7/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2025 119. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2025 16:45
Sovyet Rusya ve Komünizm okumaları için pandemiden bu yana çok iyi bir arşiv edindim. Yüzlerce kitap var elimde, farklı tarihçiler ve farklı bakış açılarıyla yazılmış. Sosyalizm ütopyası neden gerçekleşmedi bunun üzerine uzun zamandır düşünüyorum. Lise yıllarım, üniversitedeki öğrencilik dönemlerim devrimcilerin destansı hayat hikayelerini okuyarak geçti. O zamanki solculuğumuz herkes gibi romantikti. Yıllar için ekonomi eğitimi aldım, sonrasında hukuk ve siyaset eğitimi eklendi. Sosyoloji ve felsefeyle de harmanlanınca gözümde büyüttüğüm ya da hain olarak gördüğüm insanlara bakışım değişmeye başladı. Biyografi, savaşlar tarihi, ülkeler tarihi bunların hepsini beraber okuyarak yaşanan olayların, devrimlerin ve savaşların perde arkasını daha iyi öğrenebiliriz. Rus devriminde en az ilgimi çeken karakterdi Stalin. Genelde hepimiz Lenin'in ve Troçki'nin kitaplarını okuyarak onların entelektüel zekasına hayranlık duyuyorduk. Ama realitede baktığımızda Sovyet Rusya'yı gerçek manada yöneten ve büyük atılımları yapan kişi Stalin olmuştur. Sovyet sanayisini makine gibi işler hale getiren, kolhoz ve sovhozlara da verimlilik kazandıran, II. Dünya Savaşı'nın seyrini değiştirip Alman Panzerine dur diyen, sporda, sanatta, mühendislikte dünyaya yön veren Sovyet ekolü Stalin'in inatçılığı ve sabrı sayesinden ortaya çıktı. Evet bunların yanında mahkemeler kurup rakiplerini kurşuna dizdirmesi, şüpheli siyasi suikastler, Sibirya'daki sürgünler, fabrikalarda, tarlalarda ve cephelerde ölen milyonlarca insan... Hiçbir devrim kansız ve ölümsüz başarıya ulaşmıyor. Stalin'in başarılı olmak için harcayacak çok fazla insanı vardı. Ve bu insanları harcamaktan hiç çekinmedi. Kemal Okuyan, Stalin'i anlamaya çalışırken romantik davranmıyor. Günümüz demokrasi anlayışıyla da geçmişe bakmıyor. Doğru da yapıyor bence. Yıllar içinde yakın tarihte yaşanan tüm savaşları ve imparatorlukların tarihini okuduğumuzda Stalin Rusya'sından daha beter ve acımasız olanları görebiliyoruz. Lakin tarih kitaplarını yazanlar Batılı demokrasileri kuran galipler olunca kendi zulümlerini anlatmazlar oluyorlar. Bu yüzden Stalin kadar Churchill de, Roosvelt de ve onların halefleri de sorumlular insanlığa karşı. Stalin'in en büyük suçu ülkesini demokrasiyle yönetmemesiydi. Çünkü diğer liderler işledikleri tüm suçları demokrasi adına işledikleri için mazur görülebiliyorlardı. Ben esasen Troçki'ye hayranım. Ama onun düşüncelerine, karizmatik liderliğine ve yazılarına. Lenin daha uzun yaşasaydı da muhtemelen Komünist Parti içinde çekişme yaşanırdı. Paralel bir evrende Troçki, Lenin, Buharin, Kamanev ve diğer kurucu liderler tek parti çatısı altında çalışabilseydi acaba Rus Devrimi'nin seyri nasıl olurdu merak etmiyor değilim. Gerçi Fransız devrimi de çok erken dağıldı, Türk devrimi de keza öyle. Her devrim mutlaka önce kendi evlatlarını yiyor. Stalin'i anlamak için Stephen Kotkin'in meşhur iki ciltlik biyografisi de okuyacağım. Yine Simon Montefiore'nin iki ciltlik biyografisi de okunmalı. Son olarak hem Rus devrimini hem de Lenin, Troçki ve Stalin'e farklı açıdan bakmak için Isaac Deutscher de kesinlikle okunmalı. İşte o zaman Kemal Okuyan'ın dediklerini daha iyi anlayabiliriz.
Araştırma-İnceleme
Stalin'i AnlamakKemal Okuyan · Yazılama Yayınları · 2023143 okunma
·
157 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.