Gönderi

13. Dairede Bitmeyen Çile
8/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2025 134. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2025 23:15
Bu kitabı okumaya başladıktan sonra dert sahibi oldum. Koskoca 400 küsür sayfa boyunca karakterler bir kere bile mi mutlu bir an yaşamaz, bir romanın her anı mı dram dolu olur, okuyucuya zehir zıkkım eder hayatı. Resmen içim şişti, ruhum daraldı, umudum öldü. Pek iyi değilim anlayacağınız. Aslında ben incelemelerimi kitap biter bitmez duygularım ve düşüncelerim henüz daha tazeyken yapmayı tercih ederdim ama bu kez öyle yapmadım ve akşam dişimi sıkıp sabahı bekledim. Neden mi? Çünkü direkt bir inceleme yazmaya girişmiş olsaydım bu satırlar küfürden geçilmeyecekti. O kadar doluyum ki, hele de Ölüm olacak o manyak karaktere, şu an ağzımı açıp gözlerimi yumasım, tüm kinimi kusasım var. Ama yapmayacağım ya da en azından yapmamaya çalışacağım, buradan sonrasında da eğer ki argo bir kelimeye denk gelirseniz de kitabın mahvettiği güzelim psikolojimin hatırına görmezden gelmenizi rica ediyorum. Zaten ilk kitabı okuyanlar hikayenin konseptini biliyor ama yine de bir tekrar hatırlatalım. Asıl adı Kıyı olan fakat şu sıralar maske takıp kendine Ölüm diyerek gölgelerde saklanan, DeepWeb'i ele geçirmiş hem zeki hem zengin hem de deli bir kötümüz var. Bu Ölüm, kendi gibi delirmiş annesinin intiharı yüzünden 6 erkek, 1 kızı yani 7 kişiyi suçluyor ve onları çeşitli şekillerde kandırarak çektiği bir binaya hapsediyor. Amacı ise tutsaklarından intikam almak ve içi soğuyana kadar da hayatlarının içine s*çmak. Ve hepsinden nefret etse bile Afra'yı kişisel olarak önceden tanıyor gerçi bizim kız hafızasını kaybettiği için onu unutmuş, aman ne yazık, neyse yani Ölüm'le onun arasındaki mevzu annesinin cinayetinin de ötesine geçmiş durumda anlayacağınız. En sonda ise Afra'ya Sarp ve eski sevgilisi arasında bir seçim yaptırmış ve bunun sonucunda da Beyza kurşuna dizilerek öbür tarafı boylamıştı böylelikle de ilk kill'ini almış oldu işte Ölüm. (Kendi takımından öldürdüğü adamını saymazsak eğer) Bu olayın ardından da 13 numaralı dairede her şey iyice gerginleşti ve kahramanlarımız tüm bunların bir oyun olmadığını zor yoldan anladı. Gerçi bundan sonra işler iyice çirkinleşiyor ve verilen görevleri düşününce keşke devam etmeseydim seriye diyorum ama bu kez de öyle bir yerde bitti ki her şey şu an son kitaba nereden ulaşıp da okuyabilirim onun derdindeyim . (Bana PDF konusunda yardımcı olmak isteyenlere kapım herzaman açıktır) Bilemiyorum yani hikaye moralimi alt üst edip, dünyanın en dertli insanı benmişim gibi hissetmeme neden olsada bir taraftan da hala devam etmek istiyorum sanırım mazoşistim emin olamadım şimdi. Kitabın ilk birkaç sayfasında Ölüm'ün büründüğü manyak kimliğin aksine bazı matrak diyalogları oldu ama sonra sanki bunun intikamını alırmışçasına kötülük üstüne kötülük yaptı tutsaklarına ki verdiği görevler yüzünden Allah onun belasını versin diyorum da başka bir şey diyemiyorum. Ben o kısımları okurken bizimkiler nasıl yapacak, nasıl