"Kim bilir daha kaç kış görürdü bu kentin sokaklarında." Çok karamsar bir giriş... Sevdim mi? Tabii ki. :) Sever içim böyle karanlıkları.
Baştan sona bir takip, baştan sona merak ve 'ee şimdi nolcak' hissi ile kopukluk yaşatmayan bir olay örgüsü. Biraz Türk filmi romantizmi, öz mitolojimizden ve tarihimizden harmanlanmış bize has bir hava... Kaderin cilvesinin kitap sonu dokunuşu ve son.
Özgün mizah anlayışı olan karakterler kitaplarda favorimdir; neydi o söz, 'inceyi görmek'... hani bir değil iki değil her karakterin ayrı ayrı, farklı açılardan inceyi gördüğü ve nev'i şahsına münhasırlıklar... Keşke seri olsa da ikinci üçüncü kitabı okusak, bu karakterlerden uzak kalmasak dedirten bir içimizdenlik hissi verdi bana. Çünkü tadı Ateş , Su , Hava , Toprak dörtlemesi gibi geldi bana. Tabi ben böyle düşünürken yazarımızın bir ters köşesi ile karşılaşmadım değil. Ama söyleyemem başlarına gelenleri, okumanız lazım. :)
O zaman;
Keyifli okumalar. :)