İlk okuduğum ve biraz şüphe ile yaklaştığım kısa bir Yaşar Kemal hikayesi. Açıkçası Stephen King, Agatha Christie, Simon Kernick gibi yazarlar okuyan birisi olarak uzun uzun betimlemeler hem sıktı hem hoşuma gitti. Yukarıdaki yazarların az buz olan betimlemelerini de hızla okurken bu kitapta bir hayli betimleme vardı ve bu alışık olmadığım bir şey. Yine de dönemin atmosferi, o eski İstanbul'un görüntüsü gözlerimin önüne geldi. İzlenmesi yani okuması çok nefis.
Kitabın konusuna gelirsek kimsesiz ve yoksul bir grup çocuğun İstanbul'un az kalan yeşillik bölgelerinden biri olan Florya'da çeşit çeşit kuşlar yakalayıp cami/kilise/sinagog önlerinde "azat buzat bizi cennet kapısında gözet" diyerek birkaç lira karşılığında onları özgür bırakırlar. Biraz cani ve hayvanlara işkence gibi gelse de çocukların "suça sürüklenmek" yerine birkaç lira için dinlenmek/hırsızlık yerine emek vermeleri, çabalamaları güzel bir şey. Tabii giderek kimse azat buzat yapmamaya başlıyor, çocukların da umutları da gittikçe kırılıyor. En sonunda da kuşları yiyorlar. Okunmasını tavsiye ederim
Kuşlar da GittiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202218bin okunma