Gönderi

Martin Eden...
Puan vermedi·517 syf.··
2026 1. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 21:48
Martin Eden’i okurken şunu düşündüm: Martin yazmayı seçmişti ama bu seçim tamamen kendisine ait değildi. Yazı onun içinden doğmuş gibi görünse de asıl hedefi Ruth’a ulaşmaktı. Kendini geliştirirken bile bunu kendi yolculuğu için değil, onun dünyasına kabul edilmek için yapıyordu. Eğer yazmak onun için bir var olma biçimi olsaydı, birine kanıt sunma çabası olmasaydı, Ruth gittiğinde bu kadar savrulmazdı. Kitap bana şunu hissettirdi: İnsan hayatının merkezine bir başkasını koyduğunda, o merkez kaybolduğunda her şey anlamını yitiriyor. Geçici bir varlığa bağlanan anlam, insanı sonunda yalnız ve mutsuz bırakıyor.
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,6bin okunma
·
47 Gösterim
1 Yorum
Haklısınız geçici bir şeye tutunmaya çalışmak geri dönüşü olmayan bir boşluğa düşme düşmemize sebep olabilir. Lakin Martin'in bu boşluğa düşme sebebi Ruth'a olan sevgisinin ve ilgisinin dolup taşması. Betimlemelere dikkat edersek Martin her yan yana gelişinde değil uzaktan gördüğünde bile içi yanıp tutuşuyor. Demem o ki evet insan hayatının merkezine ne olursa olsun güvenliği için ilk başta kendini yerleştirmesi lazım bencillik değil anlatmak istediğim aksine kendine değer vermesi ve olayların da kişilerin de geçici olduğunu bilip körü körüne bağlanmadan sevdiği ve mutlu olduğu için yapmalı işini. Ruth belki de pişman olup geri dönmüş olabilir ama bu pişmanlık ailesi zoruyla olmalı Martin'in farkettiği üzre. Bazen insan karşısındakini kendi olduğu için sevse ve ona bu gözle baksa eminim karışısındaki bu nazara ondan daha çok değer verir ve iki tarafta mutlu olur diye düşünüyorum. Tecrübeyle sabit ☺️
"Bazen insan karşısındakini kendi olduğu için sevse..." demişsiniz .“Olduğu gibi sevmek” çoğu zaman değişimi yok saymak gibi anlaşılıyor ama bana göre sevgi bunu gerektirmiyor. İnsan sevdiğinde, karşısındakinin dönüşebileceğine, gelişebileceğine inanıyor ve bu aslında sevginin canlı bir tarafı. Değişimi istemek her zaman reddetmek anlamına gelmiyor; bazen karşındakinin potansiyelini görmek, onun için daha iyisini dilemek oluyor. Bu yüzden sevgi, sadece olduğu hali kabullenmek değil, değişim yolunda yanında durabilmek de olabiliyor. Bana kalırsa gerçek sevgi, baskı kurmadan ama vazgeçmeden dönüşüme alan açabilmek.
1 yanıtı göster
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.