Bir Macera Üstadı Alexander Dumas
9/10
·1102 syf.··
2026 15. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 07:13
Büyük Macera romanı yazarı Dumas'nın yine büyük maceralarından sonuncusu, tamamlamaya ömrünün yetmediği ve ölümünden 135 yıl sonra Dumas araştırmacısı Claude Schopp tarafından bulunup Dumas'nın kendi notlarından yola çıkarak olası bir son yazdığı bölümleri de içeren ama yine de tamamlanmamış, eksik kalmış ve bu şekilde yayınlanmış son büyük macera romanı. Kitabı bitirdikten sonra yaptığım araştırma ile öğrendiğim kadarıyla bir üçlemenin son kitabı olan bu kitap serinin ilk 2 kitabı "Beyazlar ile Maviler" ile "Jehu'nun Yoldaşları" ne yazık ki Türkçe'ye çevrilmemiş. Zaten 300'e yakın kitap yazmış bu dehanın çok ama çok az kitabı dilimize kazandırılmış olması büyük bir eksiklik. Yine de kitabı okurken "Beyazlar ile Maviler" ve "Jehu'nun Yoldaşların"da ne anlattığına dair bir fikir oluşturmamı sağlayan bölümler vardı ve asla bir başka kitabın devamıymış gibi hissettirmedi. "Beyazlar ile Maviler" kitabının ismi Napolyon'un direktuvar hükümetini 18 Brumaire darbesi ile yıkıp birinci konsül olarak Fransa yönetimini eline aldıktan sonra Cumhuriyetçiler ve Kralcılar arasında süren iç savaşta Kralcıların giydiği Beyaz üniformaları ile Cumhuriyetçilerin giydiği Mavi üniformaları temsil ederken, "Jehu'nun Yoldaşları" ise Fransız devrimi sonrası Cumhuriyetçilerin yönetimi ele geçirmesi sonrası Krala sadık asilsazelerin Cumhuriyetçi Jakobenlere karşı kurduğu ve Napolyon döneminde de faaliyetlerini devam ettiren, genellikle Cumhuriyetçi hükümet kaynaklarını taşıyan posta arabalarını hedef alan ve ele geçirdiği altınları Kralcıların mücadelesi yolunda kullanmayı hedef edinmiş bir yeraltı örgütünü anlatıyor. Tüm bu bilgilere rağmen yine de benim gibi kronoloji takıntısı olanlar için İngilizceleri veya Fransızcaları yeterli ise bu kitaba başlamadan diğer 2 kitaba da göz atmalarını tavsiye ederim. Gelgelelim bizim kitaba; Daha önce Dumas ile tanışmadıysanız bilmeniz pek olası değil ama ve bu kitap ile de Dumas ile tanışmanızı da istememekle birlikte bir Dumas kitabında olması gereken ne varsa hepsi bu kitapta da mevcut ve benim en sevdiğim yönünü de oluşturan kitaplarının bu içerik kısmı zaten onu dünyanın en büyük macera romanları yazarlarından biri yapıyor. Tüm iyi meziyetleri kendinde toplamış genç, güçlü, yakışıklı, cesur, kibar, merhametli, eğitimli, zengin, yetenekli, kültürlü, sadık, mütevazı vs. vs. saymakla bitmeyecek özellikleri olan, tam bir şövalyevari baş karakterimiz tabiki başından ümitsiz bir aşk serüveni, destanlara layık bir intikam hikayesi ve Fransa, İtalya, Hindistan, Okyanuslar ve birbirinden farklı coğrafyada geçen sayısız heyecan verici macera, yolculuklar ve kara ile deniz savaşları eksik olmaz. İşte Dumas'nın yarattığı sihir böyle insanı etkisi altına alıyor zaten ve hikaye akıp gidiyor. Ama benim Dumas'yı sevmemin bir başka sebebi ise tarihi kurguyu arka planda her zaman işliyor olması. Çoğunlukla Üç Silahşor ve Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım) gibi kitaplarında da olduğu üzere 16. Ve 17. Yüzyıl döneminde geçen ve bu dönemin siyasi iklimini arka