Hasan İzzettin Dinamo, Osmanlı’nın son dönemlerinde kaybedilen savaşların sonuçlarını en ağır şekilde yaşayan yazarlarımızdan biridir. Babası ve ailenin büyük oğlu olan ağabeyi, Birinci Dünya Savaşı’nda Sarıkamış’ta şehit düşer. Anneleri Şakire Hanım ve çocuklar bir başlarına kalır. Yokluk ve açlıkla dolu bir hayat mücadelesi başlar.
Bu otobiyografik romanda yazar, yaşadığı bu yokluk ve açlık mücadelesini anlatır. Ellerinde avuçlarında hiçbir şey yoktur; ne bulabilirlerse onu yerler. Bazen biraz çürük sebze, bazen de kesimhaneden atılan hayvan bağırsakları… Ancak bu yokluğu yaşayan yalnızca bu aile değildir. O bağırsaklar o kadar değerlidir ki, birçok insan kesimhanede onları alabilmek için kavga eder. Kitapta o kadar çok acı dolu olay vardır ki, hangisini anlatacağımı bilemiyorum.
Savaş ve Açlar, Türk edebiyatında cephe gerisini, savaşın aileler ve özellikle çocuklar üzerinde bıraktığı yıkıcı etkiyi en acı biçimde anlatan romanlardan biridir, hatta bana göre en iyisidir. Kesinlikle okunması gereken bir eser.
Kitabın bir seri olduğunu da belirtmek isterim. Yazar, eserlerinde kendisini “Musa” adıyla anlatır. Seri sırasıyla şöyledir:
1- Savaş ve Açlar
2- Öksüz Musa
3- Açlık
4- Koyun Baba
5- Musa'nın Gecekondusu
6- Musa'nın Mapusanesi
Savaş ve AçlarHasan İzzettin Dinamo · Tekin Yayınevi · 20172,195 okunma