Gönderi

7/10
·84 syf.··
2018 14. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2018 00:00
Bulgakov'un Usta ile Margarita'sının çizgi roman uyarlamasını saymazsam okuduğum ikinci kitabı Şeytani. Roman sayılmaz, biraz uzunca bir öykü bu. Genç Bir Doktorun anılarında "Bu kitap için Bulgakov'un yazım tarzını yansıtmadığı söyleniyor" demiştim. Bu hikaye tam olarak Bulgakov gibi geldi bana. Kitap Aziz Nesin hikayeleri tarzında başlıyor. Klasik bir bürokrasi eleştirisi okuduğunuzu sanıyorsunuz. Daha sonra, 2-3'üncü bölümlerde olay Kafkalaşıyor. Başka bir incelemede bahsedildiği gibi kendinizi Dava'nın içinde buluyorsunuz adeta. Anlamsız koridorlarda anlamsız insanlarla anlamsızlaşıyorsunuz gitgide. Sonra olaylar gelişiyor ve kitap bitiyor demek isterdim ama olaylar gitgide daha çok Kafkaesk (iyi ki zamanında icat edilmemiş bu kelime, her şeyin yerine kullanabiliyoruz) bir hal alıyor. Sanki bir rüyanın içine giriyoruz. Oldukça hareketli bir kitap, Korotkov gibi siz de duramıyorsunuz yerinizde. Ben saçmayı seven birisi olarak yedinci bölümden sonra koptum biraz olaydan. Sanki Bulgakov bakalım nereye kadar dayanabilecekmişiz gibi yazmış bu hikayeyi. Her bölüm daha da saçmalaşıyor. Sonlara baştaki mülayim Korotkov'un bile çıldırdığını fark edemiyorsunuz, çünkü kimin Kobolkov, kimin Kalotski, kimin Korotkov olduğunu çoktan kaybetmişsiniz. Bitince çılgın bir rüyadan uyanmış gibi rahatlıyorsunuz sanki. Kitap genel olarak sistem eleştirisi ama o dönem Rusyası için yazılan, bizim anlayamadığımız epey gönderme olduğunu da düşünüyorum. Bir kaç tanesini çevirmen dipnotlarla bize ulaştırmaya çalışmış. Çeviri için kötü diyemem, elinden geleni yapmış ama bu kadar kısa bir kitapta, bu kadar yoğunlukta atladığı bir şeyler vardır gibi geliyor bana. Kitabı tekrar okusam bile yeni bir aydınlanma yaşar mıyım bilmiyorum. Sonuçta farklı bir deneyim yaşama, Usta ile Margarita için hazırlık kapsamında ve Bulgakov'u tanımak için okunabilecek bir kitap. Teşekkürler.
Siyaset
ŞeytaniMihail Bulgakov · Encore Yayınları · 20141,574 okunma
··
1 +1'leme
·
919 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Okurken benim de aklım sürekli Kafka'nın Dava'sına gitti. Hele sonlara doğru dediğiniz gibi kitap iyice sınırları zorlamaya başladı ama eğlenmediğimi söylesem yalan olur. Güzel bir inceleme olmuş kaleminize sağlık.
Katip Bartleby adlı kitabı hatırlattı incelemeniz. Pasif direnişe en iyi örnek olarak ünlense de o da okuyanın ne kadar sabredeceğini ölçen bir kitaptı. Çok haşin duygular hissetmiştim, hem acımış hem de kovalamak istemiştim. Sanırım terazinin bir kefesine onu bir kefesine bu kitabı koysak ikisi de birbirini ağartmaz. Bu deyimi epeydir kullanmamıştım. İkisi de aynı ağırlıkta anlamında. Güzel bir incelemeydi. Kaleminize sağlık.
Erhan Özdemir
Gönderi Sahibi
Okumadım ama incelemelerden biliyorum Katip Bartleby'ı. Sinir olmak konusunda haklı olabilirsiniz ama bu kitapta biraz da zevk aldım sinir olmaktan ben:) Çok teşekkürler yorumunuz için.
bir kitapçıya uğradığımda bulaşacağım şu adama sayenizde...
Erhan Özdemir
Gönderi Sahibi
Tabi, bakmak lazım bir. Ben şu çok kitaplı linkten indirmiştim e-kitabını, sitede paylaşılan. Oldukça kısa zaten. Kafa yormazsanız hemen bitiyor.