plana alan kitaplar yazmış olsa bile bu kitabında kendi yaşadığı yıllara yakın 18. ve 19. Yüzyılın tarihi olaylarını temeline alıyor. Hangi zamanı işlerse işlesin bir yandan tarihi olayları farklı bir kurgu ile aktarırken bir yandan inanılmaz keyifli bir maceranın içinde yolculuk ettiriyor insanı. Eee daha ne olsun bir kitabı güzel yapmak için değil mi? Yalnız, bu kitabın 1102 sayfalık yolculuğu yazarın ölümü sebebiyle tamamlanmamış ve benim kendi tahminlerime göre yazarın bitirmek istediği yere getirmesi için en azından 400-500 sayfaya daha ihtiyacı varken çok erken yarıda kalmış bir kitap olarak, bittiği zaman damakta buruk bir zevk bırakması kaçınılmaz oluyor. Çünkü 1102 sayfa ilmek ilmek işlediği her hikaye hiçbir yere bağlanmadan bir anda bitiyor. Napolyonun tahta çıkışı ve imparatorluğunu ilan edişi dönemini ele alan bu kitapta karakterimizin Napolyon ile inişli çıkışlı olan hikayesinden tut umutsuz aşk serüvenine kadar, çıktığı intikam yolculuğundan tut Fransa-İngiltere savaşlarına kadar hiçbir hikâye tamamlanmadan kitap bitiyor. Tüm bunlara rağmen sizi öyle içine alıyor ki kitap iyi ki okudum demekten kendinizi alamıyorsunuz. Aynı zamanda kitap çok fazla tarihi olaya ve karaktere ev sahipliği yapıyor. Neredeyse dönemin tüm -tek tek ismini burada veremeyeceğim kadar uzun- kalburüstü kişilerine yer veren kitapta sadece Fransız değil aynı zamanda İngiliz, İtalyan ve diğer milletlerin de tarihinde yer etmiş kişileri karakter olarak görmek mümkün. Hatta Napolyonu Akka'da durdurmayı başaran Cezzar Ahmet Paşa'nın ve Dönemin Osmanlı Sultanı III. Selim'in ve Annesi Mihrişah Valide Sultan'ın isimleri bile zikrediliyor. Kısacası 1799-1806 arasında Fransa ve Napolyonun başrol oynadığı Avrupa tarihinde geçen ve neredeyse tüm önemli olaylara değinmeyi başaran aynı zamanda bizi kendisine bağlayan ve etkisi altına alan hikâyesi olan bir baş kahramanın sürükleyici öyküsünü anlatan bu kitap okunmaya değer bir başyapıt. Gönül isterdi ki bu kitabı Dumas bitirmiş ve kahramanımızın yolunu sonlandırmış olsun ama bitirmeye ömrü yetmemiş. Bu haliyle bile ders niyetine okutulabilecek bir eser çıkardığı için kendisine müteşekkir olmamak elde değil. Edmond Dantes ve D'Artagnan gibi muhteşem kahramanların yanına Hector de Sainte Hermine'i eklediğin için teşekkürler Dumas.
Edebiyat
Sainte-Hermine ŞövalyesiAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2016406 okunma
·
730 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İnceleme,kitabı okumaya teşvik eden bir inceleme olmuş.👌Ancak ,Yazının neredeyse tamamı olay örgüsünü özetlemekle geçiyor, bu da metni bir 'kitap değerlendirmesinden' ziyade uzun bir 'özet metni' konumuna düşürüyor.İncelemede karakterlerin psikolojik derinliği, yazarın dili, anlatım teknikleri veya edebi üslubu hakkında tek bir kelime yok bunları da beklerdim.Başyapıt olarak nitelendirirken aynı zamanda sonunun hiçbir yere bağlanmadığını, karakter yolculuklarının yarım kaldığını ve kurgusal olarak eksik olduğunun ifade edilmesini ciddi bir çelişki oluşturmuyor mu? Kitabı okumadım evet ama döneme yazara hakim biri olarak ve kitabın münazarasına katılmış biri olarak bunları diyebilirim.
