İÇİMDE YARIM KALMIŞ BİR KONUŞMANIN ÜZÜNTÜSÜ VAR!
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 09:00
Size de oluyor mu: Bir kitap okuyup, onu en derininizde hissettiğiniz fakat hissettiklerinizi kelimelerle ifade edemeyeceğiniz hissi? Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım. İşte bana tam olarak böyle hissettiren o efsane kitabı inceleyeceğim: Kürk Mantolu Madonna Bu, kitabı ikinci okuyuşum. İlk okuyuşum sanırım 8-9 yıl önceydi ve kitap o zamanlar çok etkilemişti. Fakat bu okuyuşumda fark ettim ki sadece aşk değil bambaşka şeyler de aldım kitaptan… İnsan psikolojisinin derinlerine indim Sabahattin Ali ile beraber… Önyargılarımı yıktım… Raif Efendi’ye kızdı, öfkelendi bir yanım; ama bir yanım da kıyamadı, kendini buldu onda… Maria’nın satır aralarındaki fikirleri, kadın-erkek ilişkilerine bakışı, kitabın anlatıcı karakterinin yaşadıkları üzerinden dönemin toplumsal eleştirisi… O kadar dolu dolu buldum ki kitabı, sadece aşk kitabı demek inanılmaz haksızlık bence. Kitabı hemen herkes okumuştur ya da konusunu bir yerlerden duymuştur diye düşünüyorum. Bu yüzden konusundan bahsetmeden, bende okurken uyandırdığı duyguları sizlerle paylaşmak istiyorum. Önyargı… Sizce de insanlara çok önyargı ile bakmıyor muyuz? İş arkadaşlarımıza, markette-sokakta karşılaştığımız insanlara ya da komşularımıza uzaktan bakarak onlar hakkında türlü türlü fikirlere kapılıyoruz çoğu zaman. Suskunluğunu kibir, nezaketini eziklik, giyinişini yobazlık, kullandığı kelimeleri cahillik olarak değerlendirdiğimiz oluyor. Halbuki bir insanı tanımak bu kadar basit değildir. O insanın iç dünyasını, zihninin içini, fikirlerini, görüşlerini bilmek; anlamaya, tanımaya çalışmak lazımdır. Fakat Gülten Akın ’ın dediği gibi: “Kimselerin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya…” İşte bizler de durup insanların inceliklerini, derinini görmek yerine; hızlıca yüzeysel olana bakıp geçiyor ve koskoca bir önyargıyla yaklaşıyoruz. Kitabın hemen başında; anlatıcının Raif Efendi’ye karşı nasıl önyargıyla yaklaştığını okuduğumda düşündüm bu yazdıklarımı… Geçmişte önyargıyla yaklaşıp tanıdıktan sonra yanıldığımı anladığım insanları hatırlattı bana. Bu arada önyargı sadece kötü olmak zorunda da değildir bence… Bir insanı doğru düzgün tanımadan onu çok iyi bir insan olarak kabul etmek de bir önyargı aslında… Ve de hayal kırıklığıyla gelen kırgınlığı da çok can yakıcı… Kitabı ilk okuduğumda Raif Efendi çok acıtmıştı içimi. Yalnızlığı, anlaşılamaması, kendini yaşadığı çevreye ait hissetmeyişi, çevresinin onu hor görüşü, tertemiz güzel sevgisi, aşk acısı… O kadar üzülmüştüm ki gözyaşlarımı tutamamıştım… Bu seferki okuyuşumda da benzer şeyleri hissetmekle beraber Raif Efendi’ye çok kızdığım yerler de oldu. Evet sevgisiz büyümüş olabilir, evet kendini çevresine ait hissetmiyor olabilir vs… Ama insan bir yerden hayata tutunmaya çalışmak zorunda diye düşünüyorum. Ne bileyim bir amacı, bir tutamağı olmalı insanın. Çevresine ait hissetmiyorsa onu değiştirmek için çabalamalı. Öyle oturup biri gelecek ve beni kurtaracak diye beklememeli… Çünkü bir insan sizi duygusal anlamda göklere çıkarabileceği gibi yerlere de çakabilir. Raif Efendi de bunu yaşadı… Maria’dan önce de sonra da hiç yaşamadı, sadece var oldu. Kısacası Raif Efendi’yi her şeye rağmen çok sevip üzülmekle beraber onun sağlıklı olmayan, kendine zarar veren, hastalıklı bir ruh haline sahip olduğunu düşünüyorum. Ama her ne kadar sağlıksız bir psikolojisi de olsa onun duyguları, hissettikleri inanılmaz etkileyiciydi ve bizdendi… Zaten yazar bize Raif Efendi’yi idealize etmiyor, böyle insanlar da var diyor; ruh halinin portresini çiziyor bir bakıma. Ve biz de o portredeki duygularda kendimizi buluyor, birçok paragrafında alıntısında kendimizle yüzleşiyoruz: Mesela ben “Hayatta hiçbir zaman kafamdaki kadar harikulade şeyler olmayacağını” iyice idrak ettim okurken.(s.51) Belki de çoğumuz kendimizi bildik bileli bütün günlerimizi haberimiz olmadan bir insanı aramakla geçiriyoruz ve insanlara ısrarla olduklarından başka gözle bakıp sonra da kalbimiz parçalanırcasına içerliyoruz.(.s.62,69) Eminim ki kimimiz Maria Puder gibi “Bütün tariflerin ve mantıkların dışında” bir aşk bekliyor; ne acı… (s.107) Çünkü sonra Raif Efendi gibi bir insana (genelde olmayacak birine) “hayata bağlandığımızdan çok daha kuvvetli bağlarla” bağlanabiliyoruz.(s.128) Ve sonra ayrılık geliyor ve ömrümüzün sonuna kadar “içimizde yarım kalmış bir konuşmanın üzüntüsü” ile yaşamak zorunda kalıyoruz. (s.141) Hepimizin “Neden hala yaşıyorum?” (s.146) diye acı bir hisle uyandığı sabahlar muhakkak olmuştur. Ve yine Raif Efendi gibi “Dünyada tek bir insana inanmış, o kadar çok inanmışızdır ki; ona olan kırgınlığımız adeta bütün insanlara dağılmıştır. Ve biz bu duygulardayken onun hayatına devam ettiğini, bizi unuttuğunu düşünüp büyük bir infial duymuşuzdur” muhakkak.(s.149) Ve sonunda “ruhumuzu bulunmayacak bir yere saklamayı” tercih etmişizdir…(s.160) İşte bunlar ve daha bir sürü paragraflar ve alıntılarla her satırında kendimizi bulduğumuz bir kitap Kürk Mantolu Madonna… İşte o yüzden bu kadar seviliyor, bu kadar ağlatıyor herkesi… Raif Efendi’nin ruh hali bütüne baktığımızda evet sağlıksız bence ama sağlıksız da olsa bu duygular fazlasıyla gerçek ve de hayattan. Zaten bunları yaşayıp ders alarak büyüyoruz, olgunlaşıyoruz hayat yolunda… Bu arada sadece aşk anlamında değil, bazen Maria’nız sevgi görmediğiniz anneniz, babanız ya da çok değer verdiğiniz bir dostunuz da olabilir. Okurken herkes kendi Maria’sını düşünüyor, edebiyatın güzelliğinden biri de bu zaten… Maria Puder… Edebiyatımızın en özgün, en unutulmaz kadın karakterlerinden birisi bence. Özgürlüğü, adeta onun varoluş sebebi ve özgürlüğünü kaybetme korkusu yüzünden kimseye bağlanamayan birisi… Onun kitap boyunca fikirleri muazzamdı. Erkeklerin çoğu zaman kadınları nasıl nesneleştirerek ‘sevdiğini’ kitap boyunca mükemmel yansıttı. Üstelik bunları yazan erkek bir yazar. Sabahattin Ali ’ye bir kez daha hayran kaldım bir erkek olarak böyle empatik düşünüp konuyu böylesine güzel işlediği için. Ve her erkeğin aynı olmadığını, Maria gibi bir kadının bile o sert duvarlarını yıkabilecek kadar güzel seven Raif Efendi gibi erkeklerin de olabileceğinin mesajını vererek yazarımız erkek okurlarının da gönlünü alıyor. :)) Bu kitap için ne desem az. Daha neler neler var içimde fakat hissettiklerimin tümünü kelimelerle ifade edebilecek kadar yeteneğe sahip değilim maalesef. En iyisi siz kitabı okuyup ne demek istediğimi kendiniz anlayın. :)) Kitap ile, sevgi ile kalın. Görüşmek üzere…
Edebiyat
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,3bin okunma
··
1.627 Gösterim
6 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Neden bir klasik olduğunu her çağda kanıtlayacak bir eser bırakmış yazar... Gerçekten muhteşem bir anlatım, hiç duygu sömürüsüne girmeden tüm çıplaklığıyla anlatıyor hikayesini... Ve bana da "Ah Maria Puder" demek kalıyor. :)))
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Çok güzel ifade ettiniz.. Gerçekten de duyguyu sömürmeden ama inanılmaz duygu yüklü bir anlatımı var. Nasıl başarmış bunu yazar diye düşünüyor insan; ustalığından tabii ki diye yanıtlıyor sonra… Keşke daha uzun yaşasaydı da çok daha fazla eser verebilseydi. Teşekkür ederim vakit ayırıp incelememi okuduğunuz ve güzel yorumunuz için. 🙏🍀
Önyargı konusunda çok konuşuyorum ve düşünüyorum bu aralar özellikle nazikligi eziklik ve bilgisizlik sanıyorlar ya garip bir dünya Katılıyorum Raif efendi bir yerden tutunmali ve ailesine bunu yaşatmaliydı dik duramadı ve sevgi göstermedi kimseye Bir ara bu kitap çok popülerdi 3,4 sene önce bunu yayında tasıyan kendini entel dantel sanıyordu arada ufak bir ayrıntı var okuyan değil taşıyan Kadıköy'de her masada bu kitabı görüyordum iki sayfa okuyup beklemeye devam ediyorlardı Kitap ucuz ve sağlam ya temeli popüler kültüre kurban etmeye çalıştılar ama olmadı tabii bu kitap hep popüler kalacak çünkü çok iyi Eline , zihnine , yüreğine sağlık kankacım bir çırpıda okudum incemeleni
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Maalesef öyle insanlar garip. Nezaket incelik birçok kişinin anlayamadığı olgular. 😔 Ahahahha çok doğru diyosun bir ara aşırı popülerdi, bu kitapsız kahve içmek yasak gibi bi şeydi 😂 Dediğin gibi ama kitap o kadar sağlam ki hiçbir şey sarsamadı gücünü. Teşekkür ederim kankacım vakit ayırıp okuduğun, paylaştığın ve güzel yorumun için. 🙏📚✨
Okuduğumda benim de yüreğime dokunan bir kitap olmuştu. İncelemen tekrar okuma isteği uyandırdı. Kalemine, yüreğine sağlık ♥️🫶🏻
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Biliyorum senin de bu kitabı ne kadar çok sevdiğini 🙏🌸 İlk fırsatta yeniden oku mutlaka 🤍 Teşekkür ediyorum yorumun için 💖
Bi daha mı okusam:) İlk okumada fazla bir derinliği olmayan bir aşk hikayesi demiştim.. bayağı uzun inceleme yazmışım:) #64168345
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Ahaahhahahahah çok güldüm incelemenize 😂 Bence siz muhakkak bir daha okuyun 🤭
Biz grupça okuyup, Raif efendiye çok kızmıstık. Kitapların ikinci kez okunması hissi çok güzel, çok farklı hissettiriyor, yüreğinize sağlık.
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Kesinlikle çok farklı bakış açıları kazandırıyor ikinci kez okumak. Ahh Raif efendi 🤭 Çok teşekkür ediyorum yorumunuz için 🌸