Yüksek sayfalı kitapların çoğu klasik kitaplardır, hani 100 - 150 yılı vardır en az. O zamanlar okuyucunun görsel bilgisi çok yüksek olmadığından; yazar her şeyi betimleme gereği duyardı, artık öyle bir seye ihtiyaç yok,okur zaten her görüntüyü biliyor. Burada büyülü gerçekciliği ayrı tutuyorum, onda okurun bilmediği görüntüler mevcuttur.
Okur her duyguyu da alabiliyor artık, duygularını biliyor. Betimlemeye gerek yok eskisi gibi. Yazar bir cümle kuruyor klasik edebiyatın 10 sayfasına bedel.
Çağdaş edebiyatta da çok yüksek sayfalı eserler yok zaten, 500 sayfalık eser bile çok yüksek. Çağdaş edebiyatı okuyan okur da kurguya, açık anlatıma doygun oluyor. Bir yazar bu çağda doygun okura keyif aldırmak istiyorsa kapalı anlatıma başvurmak zorunda. Okurun uğraşsın da uğraşırken keyif alsın diye. Simgesel anlatacak, çok manaya gelecek, okur düşünecek etkilenecek.