiği bir çağda, iyi insan kalmaya çalışmanın yüreğinizi incittiği oluyordur siz de eğer ince ve hassas bir insansanız.. Bir yerlerde her şeyi gören, kalplerimizdeki en ufak duygulardan haberdar olan; kalbimizi kıranları şikayet edebileceğimiz, gücümüzün yetmediği yerde hesabını sormasını isteyebileceğimiz; sonsuz adaletli, kudretli ve merhametli bir Zât’ın olduğunu hatırlamak çok iyi geldi. Kendimi O’na teslim etmek, yaptığım en küçük bir şeyin bile karşılığının olacak olmasını, bu dünyanın faniliğini hatırlayıp, bu dertlerin geçiciliğini tam manasıyla idrak ettim. Sonsuz bir alemde sonsuz bir huzur için şu dünyanın geçmeyecek gibi gelen kederlerine ortalama 70-80 yıl katlanmanın, Allah’ın emir ve yasaklarına uymaya çalışmanın çok da zor bir sınav olmadığını anladım…
Kısacası yukarıda da belirttiğim gibi bakış açımı çok değiştirdi…
Huzur buldum diyebilirim.
Keşke daha önce okusaydım deyip durdum ama kitabın da etkisiyle demek ki şu an okumam daha hayırlıymış diye de düşündüm bir yandan. :))
Antidepresan deniyordu bu kitap için, gerçekten de öyleymiş…
Kitap “çıkmazdakilere” diye başlıyor…
“…Bizden hüznü gideren Allah’a hamdolsun…” (Fatır Suresi, 34. Ayet)
diye bitiyor…
Ben de böyle bir şifa kaynağını muazzam bir emek ile hazırlayıp bize ulaştırdığı için Mecit Bey’e tüm kalbimle teşekkürlerimi sunuyorum…
Unutmayın!
“Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir.”
Bakara, 153.
Tevekkül ve tefekkür ile kalın kitap dostlarım..
Huzur ve sevgi ile…