Mahmut
Gönderi Sahibi
Lale o zaman şöyle söyleyeyim Lale Hanım; İncelememde Dumas'nın üslubunu tarihsel olayları arka plana alan, boşlukları kendi kurgusu dolduran, epik bir anlatıya sahip, sürükleyici ve genellikle sözlü edebiyatta karşımıza çıkan inanılması güç özellikleri olan kahramanları yazılı edebiyata ustaca yediren, sürükleyici ve gizemli bir üslub bulduğumu daha sade sözlerle açıklamıştım. Aynı zamanda diğer kitaplarından alışık olduğum için bu kitabı nereye vardırmaya çalıştığını tahmin ettiğimi ve bununla beraber mükemmel bir okuma deneyimi sunduğunu da eklemiştim. Napolyon Bonaparte,Joachim Murat, Charles-Maurice de Talleyrand, François-René de Chateaubriand, 14., 15., 16. Louisler ve Louise Philippe,Joseph Fouché, Eugène de Beauharnais, George Cadoudal, Jean Victor Marie Moreau, Jean-Charles Pichegru, yazar Victor Hugonun babası Joseph Léopold Sigisbert Hugo ve kendi babası Thomas-Alexandre Dumas gibi daha birçok Fransız tarihi için önemli isimlerin yanı sıra İngiltere Kralı IV. George, Admiral Horatio Nelson, Napoli kralı Joseph Bonaparte, ünlü korsan Robert Surcouf , Ünlü Haydut Fra Diavolo olmak üzere saymadığım daha nice tarihi karakterin dahil olduğu ama bunları sadece alt metin olarak vermiş esas rolü zekası, bilgisi, gücü, yeteneğiyle ve imkansız aşkı, form değiştiren intikamı ile tüm olayları kendinde bağlayan Hector de Sainte Hermine'e yani Saint-Hermine Kontuna bağlayan bu anlatım başyapıt olmayı sırf bu tasarısı yarım kaldı diye hak etmediğini düşünmediğim için Başyapıt olarak adlandirdım. Aynı zamanda karakterin hikayesinin yarım kalmış olması, onun babasının kellesinin alındığı 16 yaşından 28 yaşında Trafalgar muharebesinde Ünlü Admiral Horatio Nelsonu öldüren adama dönüştüren bu 12 senede yaşadığı sayısız macera ile karakter gelişimini mükemmel işlediği gerçeğini değiştirmiyor. Yani kısacası dili akıcı, arka planı şahane bir tarihle dolu, çok iyi kurgulanmış karakterler ve olay örgüsü bulunan aynı zamanda tüm karakterlerin muhteşem bir gelişim gösterdiği yalnızca yazarın hastalığından dolayı tamamlayamadığı bu eseri ben gayet başarılı buluyorum. Okuduğunuz zaman tüm karakterler ve olaylar üzerine tartışabilmeyi dilerim. Teşekkür ederim ☺️
Kalemine sağlık,🪷 yine dolu dolu bir inceleme olmuş. Kitapla ilgili bilmediğim ayrıntıların yanı sıra yazar hakkında da yeni şeyler öğrenmiş oldum. Okurken keyif aldım. Yeni incelemelerini vê paylaşırsan yazınını aynı keyifle okumak dileğiyle. Eline emeğine sağlık. 🍀🙏🏻
Mahmut
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim ☺️ yine teşvik edici cümlelerin ile harekete geçiren bir yorum yapmışsın. Seni haklı çıkarmak dileğiyle tekrardan güzel kelimelerin için teşekkür ederim ☺️