Res nolunt diu male anministrari
Kitap bu cümle ile başlıyor ve okuyacaklarınızın önceden size sezdiren bir havari gibi bu söz…Şu demek: “Uzun süre kötü yönetilmeyi her şey reddeder. “
Kitabın adı Ahlak lakin bu kitabın adı çok rahatlıkla “Ahlakın Tarihçesi” ya da “Ahlakın Soy Kütüğü” olabilirmiş…Zira ahlakı anlatmaya çok çok eskilerden başlıyor; ta ilk insanlardan…Ahlak insani bir olgu ve insanın tarihini bilmeden ahlakın tarihini de tam olarak anlayamayız önermesinden yola çıkarak derin bir giriş yapıyor kitaba.
Kitap birçok açıdan Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens ’e benzemekte. Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens ’deki antropolojik yaklaşım Ahlak kitabında da mevcut. Ahlakı insan evrimi ile birlikte değerlendiriyor. Kültürün, ceza sisteminin ahlaki gelişimine etkileri inceleniyor kitapta. Bilimsel bir yaklaşım var. Yazar adeta etik-ahlak konusunu gökyüzündeki metafizik aleminden alıp yere indiriyor, somut bir varlığa dönüştürüyor. Bunu yaparken tabi ki düşünürlerden de bahsediyor ancak bu düşünürlerin fikirlerine derinlemesine inilmiyor. Thomas Hobbes bu konu hakkında şunu dedi, David Hume böyle düşündü şeklinde kısa açıklamalar var.
Kitapta daha önce karşıma çıkmayan oldukça iddialı düşündeler var. Bazılarını buraya aktarmak istiyorum zira bunların hepsi bir tartışma çıkartabilecek potansiyelde:
s.62 – Toplum içinde sorun çıkartan, saldırgan, başkalarına zulmeden insanlar diğerleri tarafından yok edildi. En kavgacı, en saldırgan ve acımasız üyelerini yüzlerce nesil boyunca öldüren bir tür, insan türü. DNA’sında barışçılık var. Huzur bozanları arasında istemiyor…
s.84 – Cezalar, büyüyen gruplar halinde yaşamamızı mümkün kılan özdenetim, uysallık, öngörü ve barışçıllık gibi önemli yetenekler edinmemizi sağladığı için evcilleşmemize yardımcı olmuştur.
s.146 – İlk uygarlıkların insanlığa dayattığı eşitsizlik, kölelik, heteronomi (kendi dışında var olan bir otoriteye tâbi olma) ve sefalet, kurtuluş ve öbür dünya fikirlerine dayanan dinleri için ideal üreme koşullarını yarattı.
s. 201 - Sanılanın aksine, yoksulluğun nedenleri yoktur. Zenginliğin nedenleri vardır, yoksulluk müdahale edilmemiş doğal durumdur.
s.262 – Elitler başarılı toplumsal hareketleri bünyelerine dahil edip kendi çıkarları doğrultusunda kalıba sokmanın bir yolunu hemen her zaman bulur.
Kitap bunun dışında güncel algı yönetim teknikleri ve yeni nesil ahlaki akımlardan bahsetmiş ki burada aslan payını Woke kültürüne vermiş. Tam olarak destek vermese de gördüğüm kadarıyla kendini bu akıma yakın hissediyor yazar.
Sonuç olarak ben bu kitabı beğendim. Ahlak üzerine klasik kitaplar okumanın yerine bu tür bir kitap okumak bakış açımıza bir şeyler kazandırabilir.