Gönderi

Bir Varoluş Ormanında Üç Yabancı!
9/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 11:30
Kitap okumak bir ormanda yürümeye benzer. Karşına kuş mu çıkar aslan mı; yol mu biter önce, yoksa gökyüzü mü? Okudukça anlaşılır. Varoluşçuluk da tam olarak bu ormanda insanın kendisiyle baş başa kalması, kendi anlamını bulma arayışıdır. İnsanın tek başına çıkacağı bir yol, kendi pusulasını üreteceği ve engelleri tek başına aşacağı sancılı bir süreçtir. Martin Eden, Jack London'ın kaleminde işte bu ormana daldı. Girdiği o karanlık ormanda kaybolan, kaybolduğu yerden kendine yepyeni bir yol açan ve o yolda tökezlese de kalkmasını bilen birine dönüştürdü kendini. Kendi öyküsünü kendi yazdı. Ancak edebiyatın bu tekinsiz ormanında yürürken, Martin Eden’in adımları bana başka tanıdık patikaları, başka başkaldırıları ve dönüşümleri hatırlattı: Albert Camus'nün Meursault'sunu (Yabancı) ve Franz Kafka'nın Gregor Samsa'sını (Dönüşüm). Bu üç karakter, ilk bakışta farklı dünyaların insanları gibi görünse de, varoluşun o çetin ormanında aynı acımasız avcıyla karşılaştılar: Toplumun ta kendisiyle. Kimisi olmak istemediği birine dönüşür; onun altında ezilir, yok sayılır ve kendi ailesi tarafından bile bir böcek gibi süpürülüp atılır. Tıpkı Gregor Samsa'nın başına gelenler gibi. O, sistemin çarkları arasında ezilen ve işlevini yitirdiğinde toplum dışına itilen bireyin en somut halidir. Kimisi de olduğu gibi kalmakta diretir ama toplum onu zorla kendi kalıplarına sokmaya çalışır. Toplum, anlayamadığı ve kendi sahte ahlak ölçülerine uyduramadığı insanları aşağılar, hor görür ve yargılar. Erdemi, kendi sığ kalıplarından ibaret sananlar; Meursault'u sırf onlara benzemediği, sahte gözyaşları dökmediği için giyotine gönderir. Martin Eden ise bu ormanda kendi iradesiyle kendini var etti. Entelektüel bir aydınlanmayla burjuva ahlakının, o çok özenilen sınıfının zirvesine tırmandı. Ancak o zirvede bulduğu şey; Meursault'u yargılayan, Samsa'yı tiksintiyle ezen o aynı ikiyüzlü, sığ ve şekilci toplumdu. Martin Eden kendini aradı, kendini buldu ancak vardığı o aydınlık sandığı sonuçta insanların acımasız, sahte yüzleriyle karşılaştı ve büyük bir hiçliğe düştü. Sonuç olarak Martin Eden, Gregor Samsa ve Meursault... Biri kendi emeğiyle yücelip toplumun sahteliğinde boğuldu; biri fiziksel bir dönüşümle toplumun dışına itildi; diğeri ise toplumun kurallarına oynamayı reddettiği için yok edildi. Üçü de kendi varoluş ormanlarında yollarını bulmaya çalışırken, toplumun o dar ve anlayışsız duvarlarına çarparak aynı trajik kaderi, "yabancılaşmayı" paylaştılar.
Duygu ve Düşünce
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma
·
1.763 Gösterim
6 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Normalde okuyacağım kitapların incelemelerini çok okumak istemiyorum bir kalıp oluşturmaması adına ancak incelemeye başladığınız paragraf okutturdu bütününü. Kaleminize sağlık, çok güzel bir analiz olmuş. 👏🤌💫
Derviş Cegerhat İLHAN
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim. Özlem Koyun :)) Memnun ettiniz.
Enfes bir inceleme 👌Üç karakter arasındaki benzerlikler, tespitler harika olmuş. Kalemine sağlık 👍
Derviş Cegerhat İLHAN
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim 🙏
Derviş Cegerhat İLHAN
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim. 🙏
Çok güzel bir bakış açısıyla yazılan bir inceleme olmuş. Martin eden okurken ;spoiler yiyip kitaptan öncesinde keyif alamadım .Lakin bazı kitaplar var ki değerini sonra anlıyorsunuz ,bu kitap benim için de öyle oldu. Dönüşümdeki Samsa da ,Yabancıdaki Mersaultta, bu kitaptaki Martin de işi bitince köşeye atılan insanlar gibi değersiz hissettirildi. Ormanda gezerken hain tilkiye rastladılar bir bakıma... Çok güzel bir inceleme ellerinize sağlık.
Derviş Cegerhat İLHAN
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim. 🙏
Beğenerek okuduğum ve asla unutamadığım üç kıymetli yazını, bir çırpıda yad etmiş oldum..kaleminize sağlık🌾
Derviş Cegerhat İLHAN
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim. 🙏
Reklam
Üç roman kahramanının karşılaştırılması nefis olmuş. Kaleminize sağlık 📚