Gönderi

Yarattın Ama Neden Sevmedin?
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 12:21
Bazı hikâyeler tek bir yerden okunmaz. Frankenstein tam olarak böyle bir metin. Onu yalnızca bir korku hikâyesi olarak görmek mümkün. Bilimin sınırlarını zorlayan bir deney olarak okumak mümkün. Ölümsüzlük arzusunun trajedisi olarak görmek de mümkün. Ama hangi kapıdan girilirse girilsin, içeride karşılaşılan şey aynı: yaratılmış bir varlığın, onu var eden güce yönelttiği derin bir serzeniş. Filmle kitabın tutunduğu ortak nokta “yaratık”ın doğuşu. Fakat kitapta mesele yalnızca o an değil; yaratımın sorumluluğu. Victor’un korkusu ve kaçışı kadar, yaratığın adım adım bilinç kazanışı da metnin asıl omurgası. Ateşi keşfetmesi, doğayı çözmesi, insanları gözlemleyerek insanlığı öğrenmesi… Bu süreç sadece bireysel bir gelişim değil, insanlık tarihinin hızlandırılmış bir özeti gibi. Üstelik bu gelişim, Mary Shelley’nin özellikle seçtiği metinlerle derinleşir: Volney'nin Yıkıntılar, Plutarkhos'un Hayatlar VI Perikles - Fabius Maximus'ı, Genç Werther'in Acıları ve Kayıp Cennet yaratığın zihinsel inşasının parçalarıdır. Bu atıflar tesadüf değildir; yaratığın bilinci büyük metinlerle şekillenir. Tarihi, erdemi, kahramanlığı, umutsuzluğu ve düşüşü bu kitaplar üzerinden öğrenir. Böylece o sadece fiziksel olarak değil, düşünsel olarak da “inşa edilir”. Metnin en çarpıcı yanı şu: Yazar, insanın Tanrı’ya söyleyemediklerini doğrudan söylemez; sanki yaratığın ağzından söylettirir. Bu, açık bir meydan okuma değil, ama güçlü bir yankıdır. “Yarattın ama neden sevmedin?” sorusu yalnızca Victor’a yöneltilmiş değildir; daha yukarıya doğru uzanan bir imadır. Yaratmak kudret olabilir, fakat sevmeden yaratmak trajedidir. Filmi önce izledim. Bu yüzden metni okurken farkları özellikle ayırt etmeye çalıştım. Film görsel olarak etkileyici; müzik, atmosfer ve korku estetiği yoğun bir biçimde kurulmuş. Yazarın kitabın sonunda anlattığı o karanlık, ürkütücü imgeyi sinema somutlaştırmış gibi. O görsel dehşet filmde yerini buluyor. Fakat kitapta yaratığın iç dünyası çok daha güçlü. Onun yalnızlığı, kıskançlığı, aidiyet arayışı ve bilinç sancısı metinde çok daha derin. İki ayrı deneyim yaşadım. Kitap felsefi ve psikolojik olarak doyurdu. Film ise görsel bir yoğunluk sundu. Aynı hikâyenin iki farklı yüzü gibiydi. Sonuçta Frankenstein benim için bir “canavar” hikâyesi değil. Bir “yaratık” (yaratılan) hikâyesi. Ve daha da önemlisi, yaratıcı ile yaratılan arasındaki kopuşun hikâyesi. Sonunda geriye tek bir soru kalıyor: Yaratıcı olmak mı daha ağırdır, yoksa yaratılmış olmak mı?
