YERLİ RASKOLNİKOV!
9/10
·319 syf.··
Beğendi
·
2025 99. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2025 18:53
Herkese selamlar kitap dostlarım! Bazı kitaplar vardır; direk içine girersiniz, daha ilk cümlesiyle karakterle bir bağ kurarsınız… İşte öyle bir kitap okudum ki gerçekten ilk cümlesiyle (Ferit, it, id, t, d…) beni kendine bağladı… Okumaya devam ettikçe daha da içine çekti, kitabın ve yazarın kıymeti yeterince neden bilinmiyor diye dertlenmeye başladım bir kez daha. Çünkü öyle psikolojik tahliller, öyle iç monologlar, öyle bir bilinç akışı vardı ki kitapta okurken mest oldum.. Gelin şimdi kitaba daha yakından bakalım… Öncelikle sonda söyleyeceğim birkaç konuya baştan değinmek istiyorum; sonrasında kitaba geçeceğim. Bence Peyami Safa Türk Edebiyatının psikoloğudur. Şimdiye kadar 3 romanını okudum ve her cümlesi ile bunu net gördüm. Yazar siyasi görüşleri/ideolojileri sebebiyle yeteri değeri görmüyor diye düşünüyorum. Bu durum beni bir edebiyatsever olarak çok üzüyor. Daha önce de incelemelerimde dile getirmiştim, getirmekten de bıkmayacağım: “EDEBİYAT, SİYASET ÜSTÜDÜR.” Okuyan insanların bile kitap seçerken yazarların ideolojilerine bakıp önyargılı yaklaşmasını, ülkemizdeki kutuplaşmayı da göz önüne aldığımda endişe verici buluyorum. Bir kitabı okurken yazarın verdiği her mesaja katılmak zorunda değiliz. (ki ben de Peyami Safa’nın her görüşüne katılmıyorum.) Ama sırf görüşü bizden farklı diye de Dünya Klasiği olabilecek niteliklere fazlasıyla sahip, müthiş kaliteli eserlerini görmezden gelmek en hafif tabiriyle vicdansızlık olur. Ben şahsen gurur duyuyorum böylesine kaliteli, donanımlı yazarlarımız ve kitaplarımız olduğu için; bunları ana dilimde okuyabildiğim için. Ve Türk Klasiklerini okumaya başladığım son bir buçuk yılda fark ediyorum, aynı zamanda çok şaşırıyorum ki bizim çok büyük yazarlarımız varmış ama biz onlara yeterince sahip çıkmıyormuşuz. Tanpınar’dan Yaşar Kemal’e Peyami Safa’dan Halid Ziya’ya bi dolu isim var kaleminin büyüklüğü dünya çapında olan. Ve bu yazarların bazı kitapları bazı Dünya Klasiklerinden çok daha güzel ve kapsamlı. Umarım bir gün yazarlarımız ve kitaplarımız hak ettikleri yerlerde olurlar. İçimi azıcık döktüğüme göre kitaba geçebiliriz :)) Kitabımız iki bölümden oluşuyor. Ana karakterimiz Ferit’in Beyoğlu’nda bir pansiyona taşındığı gün başlıyor romanımız ki ilk bölüm Ferit’in bu pansiyonda kaldığı 6 günde geçiyor. Ferit, tıp fakültesini yarıda bırakıp Felsefe bölümüne geçiş yapan bir üniversite öğrencisidir. Melankolik, paranormal olaylar yaşayan, ruhsal bunalımları olan, sürekli hastalanan biridir. Biraz meteryalist, biraz nihilist, biraz hedonist diye tanımlayabiliriz onu; ruha, maneviyata değer vermez çünkü… Ama bu ideolojilerin hiçbiri ona iç huzuru vermez. İnanılmaz gel-gitli, aşırı derece tereddütleri olan, sevgilisinin kullandığı basit bir cümle üzerine bile günlerce düşünüp adeta kıvranan bir haleti ruhiyesi vardır. Ferit bana Dostoyevski romanlarından fırlamış gibi geldi. Hatta teyzesi ile ilgili düşünceleri, ve cinayetten sonraki o sayfalarca katil miyim acaba diye tereddüt içinde kıvrandığı muhteşem kısımlarda tam bir Raskolnikov’du. İşte tam da bu kısımlardaki bilinç akışı ve iç monologlar benim kitaptan en çok etkilendiğim kısımlardı. Okurken adeta hipnotize oldum, karakterin ruh halini iliğime kemiğime kadar hissettim. Hatta itiraf ediyorum bi ürpermedim de değil :)) Yazar muhteşem yazmış muhteşemmm. Boşuna demiyorum Dünya Klasiği olabilecek bir eser diye. :)) Kitaptaki yan karakterler ve onların her birinin hikayesi de kitaba güzel katkılar yapan detaylardı. Bir romanı başarılı yapan şey sadece ana karakterler değil, güçlü yan karakterlerdir bence, bu anlamda da çok başarılı buldum yazarı. Eda Hanım ve çocukları, Tahir Bey, Tosun, Yahya