Gönderi

Buyur… Çek Bir Sandalye
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2025 00:00
Schopenhauer’in o meşhur cümlesiyle başlamak istiyorum: “Ben kalabalıklar için yazmadım...” Çünkü bu kitap da kalabalıkları değil, kendine kalmışları anlatıyor. Bir yanda grup terapisi romanı, diğer yanda Schopenhauer’in psikolojik yaşamı… Gerçek hayatla iç içe geçen, katman katman açılan bir anlatı. Felsefi altyapısı güçlü ama dili sade, düşündüren ama zorlamayan, etkileyici bir metin. Maddi kaygılardan azade olması, Schopenhauer’e fikirlerinde sansürsüz bir alan açtı. Geçim derdi olmadan düşünen biri, gerçekleri saklamaz. O da cesurca yazdı. “İlişkiler, bizi tutsak mı eder, hayatta mı tutar?” Kitap bu ikilemi merkeze alıyor. “Her şey kolay olsaydı, biz yine de kendimize zor yollar yaratır mıydık?” sorusuyla zihnimde uzun süre kaldım. Çünkü acıdan kaçmak insanı yaşatmaz; bazen oyalayan şey, çabanın kendisi olur. Tatmin çoğu zaman sonun habercisidir. Sıkıntıysa hâlâ canlı olduğumuzun… Peki neden Schopenhauer bu kadar önemli? Tolstoy ona “insanlar arasında eşi olmayan bir dahi” diyordu. Richard Wagner için “Cennetten gönderilen bir armağandı.” Nietzsche, Leipzig'de bir sahafın tozlu raflarında denk geldiği o eski kitapla birlikte Schopenhauer’in zihnine kapı araladıktan sonra şöyle dedi: “Hayatım bir daha asla aynı olmadı.” Schopenhauer yalnızca bir filozof değil, Freud’dan Beckett’a uzanan bir düşünce zincirinin ilk halkasıydı. Bazı kitaplar vardır, kapağını kapatsanız bile içinizde konuşmaya devam eder. Bugünü Yaşama Arzusu tam da öyle bir kitap. Sessiz ama yankısı olanlardan. Kitapta yer alan büyük düşünürlerin kırılma anları, terapi karakterlerinin iç dünyalarıyla birleşince ortaya güçlü bir aynalama çıkıyor. Cümlelerin arasına gizlenen sorular bir süre sonra senin sorularına dönüşüyor. “İnsanlar hayatlarının sonunda geriye döndüklerinde, aslında hayat dedikleri şeyin geçip gittikleri anlar olduğunu fark ederler.” (s.114) Bu satırlar uzun süre içimde kaldı. Kaç kere erteledik hayatı? Kaç kere “henüz değil” dedik en gerçek duygularımıza? “Gençken içinde bulunduğum anın, daha iyi şeylerin başlangıcı olduğunu sanıyordum. Ve sonra yıllar geçti, birden kendimi bunların tersini yaparken buldum: nostalji içinde yüzüyordum.” Biz hep geleceğe yatırım yaptık. O gelmeyince geçmişe tutunduk. Oysa ne gelecek vardı elimizde ne geçmiş… Sadece “şimdi” vardı. Ve biz o anda hiç olamadık. Kitap cevaplar vermiyor, alan açıyor. Yazar, “İyileşmek istiyorsan önce duymalısın” der gibi. Ve o sessizlikte belki de ilk kez kendini işitiyorsun. Tıpkı terapi odasında olduğu gibi. “Aynı kişi hem tutunduğumuz, hem uzaklaşmak istediğimizdir.” İnsanın çelişkisi burada başlıyor zaten. Kitap, bu çelişkiyle yüzleşmeye izin veriyor. Hatta bazen zorluyor. Schopenhauer’in annesi Johanna’nın aşk romanları kitapta yalnızca bir dipnot değil. Kadın karakterlerin çoğu istemedikleri evliliklere sürüklenen ama anne olmayı reddeden, aşkı özlemeye devam eden kişiler. Ve insan istemeden düşünüyor: “Acaba bu romanlar Johanna’nın kendi hayatı mıydı?” Ve sonra hüzünle fark ediyorsun: Türkçeye çevrilmemiş o kitaplara ulaşamayacağız. Kitabı okurken bir noktada şunu düşündüm: Eğer bir terapi grubunun içinde olsaydım, her şeyi açıkça anlatabilir miydim? Sanmıyorum. Ama bu kitap, karakterler üzerinden kendi sırlarınla yüzleşmene alan açıyor. Kitap biterken, yazarın sessizce ama çok derin bir mesaj bıraktığını fark ettim. Terapist ve yedi danışan… toplam sekiz kişi. Ama odada dokuz sandalye vardı. Sonunda anladım: O boş sandalye, tesadüf değildi. Birisine miras bırakılmıştı. Kime mi? Belki de hikâyeyi dışarıdan izleyen ama içten içe aynadaki yansımayı fark eden, kendi sesiyle yüzleşmeye hazır olana. Yani sana. Buyur… çek bir sandalye. Sıra sende. Ben kitapların terapi gücüne inanıyorum. Nasıl ki her ilaç her bünyeye iyi gelmezse, her kitap da herkese iyi gelmeyebilir. Ama bazı kitaplar vardır ki, ihtiyacın olan zamanla kesişir. Ve evet… “İnsanoğlu benden hiç unutmayacağı birkaç şey öğrendi.” – Schopenhauer (s.430)
Bugünü Yaşama ArzusuIrvin D. Yalom · Kabalcı Yayınevi · 20054,838 okunma
··
13 +1'leme
·
9,9bin Gösterim
13 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Okurken büyülendim, kəndini içinə çəkən və oxumağı və düşünməyi buraxmağa icazə verməyən bir yazı yazmısız. Qələminiz və zehniniz çox güclüdür. Teşekkür edirəm və gedirəm kitabı oxumağa : )
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Ne güzel sözler bunlar… 😊 Okurken hissettirdiklerimi böyle derinden hissetmeniz beni gerçekten mutlu etti. Güzel dileğiniz ve nezaketiniz için çok teşekkür ederim.🙏 Kitabı okuduktan sonra sizin düşüncelerinizi de duymak isterim mutlaka. Keyifli okumalar diliyorum 📚🌿
Çok etkileyici bir inceleme yazısı olmuş, beni bu kitapla tanıştırdığınız için teşekkür ederim ✨. Çok yakında okumak istediklerim arasına eklendi ☺️.
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Böylesine içten bir geri dönüş almak beni gerçekten çok mutlu etti😊. Irvin Yalom’u sizin okuma yolculuğunuza küçük de olsa bir vesileyle katabilmişsem ne güzel… Onun kitapları insana hem kendini hem de başkalarını yeniden düşündürüyor. Evet, ben de ara ara fark ediyorum; devamlı Yalom’un farklı kitaplarını okuyorsunuz, gerçekten çok güzel. Ben de bir sonraki kitabımda Günübirlik Hayatlar’ı okuyacağım. Güzel sözleriniz için ben teşekkür ederim 😊🙏
Harika bir inceleme olmuş , bayıldım. Ve kitabı merak ettim. Yazarın (Nietzsche Ağladığında) kitabını çok severek okumuştum. Terapi tadında bir kitaptı . İrvin Yalom’un diğer kitaplarını da merak ediyorum. Bu inceleme merakı daha çok arttırdı diyebilirim. Kaleminize sağlık 👏🏻
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim, beğenmenize gerçekten sevindim.😊 Nietzsche Ağladığında benim için de çok özel bir kitaptı, etkisi hâlâ sürüyor diyebilirim. Buradaki birçok okura tavsiye ettim ve hepsinden çok güzel dönüşler aldım. Bu kitap da aynı şekilde terapi tadında, derin ve düşündürücü bir yolculuk sunuyor. Ben Yalom’u okumayı gerçekten çok seviyorum, sırada Spinoza Problemi kitabı var; çok ara vermeden ona geçeceğim. Siz de bence bu kitaba fazla ara vermeden bir göz atın—pişman olmazsınız!
Ne güzel yazmışsınız, tebrik ederim. Sanırım bir sonraki kitabım bu kitap olacak 🌼
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim, beğenmenize sevindim. Umarım sizde de güzel bir iz bırakır! 😊📖