İtaatin değil, vicdanın yasası…
Kral Oidipus ve Oidipus Kolonos’ta incelemelerimi yazıp üçüncü kitap olan Antigone’ye de bir şeyler karalayıp bu seriyi bitirmek istedim.
Sophokles’in Antigone’si, sadece bir tragedya değil; adaletin, cesaretin ve bir kadının dik başlı onurlu duruşunun manifestosu gibi. Antigone, kralın yasasına değil, kalbinin ve inancının sesine itaat eder. Ve bunun için ölümü bile karşısına alır.
Bu eser; başkaldırıyı, otoriteye karşı durmayı, adalet arayışını ve en güçlü haliyle kadının sarsılmaz direnişini anlatır.
Antigone, gerektiğinde tek başına yürüyen bir kadındır. Onu unutulmaz kılan da budur:
Sessiz değil, itaatkâr değil, korkak değil… Haklı ve cesur.
Ve;
Kadınların susturulmaya çalışıldığı her dönemde, bir Antigone mutlaka vardır.