Aziz ve diğerlerinin her birinin hikayesi çok kıymetliydi.. Pansiyon değil de acı yuvası mübarek diyesim de geldi tabii bir yandan :)) Yazarın mekan olarak da Beyoğlu’nda güvenliksiz bir semtteki eski bir pansiyonu seçmesi, Ferit’in paranormal dünyasına çok uyumlu olmuş. Eğer bu denli kasvetli bir ortam olmasaydı böyle iliklere kadar hissedilen etkileyici sahneler de olmazdı diye düşünüyorum. Kitapta çok hoşuma giden detaylardan biri de hiçbir cümlenin, hiçbir kelimenin boşuna kurulmamış olmasıydı. Mesela kitabın henüz başında (ki benim de kitaptan ilk alıntımdı.) “Duvar mısın yahut Duyar mısın?” cümlesinin kitabın ikinci kısmında yerine oturması gibi detaylar Peyami amcamın nasıl bir romancı olduğunu net şekilde gösteriyor. Ferit ismi ve yukarıda da yazdığım “Ferit, it, id” girişi de boşuna değil çünkü yazar burdan Freud’un “İd-Ego-Süperego” kuramına selam çakıyor. Ferit çok dürtüsel; yani İD’i ile hareket eden birisi, dolayısıyla yazarın isim seçimi de muazzam. Zaten yazarın okuduğum kitaplarındaki karakter isimlerinde hep bir gariplik var. Nereden buluyor bunları vallahi hayret ediyorum :)) Kitabın ikinci kısmında ise Ferit; pansiyondan arkadaşı Yahya Aziz’in tavsiyesiyle adaya taşınır ve orada yakın zamanda vefat etmiş Matmazel Noraliya’nın evinden bir kat kiralar. Evin hizmetçisi Fotika aracılığı ile Matmazel Noraliya hakkında bilgilere ulaşır, onun günlüklerini okur. Aynı zamanda yaşadığı paranormal olayların da etkisiyle Matmazel Noraliya’dan çok etkilenen Ferit, büyük ve ani bir karakter dönüşümü ile maneviyata yönelir ve huzuru bulur. Kitapta eleştireceğim tek ama önemli nokta da bu karakter değişiminin bu kadar sert olmasıydı. Hiç gerçekçi gelmedi. Her ne yaşarsa yaşasın on-oniki gün içinde bir insan bu kadar sert değişemez. Ben kitaplarda filmlerde çok severim karakter dönüşümü hikayelerini ve de çok etkilenirim, fakat inandırıcı olmak şartıyla… Bir kelime üzerine bile günlerce kıvranan Ferit böyle bir anda değişmeseydi keşke, daha zamana yayarak dönüşseydi de ben de kitaba 9 değil de 10 puan verebilseydim. Matmazel Noraliya, Türk ve Müslüman bir baba, İtalyan ve Hristiyan bir anneden dünyaya gelmiş bir kadın. Hayatı boyunca istediği hiçbir şey olmamış ve çok büyük imtihanlardan geçmiş birisi. Her şeye rağmen hiç isyan etmeyip Allah’a tam anlamıyla teslim olmuş, adeta bir evliya gibi resmedilmiş kitapta. Bu karakter üzerinden yazar Doğu-Batı sentezini yine çok başarılı yapmıştı. Ayrıca Noraliya’nın günlüklerindeki yazılar da hem edebi hem manevi açıdan çok güzeldi. Matmazel’in koltuğu da dönüşümün sembolüydü adeta. Güzel bir metafordu. Yazarın okuduğum kitaplarında çok fazla paranormal olaylar ve bunların insanlar üzerindeki psikolojik etkileri var. Hatta dönemin yazarlarından Ahmet Hamdi Tanpınar ’ın da Saatleri Ayarlama Enstitüsü kitabında sosyetede ruh çağırma seansları görmüştüm. Bu tarz doğaüstü şeylere pek inanmadığım için merak edip dönemi araştırdım ve 2. Dünya Savaşı sonrasında tüm dünyada ispirtizma, telekinezi vs. gibi konuların popüler olduğunu öğrendim. Sanırım Safa da bunlardan etkilenmiş olacak ki kitaplarında bu kadar yer vermiş. Parapsikolojiyi kitaplarında kullanması da bu tarz insanları daha iyi anlamamız konusunda değerli bir katkı olmuş bence. Sonuç olarak her edebiyat tutkununun sahip çıkması ve okuması gereken bir eser diye düşünüyorum. Lütfen bu kıymetli değerlerimize daha fazla sahip çıkalım… Edebiyat ile kalın kitap dostlarım… Görüşmek üzere…
Edebiyat
Matmazel Noraliya'nın KoltuğuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202410bin okunma
··
2.861 Gösterim
