Felsefeyle Flört Eden Yüzeysel Bir Psikoloji Eseri
7/10
·144 syf.··
2025 178. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2025 07:41
Alain de Botton ismi, bende her zaman sıradan addedilen bir konuyu alıp onu özgün ve felsefi bir anlatım tarzıyla derinleştirme vaadi uyandırır. Kitaplarını okurken daha önce fark etmediğim ilginç bir açıdan konuyu tutmasını ve anlatımındaki o kendine has ironiyi çok beğenirim. Bu sebeple bu kitaba da başlarken beklentim oldukça yüksekti. Ancak kitabı okurken bir miktar hayal kırıklığına uğradım. Yazar cinselliği sadece biyolojik bir eylem olmaktan çıkarıp onu yalnızlık, utanç ve kabul görme gibi varoluşsal meselelerle ilişkilendirmiş. Özellikle Seksilik ve Arzunun Temelleri üzerine yaptığı analizler ilgi çekici. Biyolojik çekimden ziyade, cinsel arzunun temelinde kişinin kendi eksik yönlerini tamamlayacak bir partner bulma çabasının yattığını anlatıyor. Ya da cinsel hazzı, yetişkinliğin getirdiği tekinsiz soğuklukta koşulsuz kabul görme anı olarak yorumlamasını entelektüel açıdan ilgi çekici buldum. Fakat sorun şu ki, tüm bu tespitler, ne yazık ki herhangi bir yerde okuyabileceğimiz, popüler psikoloji kitaplarında sıkça rastlanan sıradan bilgiler olmaktan öteye gidemiyor bana göre. Kitabın en zayıf kaldığı nokta ise çözüm önerileri. Botton, modern ilişkilerin trajik ikilemini çok iyi tespit ediyor. Aşk, bağlılık ve cinsel arzunun tek bir kişide birleştirilmesi baskısının neden olduğu aldatma ve uzun süreli isteksizlik gibi sorunları tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Hatta sadakatin, gurur duyulması gereken bir kahramanlık olduğunu söyleyerek konuya ilginç bir boyut katıyor. Ancak bu sorunları çözmek için önerilenler yok denecek kadar az ve yetersiz. Örneğin, evlilikteki monotonluğu aşmak için partnerimize Edouard Manet'nin Kuşkonmaz Demeti tablosuna bakar gibi yeni bir gözle bakmamız gerektiğini önermesi, zarif bir metafor olsa da psikolojik bir kriz karşısında sunulmuş hafif ve ironik bir teselli gibi. Beklentim, bunca felsefi tezin ışığında, bu karmaşayı yönetmeye yarayacak pratik ve uygulanabilir felsefi bir harita olmalı diye düşünüyorum. Maalesef kitap bu rehberliği sunamıyor. Sorunları tespit edip bazı bilimsel ve sanatsal referanslara yer vermiş olmasına rağmen, okuyucuyu nihayetinde "evet, durum tam olarak bu" diyerek bırakıyor. Finalde bu kitap beni cezbetmedi. Yazarın üslubu akıcı ve entelektüel bir okuma sunuyor ancak eserin içeriği, yazarın bende yarattığı yüksek özgünlük ve derinlik beklentisini karşılamadı. Elbette, Alain de Botton benim için hala sevdiğim ve önemli bir yazar. Bu eserin zayıf bir halka olduğunu düşünsem de başka eserlerinden okumaya ve onun düşünce dünyasını takip etmeye devam edeceğim. Sigmund Freud Alain de Botton Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği
Felsefe
Cinselliğe Nasıl Farklı YaklaşırızAlain de Botton · Sel Yayıncılık · 2013281 okunma
··
1.089 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Hocam elinize sağlık, güzel bir inceleme olmuş. "Hatta sadakatin, gurur duyulması gereken bir kahramanlık olduğunu söyleyerek konuya ilginç bir boyut katıyor." Ben halen öyle düşünüyorum, tabii Alain nasıl yaklaşmış konuya bilemeyeceğim :) Alin de Botton'dan hangi kitapla başlamamı önerirsiniz? Yani yaptığı tespitlere çözüm önerisi de sunan kitap önceliğimiz olsun :) Bu bağlamda farklı kitap önerileri de alabilirim.
Dilek Bilgin
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim, çok naziksiniz. Evet, o bölüm gerçekten ilginçti, yazarın sadakati kahramanlık olarak yorumlaması bana hem düşündürücü hem de ironik geldi. Başlamak için “Aşk Üzerine” kitabını önerebilirim. Aşkın gelip geçiciliği ve ilişkilerdeki beklentiler hakkında farkındalık yaratan bir eser gibi. “Hatta evet, haklı” dedirten bir yüzleşme sanki ☺️ Duyguların iç yüzünü olay içinde yaşatarak anlatmaya çalışmış. Hem insani zaaflara da anlayışla yaklaşmış, bu açıdan oldukça günlük yaşama dönük bir eserdi bence.