Kürk Mantosuz Marthe
8/10
·152 syf.··
2026 5. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 23:45
“Genç yaşında öleceğini bildiği için son hızla yaşayan, çalışan insanlar gibi acele ediyor, yanıp tutuşuyordum.” (syf. 117) İçine mi doğdu Raymond? :') 1903 yılında doğan Raymond Radiguet, Fransız edebiyatının en parlak ve en erken sönen yıldızlarından biri. 1923 yılında henüz 20 yaşında Paris’te tifodan vefat etmeden önce bu kısacık ömrüne iki roman, iki şiir kitabı, piyes, resim ve eleştiriler sığdırmayı başarmıştır. David Noakes’un deyişiyle, “…On beş ile yirmi yaşları arasında, edebiyat tarihinde kendine üst düzeyde bir yer açmanın yolunu bulabilmiş bir çocuk.” *** O, ilk romanı olan İçimizdeki Şeytan’da, aşkın sadece masum bir duygu değil, yeri gelince insanın içindeki bencilliği, zaafı ve şeytanı ortaya çıkaran bir ruh hâli olduğunu yansıtır. Genç yazar, olayları, henüz kendisini bile tam olarak keşfetmemiş toy kahramanın ağzından anlatırken okura sadece romantik bir hikâyeyi değil, tecrübesiz iki insanın içine düştükleri yasak aşk kuyusunda nasıl çırpındıklarını ve hem sosyal hayatın ahlak kurallarıyla hem de zihninin derinliklerinde bitmeyen iç hesaplaşmalarla bir gencin yavaş yavaş nasıl bir çıkmaza sürüklendiğini gözler önüne serer. Edebiyat dünyasında sayısız yasak aşk hikâyesi var. Ancak bu romanın bir aşktan ziyade, küçük bir ruhun yanlış yola sapıp kendi duygularının ağırlığı altında giderek ezilişini anlatması, onu benim gözümde diğerlerinden ayırıyor. İnsan bazen en çok da sevdiği şeyler yüzünden yoldan çıkabiliyor, kendine karşı günah işleyebiliyor. Belki de şeytanı dışarıda aramak yerine çoktan dönüp içimize bakmalıydık. Kitabı iki yayınevinin iki çevirisiyle aynı anda okudum diyebilirim. Biri, ‘Can Yayınları’nın Mehmet H. Doğan, diğeri de ‘Zeplin Kitap’ın Alper Turan çevirisiydi. İkisini de kusursuz bulmadım, bazı cümlelerde ikisi de tuhaf çevirmiş oluyordu ve okuması güçtü biraz bu yayınevlerinden. Gördüğüm kadarıyla Can Yayınları kitabın yeni baskılarında Birsel Uzma’nın çevirisini kullanıyor, herhalde onun çeviri dili daha iyidir bu kitabı okumak için. * * * Benim bu kitabı okumaya başlamadan önce ilk düşündüğüm şey, acaba Sabahattin Ali’nin aynı adlı romanı ile arasında hiçbir bağlantı olup olmadığıydı. Okuma yolculuğum sona yaklaştıkça iyiden iyiye tek bir şeyi düşünür oldum; okuma hayatımın başlarında beni derinden sarsan Kürk Mantolu Madonna’yı ilk kez bu kadar hatırlatan bir romanla karşılaşıyor oluşumu. Ardından düşündüm. Acaba Sabahattin Ali Almanya'ya okumaya gittiği yıllarda bu kitabın Almanca çevirisi eline geçmiş, okumuş ve daha sonraları yazacağı bir romanı için içeriğinden, bir romanı için de adından esinlenmiş olabilir miydi? Bu ihtimal, kitabı bitirdikten sonra zihnimde dolaşıp duran bir soru olarak kaldı. *** Raymond Radiguet’in ölümünden önceki hâlini ise Jean Cocteau şöyle anlatır: «9 Aralık günüydü. “Dinleyin, size korkunç bir şey söyleyeceğim,” dedi bana. “Üç güne kadar, Tanrı’nın askerlerince kurşuna dizilmiş olacağım.” Gözyaşlarından boğulduğum hâlde, bir sürü birbirini tutmaz şeyler bulup söylüyordum ona. “Sizin haberleriniz,” diye sürdürdü konuşmasını, “benimkilerden daha az önemlidir. Emir verildi. Emri duydum.“ Nice sonra yine: “Ortalıkta dolaşıp duran bir renk ve bu rengin içinde gizlenmiş kimseler var,” dedi. “Onları kovalım mı,“ diye sordum. “Kovamazsınız, çünkü rengi göremiyorsunuz,” yanıtını verdi. Sonra daldı, karanlığa gömüldü. Dudaklarını kıpırdatıyor, adlarımızı söylüyordu; bakışlarını şaşkın şaşkın, annesinin, babasının, ellerinin üzerinde gezdiriyordu.» ~~~ Zaman zaman yaptığım gibi bu romandaki karakterleri de Chatgpt’den eldeki betimlemeler ışığında resmetmesini istedim ve ortaya şu sonuçlar çıktı: François: resmim.net/cdn/2026/02/16/... Marthe: resmim.net/cdn/2026/02/16/... Jacques: resmim.net/cdn/2026/02/16/...
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanRaymond Radiguet · Can Yayınları · 1989299 okunma
·
35 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.