7 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kankacım öncelikle bu güzel incelemen için kendi adıma teşekkür ederim.Bende seninle aynı düşünüyorum Peyami Safa değeri bilinmeyen bir yazar ama herkesin kaldıracağı türde romanlar değil insanları sarsabilir 🥲 Geçen sene almıştım bu eseri ama daha okumadım kendimi hazır hissetmedim 🙂 ( Benim ard arda 3 ve üstü gönderimden beğendiginde anlıyorum kankam inceleme yazmış gidip okuyayım diyorum ) sjcjsjgksv
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Yücel Ünal Süpersin 💫 Değerlerimizi daha çok okumalıyız, ben de daha fazla yer vereceğim listemde 📚🌸
Hayırlı sabahlar Emine İnen Hanım 🌸✨ Aynı kitapları okuyup özellikle belli satırlarda hissiyatın da buluşması paha biçilemez.. Bu eserde de ürperti kısmında ayrıca hemfikirim 🤭☺️ Psikolojiye ilgisi olan biri olarak, kesinlikle okuduğum en iyi yazarlardan bu konuda da.. ✨👌🏻Özellikle Yalnızız ile bu kitabı uluslararası düzeyde bir kaliteye sahip!! ✨ İncelemenizin kapsamı, ruhu, duygusu ve detaylara olan hassasiyeti ile kitabı hatırlamak yine güzeldi..🌸✨ Emeğinize sağlık.. Nicelerinde buluşmak dileğiyle.. 🤲🏻☺️✨🌸💐📚📖
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Kaleminiz daim olsun hocam kaliteli bir yazarın mükemmel bir kitabıydı gerçekten..özellikle yazınızın giriş kısmındaki ifadelerinize tamamıyla katılıyorum, hislere tercüman oldunuz..
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ediyorum vakit ayırıp okuduğunuz ve güzel düşünceleriniz için 🙏 Benimle aynı düşünceleri paylaşan sizler gibi okurların olduğunu bilmek çok kıymetli.. Umarım bir gün yazarlarımızın değerini yeterince bildiğimiz günleri de görürüz..🙏💫📚
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Günaydın Ebru Hanım ✨🌸 Çok teşekkür ederim vaktinizi ayırıp okuduğunuz ve güzel yorumunuz için 🙏🫶🏻 Kesinlikle vasat kitapların yüceltilmesi konusunda çok katılıyorum size, sırf bu yüzden bestseller kitaplara önyargım var 🤭 Umarım Peyami Safa başta olmak üzere bütün kıymetli yazarlarımızın siyasi görüşünden bağımsız olarak değerini bildiğimiz günleri de görürürüz..🙏📚 Bol okumalı, huzurlu sabahlar…😍❤️💫📚
Hocam emeğinize yüreğinize kaleminize sağlık çok güzel bir inceleme yazısı 👌🏻👏🌹 İçinizi döktüğünüz satırlara harfiyen katılıyorum sırf ideolojik sebeplerden ötürü böylesine büyük yazarlar görmezden gelindiği gibi Orta seviye olarak niteleyebileceğim yazarların parlatılması konusunda, var malesef. Hakkıya, hakkı teslim edimiyor. Bunu da iyi bir okuyucu olduğunu iddia eden insanların yapması da ayrı muamma... Zati Peyami Safa nın tüm eserlerini okumaya kavil ettiydim devam edeceğim kitap belli oldu .. Teşekkürler hayırlı sabahlar hayırlı günler📕 🌹☕🥰
Reklam
Ben de kitabı yeni okumuş biri olarak kesinlikle yerli Raskolnikov yorumunuza katılıyorum, okurken derhal aklıma o gelmişti. Eğer yazarın "Yalnızız" isimli romanını okuduysanız şahsen ben, Ferit'in Samim ile Raskolnikov'un izlerini taşıdığını düşünüyorum. Sanki yazar ikisini harmanlayarak Ferit'i oluşturmuş. Ayrıca yorumunuz da benim için oldukça faydalı oldu. Tebrik ediyorum bu güzel tahlil için.☺️❤️
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ediyorum Nihan Hanım bu güzel yorumunuz için 🙏🌸 Aynı duyguları hissetmiş olmak çok kıymetli 🍀🤍 Evet Yalnızız’ı da okudum ve çok beğenmiştim ama Samim ile Ferit’in ortak yönleri olduğu fikri oluşmamıştı. Şimdi siz böyle deyince düşündüm de evet gerçekten de ortak noktaları var her iki karakterin de… Yalnızız da yazar Samim üzerinden birçok fikrini okuyucusuna aktarmıştı, bu kitapta da Ferit ile beraber yapmış. Doğal olarak da benzer karakterler olmuş olabilir. Ama Ferit biraz daha karamsar bir karakterdi. Dönüşümünden sonra biraz daha Samim’leşmiş sanki 🤭🌸
Çok güzel özetlemiş hem kitap hem yazar derin bir analiz olmuş ellerinize sağlık teşekkür ederim bilgilendirme için
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Asıl ben teşekkür ederim güzel yorumunuz ve vakit ayırıp okuduğunuz için. 🙏✨