Gönderi

Daha önceki toplumlarda kişisel bütünlük var mıydı?
-Nasıl bu kadar kişisel bütünlük fakiri bir toplum olmuşuz? -Kişisel bütünlük fakiri bir toplum olmuşuz sözü, daha önce kişisel bütünlük vardı da, daha sonra kaybettik anlamını veriyor. -Evet, onu demek istedim. -Daha önce kişisel bütünlüğe önem veren bir toplum olduğumuzu sanmıyorum. Çetin Altan'in Tarihin Saklanan Yüzü: İdam Edilen 44 Vezir-i Azamın Dramı, Öldürülmüş Şehzadeler ve Devrilmiş Padişahlar adlı kitabını okudunuz mu? -Hayır, okumadım. -Okumanızı öneririm. Bugünlerde ben okuyorum; işaretlediğim bir yeri sizinle paylaşmak istiyorum. Sayfa 58'de şöyle yazıyor: "Bana sorarsanız Osmanlı İmpatarorluğu imrenilmesi gereken bir model değil ibret alınması gereken bir modeldir. Nedense bizim cumhuriyet, böylesi bir gerçekçiliğe her zaman yan çizmiştir. Kanuni'nin torun çocuğu olan III. Mehmet'in saltanatı sekiz yıl sürdü. 1595'den 1603'e kadar. Yerine oğlu I. Ahmet geçti. I. Ahmet sadece iki vezir-i azam boğdurmuştur; Derviş Paşa'yla, Nasuh Paşa'yı... Derviş Paşa, 1453'den sonra sık sık idam edilmeye başlanmış olan vezir-i azamların on üçüncüsü... Kendisi Bosnalıydı. Önce bostancıbaşı, yani bir bakıma sarayın baş celladı oldu. Yavaş yavaş I. Ahmet'in gözüne girdi. Hem vezirliğe, hem de kaptan paşalığa atandı. O tarihlerde vezir-i azam Lala Mehmet Paşa'ydı. Sinan Paşa'nın daha III. Murat döneminde durup dururken başlattığı Avusturya savaşı, sürüp gidiyordu. I. Ahmet, Derviş Paşa'nın etkisiyle bir de İran seferi başlatmaya kalktı. Lala Mehmet Paşa buna karşı çıktı: -Sultanım, dedi on üç yıldır hâlâ Avusturya savaşını bitiremedik. Bir de İran'a sefer başlatmayalım. I. Ahmet: -Hayır, dedi, seferi başlatacaksın. Yoksa bak canından olursun paşa. Vezir-i azam Lala Paşa öylesine kahroldu ki, felç indi kendisine. Birkaç gün sonra da öldü. Sultan Ahmet, Derviş Paşa'yı vezir-i azam yaptı, Lala Mehmet Paşa'nın yerine. Tarih, Mayıs 1606. Ölen Lala Mehmet Paşa'nın malına mülküne el koydular. Parasını orduya dağıttılar. Padişah, mallarının yetim kalan çocuklarına bırakılmasına izin verdi. Ancak yeni vezir-i azam Derviş Paşa, bu mallara da el koyarak ölen vezir-i azam Lala Mehmet Paşa'nın çoluğunu çocuğunu çırılçıplak biraktı. Hazinenin sıkışıklığı gitgide artıyordu. Vezir-i azam Derviş Paşa, karşılığını sonradan ödemek vaadiyle, zengin Yahudilerden gümüş ve mücevher toplamaya başladı. İş o hale geldi ki, Yahudisi Müslümanı, herkes Derviş Paşa'dan illallah demeye başladı... Ve yavaş yavaş aleyhindeki söylentiler iyice yoğunlaştı. Bu söylentilere göre Derviş Paşa, oturduğu Demirkapı'dan saraya doğru tünel kazdırıyordu. Bir gece adamlarıyla yeraltı tünelinden geçerek sarayı basacak ve padişah I. Ahmet'i devirecekti.. Bu konuda yeniçerileriyle de anlaşmıştı. Derviş Paşa'nın düşmanları bu söylentileri padişaha yansıtarak, I. Ahmet'i öylesine kışkırttılar ki, Sultan Ahmet, söylentilerin doğru olup olmadığını araştırmaya bile gerek duymadan, Derviş Paşa'nın öldürülmesini emretti. Ve kendisini saraya davet etti. Derviş Paşa sarayda şehzadeler muallimhanesine girdiği sırada acemi oğlanlarının üstüne saldırısıyla orada öldürüldü. Aralık 1606. Vezir-i azamlığı topu topu yedi ay sürebildi. Galiba kendinden önceki vezir-i azam Lala Mehmet Paşa'yla, çırılçıplak bıraktığı yetimlerinin ahına uğramıştı... Okuduğum bölümlerde nasıl insanların mallarının ve canlarının keyfi olarak dedikodulara, söylentilere, anlık kızgınlıklara dayanarak hemen yok edildiğini görüyorsunuz. Kitapta bunun gibi o kadar örnek var ki, bu tür keyfi tutumların sadece birkaç sultana, birkaç üst yöneticiye ait olduğunu düşünmek mümkün değil. SavaşçıSavaşçı Doğan CüceloğluDoğan Cüceloğlu Tarihin Saklanan YüzüTarihin Saklanan Yüzü Çetin AltanÇetin Altan
Tarih
·
28 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.