Gönderi

Geçmişiyle barışmak isteyenlere! /721. İnceleme.
9/10
·544 syf.··
2025 82. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2025 10:09
Heey! Eğer bu yazıyı okuyorsan ve geçmişte unutamadığın bir yanlışın, hatan, günahın, pişmanlığın varsa doğru yerdesin! Paylaşmayınca geçmiyor bazı şeyler! Bize büyük görünen günahlar belki de zihnimizde adım adım büyüttüğümüz yükler. Tıpkı Dan'ın yaptığı, bir ömür sırtında taşıdığı, haykırıp rahatladığı o yük gibi! Sırtınızdaki yükten kurtulma vakti gelmedi mi? Bir ömür bir yükü taşıyıp durmak için fazla kısa değil mi? "... güzel bir hayatı vardı. Kaybolan yıllarından sonra hak ettiğine inandığı bir hayat." "Kitaplara bakarken bile yoruluyorum. Raflarda ve çalışma odasında binlerce kitap var." Hiç bir kitabı bitirdiğinizde, "ee şimdi ne olacak," diye düşündüğünüz oluyor mu? Kitap bitti, ama kahramanın hikayesi devam ediyor zihninizde... Bir kahramanın "sonrasını" merak ettiğiniz? Küçük Prens büyüyünce nasıl biri oldu, diye düşünüp Zeze'yi zihninizde adım adım büyüttüğünüz... Yaşlanınca nasıl biri oldu acaba? Peki ya Martin Eden'dan sonra hayat? İşte tam burada devreye giriyor Stephen King, Çocukluğunu bildiğimiz bir kahramanın, ondan sonrası... "Tanrım, eski yaralar hiç kabuk bağlanmayacak mı?" Medyum Overlook otelinin esrarengiz hikâyesi, Umudunu yitirmiş bir ailenin umuda tutunma yolculuğu... Yeni bir başlangıç mümkün müdür? Öyle olsa, "Ancak yeni doğan bir bebek baştan başlayabilir. Sen, ben... biz artık geçmiş zamanız," der miydi John Steinbeck, Kışın kimsenin olmadığı, Kuşun uçmadığı, kervanın geçmediği bir otel Overlook instagram.com/reel/CcHDSvQDqy... Ve o otelin psişik güçlere sahip özel çocuğu Dan... İşte o çocuk büyüdü, "Doktor Uyku" oldu. Geçmişte yapılamayan başlangıçları, "yeniden deneme" vakti. Tüm yanlışlara rağmen! "Hayat daha kötüye gi­demez diye düşünüyordu ama... bilirsiniz ki, gidebilir ve gitti." Nereye gidersen git kendini de beraberinde götürürsün. Nereye gidersen git Overlook da seninle gelecek. Tıpkı acıların, üzüntülerin, yaşanmışlıkların geldiği gibi. "Bir yeri gerçekten terk etmeyen, yeni bir yola çıkamaz," der Beyhan Budak, gitmekle gitmiş olmazsın bazen, büyüyünce geçmez. Geçti sanırsın, daha da büyüyüp çıkar karşına, tıpkı Gerçek Kardeşlik gibi! "Kendilerine Gerçek Kardeşlik diyorlar. Çoğu yaşlı. Tıpkı vampirler gibiler. Benim gibi ve muhtemelen senin ço­cukken olduğun gibi çocuklar arıyorlar. Kanımızı içmek yerine, bizim gibi özel çocuklar öldüğünde oluşan buharı soluyarak yaşıyorlar." Dan bu hikayede yalnız değil, tıpkı onun gibi, belki ondan daha güçlü güçleri olan Abra ile... İyiyle kötünün hikayesi bu, "kötü olmak zorunda bırakılmışların..." Gollum'un bir keresinde Frodo Baggins'e dediği gibi: Görünüs aldatıcıdır, kiymetlimis. Görünüs çok aldatıcıdır. Okuduğum bir kitapta, daha önce okuduğum başka kitaplara gelince tarifsiz bir mutluluk yaşıyorum, demek ki yazar da benimle aynı kitapları okumuş, farklı zamanlarda da