edecek diye kendimi yedim durdum burda beyefendi ise hala oturduğu yerden emirler yağdırmaya, kafasına göre oraya buraya kurşun sıkmaya devam etti. Çıldırıcam. Zaten onun dalavereleri yüzünden kahramanlarımızın arasında bir kavga çıktı ki hiç sormayın, ortalık cehnneme döndü, herkes yaralandı. Hatta neredeyse birisinin ölüsü çıkacaktı en sonunda. Of. Ondan sonra olanlar ise daha beter. Bu arada Oyunbaz 'da işte Ölüm bizimkilerle derdinin ne olduğunu biraz göstermişti güya, yani en azından 7 kişiden birkaçının çok geçerli olmasa da neden orada tutulduğunu az buçuk öğrenmiştik ama bu bakımdan Düzenbaz 'da yeni hiçbir gelişme yaşanmadı. Bu konuda biraz mutsuzum yalan yok. Ne kalan kişiler için bahanesini öğrenebildik ne de önceden anlattıkları için bize sağlam başka kanıtlar sundu. Kısacası bu sefer sadece şimdiyi ve flashback sahneleri ile Afra ve Kıyı'nın geçmişini okuyabildik. Yine de söylemem gerekiyor ki her zaman dilimi dram ve acı doluydu. Dünyadan ve insanlardan nefret ediyorum artık bu kitap sayesinde. Yazar bize bu hayatın çirkinliklerini çok güzel sunmuş, öyle ki yanıma aldığım çivili bir sopayla evine gidip karşısına oturmak ve kendisi ile bozduğu psikolojim hakkında güzel güzel konuşmak istiyorum, keşke adresini bilseydim... Neyse hikaye insanı hem bunaltıyor hem de akıp gidiyor, bunu da okuyucunun sürekli diken üstünde bırakılıp daimi bir merak hissinin içine hapsedilnesine bağlıyorum. Fakat insanın asabını aşırı derecede bozduğu da bir gerçek, yani kitabı okurken bol bol küfretme ihtimaliniz var. Olaylar hakkında ayrıntıya girmeyeceğim çünkü bu çileyi kendiniz çekmeniz daha etkili olur . Ölüm'ün hareketlerini hiç tasvip etmediğimi belirtmeliyim ama yani geçmişinde ne yaşamış olursa olsun hiçbir şey şimdi yaptıklarını haklı çıkaramaz, biraz acıdım kendisine fakat bu onun tarafında olmam için yeterli değildi ne yazık ki. Yine de gelişmeleri merak ediyorum malum en son finalde biri intihara kalkıştı bakalım neler olacak . Yani bu kadardı diyelim. Psikolojik açıdan insanı yoran bir içeriği var, gerçi belki benim hassas olduğum bir ruh haline denk geldiği için de öyle düşünmüş olabilirim, kesin bir fikir sahibi olmak istiyorsanız lütfen kendiniz okuyun. Böyle manyak şeyleri seviyorsanız iyi bir seçenek Düzenbaz , bol dramlı bir hikayesi var ve dünyanın ne kadar b*ktan olduğuna dair inancınızı pekiştireceğini garanti ediyorum. O zaman görüşmek üzere, umarım son kitabını bir şekilde bulup okuyabilirim dediğim gibi bayağı heyecanlı bir yerde bitti, popom yer tutmuyor sayesinde hatta odağımı toplayıp zor yazdım bu incelemeyi dünden bugüne etkisi hiç azalmamış.
1000Kitap
DüzenbazIşıl Limae · Martı Yayınları · 2025580 okunma
··
887 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Firefly
Gönderi Sahibi
* Serinin ilk kitabı olan Oyunbaz 'ın incelemesi → #279549945 * Serinin üçüncü kitabı olan Cambaz 'ın incelemesi → #288306220
Killing Stalking #1 geldi basini okudugumda...
Firefly
Gönderi Sahibi
@shinnn ne olduğunu biliyorum merak etme ama birkaç sebepten okumadım