Siz de her halükârda zalım incelemeler yazıyorsunuz Rabia Hocam. :) Özlemişim değerlendirmelerinizi ve temiz türkçenizi 🎗
Evvelâ, aşık şunu anlamalıdır, aşkın getirdiği neşenin ve gamın sahibi aşık olunan kişi değildir. Size eşi benzeri olmayan bir çiçeğin hediye edildiğini düşünün, çiçeğin kendisi midir sizi memnun eden? Öyle ise, o çiçek solacaktır...
Aşkın dünya ile ilgisi yoktur, bütünüyle lütuftur. En büyük lütuf da aşkın cefasındadır. Çünkü yedi cihana nam salmış yiğidi diz üstü çöktürür. Kibirden burnunun ucunu göremeyen dilberi, kendi acizliğiyle süründürür.
Aşık, sevdiğim naz etti sanır ama sabrı öğrenmektedir, karşılık bulamadığında ölür ölür dirilir, aslında kendini tanıması için bu gereklidir, yokluğunda kahreder aslında varlığın gerçek yüzünü görmektedir...
En büyük dertlere, hak yolun yolcuları uğrar der sufiler, çünkü onlarda aşkın meskeni olma istidadi ve yürekliliği vardır. Bu nedenle varlıkları herkes için mucizedir, onlarda adlandıramadıkları o güçlü şeyi, 'dirayeti' görürler.