Asırlar geçsede,suretler değişsede,insanoğlu Şaşırtmıyor
10/10
·105 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 09:05
Öncelikle belirtmek isterim ki sadık hidayet”le geç karşılaştığım için büyük bir utanç duyuyorum ..! Sadık Hidayet’in kaleminde sadece bir karakterin değil, çürüyen bir zihniyetin portresine dönüşüyor; öyle ki Hacı Ağa dediğimiz karakter ,bir insan olmaktan çok, korkularıyla şekillenmiş, çıkarlarıyla beslenmiş ve her döneme göre kabuk değiştirmeyi marifet sayan bir düzenin ete kemiğe bürünmüş hali gibi duruyor karşımızda. Hidayet burada klasik bir hikâye anlatmıyor aslında; bir dönemin ahlaki çöküşünü, bürokrasinin içten içe nasıl kokuştuğunu ve insanın güce taparken nasıl küçüldüğünü yüzümüze sert bir tokat gibi çarpıyor. Okurken insanın içine sinen o rahatsızlık hissi boşuna değil; çünkü Hacı Ağa’yı eleştirirken bir yandan da onun bizden ne kadar uzak ya da ne kadar yakın olduğunu sorguluyorsun. Adamın her fırsatta kendini kurtarma çabası, rüzgâr nereden eserse oraya savrulması, inançlarının bile çıkarına göre şekillenmesi… bunlar sadece bir karakter özelliği değil, bir toplum eleştirisinin en çıplak hali.dışarıdan bakınca sıradan bir tip gibi görünen Hacı Ağa, aslında insanın içindeki korkaklığı, ikiyüzlülüğü ve hayatta kalma içgüdüsünün yozlaşmış halini temsil ediyor. Ve belki de en çarpıcı gerçek şu: Hacı ağalar hiçbir zaman bitmez; her devirde, farklı isimlerle, farklı yüzlerle ama aynı zihniyetle yeniden çıkar karşımıza. Hidayet’in dili de buna hizmet eder gibi; süslemeden uzak ama her cümlesiyle içten içe kemiren, insanı rahatsız ederek düşündüren bir anlatım… Bu yüzden roman bittikten sonra geriye bir hikâye değil, bir yüzleşme kalıyor; belki de en ağır olanı şu: Hacı Ağa’ya kızarken, onun izlerini insan kendinde yakalayınca duyduğu o sessiz utanç. Sadık Hidayet Hacı Aga 1000okur
Edebiyat & Roman
Hacı AgaSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 20172,883 okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.