Gönderi

Dağılıyoruz Yine
10/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 01:52
Türk Tarih Kurumu’nun Genel Okuyucu Dizisi'nden sırasıyla; Mustafa Çolak 'ın Enver Paşa , Nevzat Artuç 'un Cemal Paşa eseri ve son olarak Hasan Babacan 'ın Talat Paşa eseriyle birlikte İttihat Terraki'nin babalarını tamamladım. Çok üzücü olayların vuku bulduğu, yapılan Stratejik-Politik hataların Osmanlı'yı ve bir milleti freni patlamış kamyon misali ucu sonu belli olmayan bir uçuruma sürüklediğini gördüm. Osmanlı'nın zamanında yapamadığı yenileşme hareketlerinin ağır neticeleri, vatan topraklarının elden gitmesine kadar giden sürecin temellerini attı. Bilimsel gelişmelere hurafeler yüzünden sırt dönmek, III. Murad devrinde başladı, Takiyuddin Mehmed Efendi'nin yaptırdığı dönemin en büyük ve gelişmiş Gözlem Evi'nin ( Rasathane) Kadızadelerin '' Melekleri gözlemliyorlar, bu yüzden depremler oluyor ve uğursuzluklar yaşanıyor vs'' verdiği fetva ile ve III. Murad'ın fermanı ile Yeniçerilerin burayı yıkması, istikbalin karanlığa gömüleceğinin ilk adımlarıydı. Devlet sınırları içerisinde sadece azınlıkların ticaret ve para kazandıracak diğer müesselere sahip olması, ekonomik yönden de Türk Milleti'nin geri kalmasına buna müteakiben devletin de geri kalmasına neden oluyordu. Birden çok olumsuz etmenin bir araya gelmesi aslında çöküşün başlangıcı olarak 1500'lerin sonlarına işaret ediyor. Bu çöküş 1800'lere gelindiğinde Fransız İhtilalinin de etkisi ile birlikte hızlanıyordu. Dönem içerisinde uygulanan yanlış politkalar neticesinde gelecek adına endişe verici durumların temelleri atılıyor. Azınlıklara özellikle 1853 Islahat Fermanı ile birlikte verilen tavizler geri dönülmez ciddi patolojik izler bırakmasına neden oluyordu. Anadilde eğitim, yabancıların kendi okullarını açıp kendi müfredatlarını belirlemesi, kendi mahkemelerini ve emniyet güçlerini oluşturması vs hepsi zamanla özerkliğe daha sonra da bağımsızlığa giden yolun önünü açacaktı. Bugün Pkklıların istedikleri ile dün azınlıkların istediği arasında bir fark var mı? Hayır. O yüzden tarihten ders alıp, anayasamızın ilk dört, kırk iki ve altmış altıncı maddelerini canımız pahasına savunmalıyız, aksi halde yakın tarihteki Yugoslavya gibi oluruz. İlk Dört Madde: Devletin başkenti, resmi dili, bayrağı ve rejimi ile bunların değiştirilemeyeceğini koruma altına alır. Kırk İki ise Ana Dil Eğitiminin Türkçe dışında hiçbir dil olmayacağını izah eder. Altmış Altıncı Madde: Etnik unsuru, dili, dini, mezhebi farketmeksizin herkesin Türk Milleti'nin ferdi olduğunu tanımlar. İttihat Terraki kadrolarının vatan sevgisinden yana asla şüphe yoktur, lakin yeterli derecede liyakatlı oldukları söylenemez. Yaptıkları bazı Stratejik hatalar ciddi sorunlara yol açtığı gibi önemli tedbirleri ( Ermenileri tehcir etmek vs gibi) ve yapılanmaları ( Milli Ekonomiyi güçlendirme politikaları) Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş aşamalarında büyük önem arz etmiştir. Talat Paşa'da bu konuda önemli rol oynayacak vatan sevdalısı ve bu uğurda Ermeni bir terörist tarafından ( Sogomon Teyleryan) Almanya'da arkasından vurularak şehit olacaktır. Ayrıca konuya ilişkin görsel bir şölen arıyorsanız TRT'nin 1980'lerde hazırladığı Duvardaki Kan adlı dizi ile bu konuya dair belgelere istinaden çekilmiş bu eşsiz diziyi de izleyebilirsiniz.
Alıntı
Talat PaşaHasan Babacan · Türk Tarih Kurumu · 034 okunma
·
218 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok güzel bir inceleme
Fatih Beyazkaya
Gönderi Sahibi
🙏🙏