Gönderi

FARELER VE İNSANLAR ARASINDA
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2017 73. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2017 10:52
YouTube kitap kanalımda Fareler ve İnsanlar kitabını çizimlerimle birlikte yorumladım : ytbe.one/HHo8Z-JgYzU Hepimiz hayalleri olan varlıklarız. Bazen gerçekleşmeyeceğini bildiğimiz halde yorulmadan hayaller kurmaya devam ederiz. Fakat zaten hayalin kelime anlamına baktığımızda da: "Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey." olarak bir açıklama görürüz. Biz canlı varlıklar, gerçekleşmesini özlediğimiz şeylerin hayalini kurarız. 1759 tarihinde doğmuş olan Robert Burns adlı İskoç şair "İnsanlarla fareler hiçbir zaman hayallerini gerçekleştiremezler." temasıyla "To a Mouse" adında bir şiir kaleme almış. Şimdi bu cümleden yola çıkarak ilk olarak 1937 tarihinde yayınlanan Fareler ve İnsanlar kitabına yaklaşık olarak 150 yıllık bir köprü kurmayı amaçladım. Farelerin hayali peynirdir, insanların hayali ise paradır. Kadınların hayali ise -en azından Amerikalı olanların- Hollywood'da bulunup sahne alabilmektir. Bu hayal edilen şeyler ise her zaman bir hayal döngüsünde kalır aslında. Fare peyniri bulunca daha çok peynir ister, insan da parayı bulunca daha çok para ister. Hatta bu duruma Amerikalıların bulduğu bir kelime bile var... Amerikan rüyası adında. Bu kitap da aslında tam olarak gayet yerinde bir Amerikan rüyası eleştirisidir. Ne fareler peynire ulaşabiliyor, ne de insanlar arzuladıkları paraya ulaşabiliyor... Kitapta fiziksel ve zihinsel özellikleriyle birbirine tam olarak zıt olan iki başrol kişi söz konusu. Bunlardan George adında olan mantığı, zekayı, zihinsel gücü, parayı, totaliterliği ve salt maddiyatı temsil ediyorken Lennie adında olan karakter ise duygusallığı, fiziksel gücü, sevgiyi, boyun eğmeyi ve salt maneviyatı temsil etmekte. Fiziksel olarak da George zayıf olan taraf, Lennie ise şişman olan taraf. Şimdi bu sıkıcı içerik detaylarıyla ulaşmaya çalıştığım bazı önemli noktalar var. 1763 yılında James Watt tarafından bulunan buharlı makinenin icadı Sanayi Devrimi'nin başlangıcı kabul edilir. Aslında bu devrim sayesinde bizden 200 yıl önce yaşayan insanların hayallerini şu an gerçekleşmiş olarak yaşıyoruz diyebilirim size. John Steinbeck'in de Fareler ve İnsanlar kitabıyla bize George ve Lennie karakterleri üzerinden bir metaforla tam da bu konuyla ilgili bir mesaj vermeye çalıştığını düşünüyorum. Sanayi Devrimi'nden önce Lennie'nin karakter özellikleri olan fiziksel güç dünyayı yöneten güçtü. Fakat Sanayi Devrimi'nin başlamasıyla birlikte artık fiziksel güç yerini George'un özelliği olan zekaya ve zihinsel güce bıraktı. Para her şeyin yerini aldı ve aşırı hızlı bir üretim süreci başladı. Kısaca zekanın fiziksel güçten daha etkili olduğu ve onun yerini hemen alması gerektiği geç de olsa anlaşılmış oldu. Aynı Fareler ve İnsanlar kitabının sonunda olan o olayın seslerini kitabın daha ilk sayfalarından duyabildiğimiz gibi. Bu kitapla birlikte sorgulamasını yaptığım bir başka nokta ise; geniş ve büyük halk topluluklarının sayıca ve hacimce küçük ama etkili devlet sistemleriyle olan etkileşimleriydi. Yani, aslında aynı Lennie ve George gibi tamamen birbirine zıt iki karakterin arasında geçen o atışmalar ve George'un her daim Lennie üzerinde totaliter bir hakimiyet sahibi olmasından bahsediyorum. 1902 tarihinde doğmuş olan Steinbeck'in, Sanayi Devrimi'nin sonuçlarıyla beraber büyüdüğü bir çağda, güncel siyasi ve ekonomik olayları bu iki karakter üzerinden kısacık ve oldukça yalın bir dille yazdığı bu kitapla çok başarılı bir şekilde anlatabildiğini düşünüyorum. Son olarak ise aklıma gelen bir başka şeyden daha bahsedeceğim. 