Bitti.
Nasıl veda edeceğim bilmiyorum.
Bazı kitaplar biterken seni de bitiriyor kendiyle. Bakakalıyorsun Tarık Tufan misali, olanca çaresizliğinle...
Arkasından gitmek istedim. Olmadı.Arkasından bağırmak istedim. Olmadı.Arkasından ağlamak istedim. Olmadı.
Auschwitz Toplama Kampı,
Duymuş muydunuz hiç?
"Auschwitz'de insan hayatının hiçbir ederi yoktu, öyle ki bir kurşun bile insandan daha değerli olduğundan kimseyi vurmaya tenezzül etmiyorlardı. Toplama odalarında Zyklon gazı kullanıyorlardı çünkü hem ucuzdu hem de sadece bir bidonla yüzlerce kişiyi öldürebiliyorlardı." Kampın girişinde bir görevli yeni gelen insanları sağ ve sola ayırıyor, sağdakiler bir bakışta sağlıklı olarak görülüp iş gücü için kullanılacaklar, peki ya soldakiler? Duşlara gidip temizleneceklerini sanıyorlar, adım adım gaz odalarına yürürken... Sağa giden herkesin sola giden bir tanıdığı da var. Bu kampta asıl ölüm yaşamak belki de... En çok da çocuklar ve yaşlılar için.
Tecavüzler,
Üzerlerinde yapılan deneyler,
Öldüğü yerde çürüyen bedenler,
-Oysa bir insan ölünce gömersin, burada ölülerin elbise ve ayakkabılarına koşuyor yaşayanlar, ölen ölüyor, yiyemediği ekmek yaşayana kalıyor. Ne büyük lütuf değil mi?-
Elektrik telleri,
Çizgili pijamalar... sakın izlemedim demeyin! youtube.com/shorts/b9AYE9WS... Uzun bir süre çikolata yiyebileceğimi sanmıyorum.
"Bir kitaba başlamak, seni seyahate götürecek olan trene binmek gibiydi."
Peki, bunca eziyetin, zulmün altında,
İşkencenin, hastalığın, açlığın arasında nasıl tutunabilirsin hayata? "Bir nedeni olan her nasıla katlanır," der Friedrich Nietzsche, bir umut değil miydi yaşamak, hapishane avlusundan gökyüzüne bakan Nazım Hikmet Ran'ın içinde taşıdığı?
"Bugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldanmadan durdum."
Hangi çağda, neyle karşı karşıya olursan ol, bunu okuyorken kafanda hangi dertlerin olursa olsun, tutunduğun dal kadar bağlısın hayata. Auschwitz'i ayakta tutan neydi biliyor musunuz? Bir avuç, yıpranmış kitap... "Günler geçtikçe her kitabın her kırışıklığını, her yırtığını, her yarasını ezberlemişti."
Gerçek bir hayat hikâyesi bu...
Auschwitz tutsağı Dita Kraus'un naziler tarafından ailesi ile birlikte esir alınıp Auschwitz denilen cehennemde, kitaplara tutunarak var oluşunun, henüz 14 yaşında bir kızın, kampta gizlice kütüphanecilik yapışının hikâyesi.
Ah Dita,
Aklımdan çıkmıyor gerçekten var oluşun...
Seni tanımayı ne çok isterdim, oysa daha yeni göçüp gitmişsin. Öldüğün yıl denk düşmüşüm kitaba. O yılları yaşayıp bu yılları görmek nasıl bir umudun ışığı... Tutunmak kitaplara böylesine... Ve duyurmak çığlığını, olanca sessizliğinle... instagram.com/reel/DEnhoR6O2Q...
"Çocuk olmak için önce çocukluğunun olması lazım."
Hava sıcak, benim içim üşüyor, diyor kitapta bir yerde. Oysa şimdi hava buz gibi ama içim yanıyor okuduklarımdan sonra. "Boşluk nasıl ağır gelebilirdi? Oluyordu işte." Duygularımı yitirmekle suçlarım hep kendimi, öyle bir sahneye denk geldim ki ölüm kampında, içime içime ağlarken buldum kendimi.
"Ne yapıyorsun" diye sordu iki kız adeta tek bir ağızdan.
"Seksek çiziyorum."
"Ditinka, hadi ama! On altı yaşındayız. Seksek oynayamayız."
...
"Kimse görmez bizi."
Hayat, yaşanmanış bir çocukluk borçlu kimi insanlara... Her neden olursa olsun çocukluğunu yaşayamadıysa eğer. "Sevinçten çok acıdan dokunmuş çocukluk giysileri..." diyor Nilgün Marmara, Dita'nın acıları geliyor aklıma, Çizgili Pijamalı Çocuk'taki Bruno'nun acıları, yutkunamıyorum. youtube.com/shorts/B5W2_Vlx...
Kitaplara tutunan Dita'dan,
Kitaplara tutunarak yaşamaya çalışan bize uzanan bir yolculuktu Auschwitz Kütüphanecisi,
O tutunduğu kitaplarla kurtuldu.
Biz de kurtulur muyuz dersiniz?
Hayli zordu bitirmek,
Şu satırları yazmak bile acıtıyor ruhumu,
Okurken Auschwitz'de yaşıyor gibi hissetmiştim, şimdi o anları yeniden yaşıyor gibiyim.
2025'in en zor kitabı oldu benim için.
Hassas bir ruhunuz varsa, bırakın bir süre sonra okunsun.
Hislerim burada kalsın. Her beğeni/yorum yaptığınızda dönüp yeniden anmak isterim.
Yine mükemmel bir inceleme olmuş, emeğinize sağlık 💯 🙏 Kitabın konusu çok ağır ve psikolojim kaldıramayacağı için bu tür kitapları okuyamıyorum maalesef:(