Kahramanın yitik umudunu bile umutla aradığına şahit oldum. Zaten ben ironi olarak aldım bunu. O kayıp olan şeyi kendi meşrebime göre düşündüm. İzlek oldukça sade olunca sanki farklı bir anlatım bekledim. Daha bir girift şeyler.
Mesela zaman atlamasını çabuk yaptığını düşündüm. Oysa umudunu yitirmiş bir insanın psikolojisini daha derin hissettirebilirdin. Bunun için mekanı daha farklı bir atmosfere sokabilirdin. O zaman da çok uzardı öykü ve okuyan olmazdı di mi? :)))
Bir de, her şey çok net olmuş. Okura pek bir şey bırakmamışsın. Geçen öykünün piyanosunu işlediğin yer mesela, "Tam çay bahçesinden kalkmak üzereydim ki, bir piyano melodisi çalındı kulağıma..." dediğin yer. "Çalındı kulağıma" demen şart mıydı?
Etkinliği çok önemsiyorum. Zaman buldukça da okuyorum. Kalemlerin her seferinde daha bir yetkinleştiğini fark etmek güzel.
Kalemine sağlık.