FrankensteinMary Shelley · Bilgi Yayınevi · 202021,7bin okunma
··
10 +1'leme
·
3.124 Gösterim
7 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok güzel bir inceleme olmuş listemde okunmayı bekliyor bu yorumla öne geçmiş oldu 😊
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim ☺️ 🙏. Süper tetikleyici oldu😄
En sevdiğim kitaplardan biridir. Üstelik de yüz yıla yakın bir süredir sinema sektöründe çeşitli uyarlamaları yapılmıştır. Bazen direkt olarak bazen de yan hikaye olarak. Bir çok kişi 2025 yapımı olan filmi çok beğenmiş ama ben o kadar beğenmedim. Hikayeye fazlaca eklemeler veya hikayeden çıkarmalar yapılmış, olmayan karakterlere yer verilmiş. Benim favorim 1994 yapımı olan film. Asıl hikayeye bağlı kalınmış ve oyuncular çok başarılı. DeNiro nun da yaratığı oynadığını vurgulayayım. :)
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Katkınız için çok teşekkür ederim😊. Ben yalnızca 2005 yapımını izledim ve oldukça etkileyici bulmuştum. Kitaptan biraz daha bağımsız ilerlemesine rağmen bende güçlü bir etki bıraktı. Sanırım bunda önce filmi izleyip sonra kitabı okumamın da payı var. Kitapta ayrı bir duygu, filmde ise bambaşka bir atmosfer yaşadım; bu yüzden aralarındaki farklılıklar beni çok rahatsız etmedi. Ama açıkçası bu hikâyenin başka bir uyarlamasını tekrar izler miyim emin değilim. Robert De Niro’yu çok seven biri olmama rağmen, sanırım benim için o sayfa şimdilik kapanmış gibi.
Filmi etkileyici bulmuştum ve kitabını da fazlaca merak ediyordum. Yorumunuzla merakım iyice arttı. Emeğinize sağlık hocam 😊📚✨
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim😊🙏. Filmi etkileyici bulduysanız kitabı da farklı bir derinlikle okuyacağınızı düşünüyorum. Umarım sizde de düşündüren ve sarsan bir iz bırakır. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Filmi beni aşırı etkilemişti. Kitap hakkında yorumlarınızda bir o kadar güzel olmuş. Emeğinize sağlık. 😇
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Güzel sözleriniz için teşekkür ederim😊🙏. Ve evet, film gerçekten çok güçlü bir etki bırakabiliyor. Aynı şekilde kitap da insanın içinde sağlam bir iz bırakıyor.
Çok duygusal biri olduğum için film benim ruhumda fırtınalar estirdi. Keşke hep orman cini olarak kalsaydı. Film aşırı doyurucu ama bu hikayenin anlatıldığı kitap kesinlikle muhteşemdir, buna da eminim.Zaten sizin incelemeniz merak duygusunu tavan yaptırıyor. Son bölümdeki dialog içimdeki yağları eritti . Soruya gelirsek yaratılmış olmak daha zor her zaman çünkü burada ve gerçek hayatta hiç birşey bize sorulmuyor. Ama her insanın hayata gelişinin farklı bir amacı var ;Frankensteinın bile, çünkü annesiyle ilgili olan acısını aşamayacaktı belkide ...
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim, katkınız için de ayrıca teşekkür ederim😊🙏. Güzel bir noktaya değinmişsiniz. “Keşke orman cini olarak kalsaydı” düşüncesi aslında küçük bir paradoks barındırıyor. Çünkü yaratık o masum hâlinde kalsaydı muhtemelen bu hikâye de hiç doğmayacaktı. Trajediler bazen hikâyelerin doğum yeridir ve Frankenstein da tam olarak böyle bir hikâye. Bir bakıma her şey olması gerektiği gibi oluyor. Hayatta da, hikâyelerde de “keşke”lere pek yer yok. “Yaratılmış olmak daha zor” düşüncenize de bir yerde katılıyorum. Çünkü yaratılırken kimseye sorulmuyor; biri arzuyla yaratırken diğeri arzusuz bir şekilde yaratılmış oluyor. Ama yine de Victor’un yaratıcı olarak taşıdığı yük ve çektiği sıkıntılar da bambaşka bir taraf. O yüzden bu soru biraz ucu açık kalıyor. Eğer bir gün kitabı da okursanız bu soruların çok daha derinleştiğini göreceğinize inanıyorum.
Reklam
Kaleminize sağlık hocam. Kitabın konusu merak uyandırdı. Önce kitabı mı tavsiye edersiniz yoksa filmi mi 😊
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
İlknur Rica ederim ☺️. Umarım keyifli bir süreç olur.