1886 yılında Amerika'da yapılmış olan Özgürlük Heykeli'yle birlikte evrensel özgürlüğün temsili amaçlanmıştı. Hatta Özgürlük Heykeli'nin tacında bulunan 7 köşe, 7 kıtayı veya 7 okyanusu simgeleyen köşelerdir. Böylece evrensel özgürlük, hakların kısıtlanmaması gibi amaçlar hayal edilerek bu heykel inşa edilmiştir. İşte bu sebeple Özgürlük Heykeli'nin bulunduğu bir ülke olan Amerika'da kaleme alınan Fareler ve İnsanlar romanındaki karakterler de zencisinden kibirli beyazına, zeka olarak gerisinden fiziksel olarak ilerisine çeşit çeşit kişiyle doludur. Aynı dünyadaki bütün insanları temsil eder gibi sanki. Fakat Özgürlük Heykeli'nin amacının işlemediği bu çiftlikte insanlar bu heykeli bildiğiniz pompalı tüfeklerle ve Luger marka tabancalarıyla kovalıyorlardı! Eğer buraya kadar okuduysan bil ki seviliyorsun, keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,4bin okunma
··4 alıntı·
3 +1'leme
·
39,4bin Gösterim
18 Yorum
Çok teşekkür ederim😊🙏🏻 Sizin de emeğinize sağlık, her birimizin farkettikleri ayrı değer katıyor👍🏻
Incelemeniz tam da film eleştirisi gibi olmuş. Kurguyu anlatma amacı gütmeden, olaylara değinerek kitabın bizi düşünmeye sevk edeceği noktaları vermeye çalıştığı mesajları yazmışsınız. Ve bu noktada öncekilerden daha öznel diyebileceğimiz bir eleştiri olmuş. Biraz da kitaptan kaynaklı tabii. Söylediğiniz her cümle kitabın can alıcı birkaç cümlesinden biri olabilir. Fareler ve Insanlar'ı özetlemeye kalksak vücut betimlemeleri karakter betimlemeleri ve kurgu hakkında 4-5 cümleyle doyurucu bir özet yapabiliriz. Bu kitabın incelemesini yapmak bu yuzden hiç kolay değil. Tebrik ediyorum sizi. Incelemenizin içeriğine gelirsek ozellikle sanayii devrimi yorumunuz çok mantıklıydı, bir çiziminizde de George'un kalbinin yerindeki soru işaretiyle George'a öfkemi kamçıladınız -spoiler- Aslında kitabı okurken tüm kitap boyunca Lennie'ye sinirlenirdim çocukça bir zaafı yüzünden insan öldürmesi orantısız gücü bende hep Green Mile'daki John Coffey'i anımsatırdı. Ama kitabın sonunda George'un yaptığı tamamen ters köşeydi benim için allak bullak etmişti beni. Bu duyguyu tekrar yaşadım o çizimle. Eleştiriniz yine görsellerle güzel desteklenmiş titiz bir inceleme olmuş, elinize sağlık
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Eksik olmayın, tabii ki de devamı gelecek inşallah. :)
Oğuz hocam kaleminize sağlık öncelikle bu güzel ve emek verilmiş incelemenize bende ufak bir dipnot eklemek isterim umarım yanlış da anlaşılmam. Kitapta Lennie'nin fareleri çok sevdiğini ve beslediğini ama herseferin de istemeyerek de olsa öldürdüğünü hepimiz okuduk kitapta. Peki John Steinberck burada; bizlere verilen en büyük zararın genelde hiç beklemediğimiz kişilerden yani sevdiklerimizden geldiğini yada bizlerin sevdiklerimize istemeyerek de olsa bazen zarar verdiğimizi yada verebileceğimizi sizce de vurgulamamış mıdır ?
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Evet doğru hatırlıyorsunuz. :) Ben Lennie'nin köpeklere ve farelere duyduğu bu masum ama öldürücü sevgiyi salt maneviyat başlığı altında karşılaştırdım. Pek içerik bazından bir inceleme yapmak istememiştim. Değinmek istediğim konular karakterler üzerinden o çağın olaylarını karşılaştırmaktı. O zaman şöyle diyeyim ben sana : i.ytimg.com/vi/R54Qd7eoKqw/...
Şimdiye kadar bana en çok tesir eden bi kitab diye bilirim. En sonda Lennie’nin Georg’a söylediği masum,saf sözler ağlattı beni. Bence anlatılması çok zor, mümkünsü. Kitabı okuyup hislerin yaşanması gerek. Herkese iyi okumalar...
Bende bir gün bu yorum zevkine ulaşırım umarım insanın kendiyle konuşup tartışması gibi ne kadar güzel bir şey💯💯💯
Reklam
Benim aklıma okurken şu insanların istediğini öldürerek alma tutkusu da geldi. Mesela orada Lennie fareyi okşamak istiyor öldürüyor, yavru köpeği okşamak istiyor ,öldürüyor ya da kadının saçını okşamak istiyor öldürüyor gibi bizde de doğa da görülen gösterişli bir kürk istiyoruz öldürüyoruz, İşte bazı ihtiyaçlar için kağıdından kalemine, mutfak eşyasından herhangi bir ürüne kadar canlıları doğayı katlediyoruz yazar bunları da vurgulamak istemiş midir bilmem ama ben bunları da görebildim.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.