Gönderi

Ya da düşmüşken
8/10
·299 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 00:00
Bir Tarık Tufan klasiği daha, diye başlamak isterdim incelemeye. Ama kitap ikiye bölersek ikinci kısım evet Tarık klasiklerinden. İlk kısım için okurken aynı şeyi düşünemedim. Başrolümüz İshak; hiçbir yerde bulunmayp hiçbir yere gidemeyen, zamansız, mekansız, hepimizin içinde birer parçasını taşıdığı ishak. Ahmet Hamdi Tanpınar da demişti ya "bizim hayri, sizin hayri, dalgın hayri, ne kadar çok hayri var. Keşke birkaçını yolda eksem de bir tek kendim olabilsem" diye, İshak da hayri'nin ruhları berzahta tanışmış roman arkadaşı gibi... Kitabın ortalarına kadar (yani ilk ksım dediğim) klasik türk dizilerinde gördüğümüz senaryolara benzer ilerliyor. Bir sonraki adımı tahmin edebiliyorsunuz, doğru da çıkıyor ama o 15 dklık reklamları da sabırla izliyorsunuz sonraki bölüm için. Akıcılık konusunda yazar yine imzasını atmış ama olay örgüsü başlarda klasik bir Tufan çarpıcılığı taşımıyor. Hatta yazarın okuduğum diğer 9 kitabından farklı bir tarz. Tarık Tufan normalde olayları minimum duyguları maksimumda tutarak yazar. Kitaplarının altından kalkması zor, uzun süren bir derinliği olur. Hatta filme bile uyarlanan en olaylı sayılabilecek romanı Şanzelize Düğün Salonu bile bu romanın yarısı kadar olay barındırıyor. Belki de Tufan, yeni bir tarz denemek istedi, ondan farklı geldi. Ama ikinci ksıma yani kopma noktasına yani taşları oturtmaya yani artık olayların tahmin dairenizden çıkmaya başladığı, hayretlere düştüğünüz o bölümlere gelince ,işte, diyorsunuz bir bildiği vardı ve yine yaptı yapacağını. Meğer bu sefer bize olayları verdi, zaten bizde de ishakta da pusuda bekleyen duyguları biz yazıcaz. (Tabi yine iç konuşmalar her romanımızın süsü, sadece diğer kitaplara nazaran daha az) Yine İshak, Evini (?) ansızın terk eden, belki de orda zaten hiç meskun olmamış, belki de halen evini arayan, bir "ev" arayan, duygularını arayan, kendini arayan, geçmişini ve dahi geleceğini arayan bizim İshak, biz ishak, bizden ishak ve hiç kendi olamamış İshak. Ve yine ansızın, karşısına çıkmış Jülide, Ben jülide derim, sen geçmiş anla, gelecek anla, benlik anla, ev anla ama muhakkak bir şeyler anla. Jülide hiçbir zaman "sadece jülide" olarak çıkmadı karşına. Farklıydı. Güzeldi. Tufan gibiydi.
DüşerkenTarık Tufan · Profil Kitap Yayınları · 20188,5bin okunma
··
290 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Elinize sağlık ⚘️👌
Ayşe
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim