Gönderi

Hamza, demek sevgilisi, Meryem, demekti. Meryem, Hamza‟nın hayatından çekilirse, o, bir ceset gibi cansız, manasız ve ifadesiz kalırdı. Onun bütün varlığı Meryem‟den ibaretti.
Alıntı
·
119 Gösterim
2 Yorum
Hamza, için, şerefleri, kıymetleri, ihtirasları ile saltanatlanmış hayatı, Meryem, olmasa, manasız bir yükten başka ne olabilirdi? Hamza, muhitini çevrelemiş olan hasut, samimî takdirkâr hasılı her türlü insanlardan kaçmak, uzaklaşmak, ona, sevgilisine, hep ona, her zaman ona müteveccih olmak istiyordu.
Hamza‟nın Meryem‟e olan gönül bağı, hayatının temerküz [bir yere toplanma; merkezleşme, birikme. ] ve istinat [dayanma, güvenme. ] noktası idi. Meryem, onun için kalb gibi idi, malik olduğu diğer kıymetler ise birer cüz gibi idiler. Bu kalb dursa, diğer bütün uzuvlarda birer birer çürümeye mahkûm olmayacaklar mıydı ?
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.