Harika bir kitap
10/10
·232 syf.··
2025 40. kitabı
Tatar Çölü Dino Buzzati Evet. Ne diyebilirim ki... Aylar sonrasında beni inceleme yazdıracak kadar harekete geçirebildiğine göre gerçekten çok iyi bir kitap olduğu aşikar zaten. Bir kitaptan beklentiniz nedir? Size, kendinizi buldurması mı? Hayatı anlatması mı? Dünyayı tanıtması mı? Zaman kavramını açıklaması mı? Tanıdığınız diğer insanları, yakınlarınızı, düşmanlarınızı, dostlarınızı tanıtması mı? Sadece okurken size keyif vermesi mi? Dilinin sade ve etkileyici olması mı? Bana göre bu kitap bir kitaptan ne arıyorsanız hepsini ölçülü ve tam tadında bir biçimde sunuyor. Beklenti ve umut etmek. Kitabın hikayesinde en çok verilen kavram bunlar. Ancak bunları bekleyen kişi; kitabın baş karakteri mi yoksa okuyucu mu? Çünkü sizde her sayfayı çevirdiğinizde kitapta neler olacak diye bekliyor, sabırsızlanıyorsunuz. Şunu diyebiliyorum kesinlikle. Bugüne kadar okuduğum kitaplar içerisinde, yaşanılan hayata; en yakın, en benzer hissettiğim kitap oldu kendisi. Çok güzeldi, hayran kaldım. Yazarın diğer kitaplarını da okumak isterim tabi ki...
Edebiyat
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
·
93 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Emre Yandak
Gönderi Sahibi
Ben de söylediklerinize harfiyen katılıyorum. Hayatta genellikle izlemek zorunda kalıyoruz ayrıca. Çok az bir zaman diliminde bir kaç hamleyle bir şeyleri değiştirdiğimiz hissiyatı oluşabiliyor. Ancak o değişim de kime göre, neye göre bunlar da çok ayrı bir konu.
Şu an Tatar Çölü’nü bitirmeme çok az kaldı ve aynı duygu ve düşünceler bende de oluştu. Tatar Çölü’nde Dino Buzzati düşünceyi sabitlemeyen bir anlatı kurmuş; tıpkı hayat gibi, akıp giden, durduğumuz yerde bile bizi bir yere sürükleyen bir zaman hissi yaratıyor. Bastiani Kalesi’nin taş duvarları arasında dolaşırken, yalnızca bir mekânı değil, insanın varoluşsal bekleyiş politikası diyebileceğimiz o kadim hâlini deneyimliyoruz. Yazar, nedensellik istemeyen; okuru “seyir hâlindeki insan” konumuna yerleştiren bir anlatı sunuyor. Çocuk kitabı yazmış bir yazarın masalsılığıyla gerçekliğin sertliğini birleştirmesi okuyucuyu daha da kitaba bağlıyor. Hayatta bazen sadece izlemek zorunda kaldığımız anlar olur ya müdahale edemez, yalnızca şahitlik ederiz; işte tam olarak bu hissi metnin dokusuna öyle ustalıkla yerleştiriyor ki, ben de Drogo ile aynı boş ufka bakar hâle geldim. Kitabı bitirmeme sayfalar kala incelemenizi görünce yazmadan edemedim.