olsa aynı cümlelere dokunmuşuz... Ne tatlı, ne farklı bir his. Yalnızca Yüzüklerin Efendisi (Tek Cilt) mi? "Nereye gidiyoruz?" "Hogwarts'a, Uluslararası Quidditch Turnuvası'nı izlemeye." Harry Potter, öyle özledim ki... Shakespeare, seni unutmak ne mümkün... "Kanatırsan kanamaz mıyız? Gıdıklarsan gülmez miyiz?" Alacakaranlık, Açlık Oyunları ve daha niceleri... Kitapdaş gibi hissedeceksiniz Stephen King'le. Kendini nitelikli okur sananların küçümsediği nice kitapta buluşmuşsunuz... youtube.com/shorts/2BVWet9M... "Geriye sadece insan şeklinde bir acı kalmıştı." Tıpkı Nazan Bekiroğlu'nun bir cümlesi gibi, "Ağzımda kahvenin acı tadı, saygısızca ve bilgisizce kararttığım yazgı. Bir gün çekerim, diye sakladığım acı." İşte o acıyı çekiyorum Stephen King romanları okuduğumda. En kazandığımı sandığım anda, Antonius misali Zafer Takı'nın altında kaybettiğimi fark ediyorum. Büyük acılardan sonra kazanmak kaybetmek belki de. Yolda o kadar çok şey yitiyor ki... Yitirdiklerim içinde en çok çocukluğumu özlüyorum. Ondan sonra hiçbir şey olması gerektiği gibi olmadı zaten. Bir Dan değildik ama bizim de içimizdeki ışıltıyı söndürdüler. "Bir Sezar değildim ama beni de yıktılar." Bir hastane odasında, kafam pek de yerinde değilken yazıyorum bu satırları. Anlam kopuklukları, tutarsız geçişler varsa affola. Gerçi hiçbir zaman anlam bütünlüğü kurabilen bir zihne sahip olmadım. Belki de "normali" böyledir. Çay içelim mi? Ayşe Kulin misali: "Çay normal hastaların vizitesi..."
Doktor UykuStephen King · Altın Kitaplar · 20132,171 okunma
··
1 +1'leme
·
3.160 Gösterim
9 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Eseri daha iyi anlamak, anlamlandırmak adına önce Medyum'un okunması daha sağlıklı olacaktır. İkisi arasında öncelik, sonralık ilişkisi var.
Benim de geçmişte yaptığım hatalar var. Belki de bu yüzden çay içiyoruzdur, pişmanlıklarımızı bir anlığına da olsa unutmak için… ☕️
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Anlık da olsa iyi geliyor.
Bir kahramanın "sonrasını" merak ettiğiniz? geçmişle barışmak için insanın içinde bir merak duygusu da olmalı değil mi? Geçmişte olan oldu ama sonrasını merak etmiyor musun?'Anlam dinleyene aittir' diyerek incelemenizden kendi payıma düşeni aldım sanırım. Emeğinize sağlık! Ayrıca geçmiş olsun.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Katkınız için teşekkür ediyorum 😊
'Paylaşmayınca geçmiyor bazı şeyler!' O kadar doğru ki... Zihnimizde adım adım büyüttüğümüz o yüklerin altında eziliyoruz paylaşmadıkça. Hayat bir yükü taşıyıp durmak için çok çok kısa ve o kaybolan yıllardan sonra gelen hakkettiğimiz güzel hayat yükümüzü bıraktıktan sonra geliyor bize. Ve ve ve... En can alıcı nokta... "Yitirdiklerim içinde en çok çocukluğumu özlüyorum." Niye bu kadar uzattım bilmem... İnceleme çok etkiledi beni. Hasta halinle de böyle güzel yazmazsın bee... Neyse... Ben çay koymaya gidiyorum, ister misin?
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Açık olsun...