Gönderi

Puan vermedi·157 syf.··
2019 36. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2019 20:46
Sonunda tanıştık meşhur Ahraz ve yazarı Deniz Gezgin ile. Epeydir listemdeydi ya, bu aralar kitap siparişi vermek istemiyorum. Ankara Kitap Fuarı derdime çare oldu. Sel Yayıncılık’tan bir son dakika kararı ile Deniz Gezgin’in "Ahraz" ve Zeynep Kaçar’ın "Kabuk" kitaplarını edindim. Yazarın farklı bir tarzının olduğunu yapılan incelemelerden biliyordum. Yazarın önceki kitaplarından da az çok tahmin edebiliyorum "Ahraz" ın içeriğini. Hayvan Mitosları, Su Mitosları, Bitki Mitosları. Elbette bu kitapta da mitlerden bahsedecekti, bu kaçınılmaz. Okurlar sever mitosları ve kadim hikayeleri. Farklı bir çekiciliği vardır gizemli unsurların. Kitabın ismi de gayet çekici, kısa ve akılda kalıcı. Ahraz. Sözlük anlamı; sağır ve dilsiz. Bir kitap için çok iyi bir tercih. Bir okur sadece ismine bakarak bile tercih edebilir. Kitabın girişinde etkili bir giriş cümlesi ve mistik bir hikaye. Vaaaay.. Okurun beklentisini bir anda tavan yaptırıyor. Daha sonraki 10 sayfayı en az 3 kere okumuşumdur. Böyle bir 10 sayfa daha olsa kitabı bırakırdım. Hikayenin geçeceği mekan tanıtılıyor. Aslında söylenmek istenen birkaç paragraf. Arka arkaya yapılan benzetmelerin hepsi aynı anlamı veriyor. Tabi kullanılan kelimelerde pek aşina olmadığımız kelimeler olunca, yazar da kullandığı dil ve cümle yapısı ile okurun işini iyice zorlaştırınca iş içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Romanlarda mekan tanıtımları önemlidir, en nihayetinde olaylar bu mekanda geçecek. Okurun mekana ısınması gerekir. Çok uzun betimlemeler olan gayet kuvvetli romanlarda vardır ama mekanın detaylarına girmeden sadece genel unsurlar üzerinden bunu ilerletirseniz okurun beklentisini kırarsınız. Çok karmaşık cümleleriniz olabilir, okurun tekrar tekrar okumasını, bir emek vermesini de bekleyebilirsiniz ama bu emeğin karşılığını vermeniz gerekir. Okur cümlelerinizi çözdükten sonra “vaay be” demezse yandığınızın kanıtıdır. Neyse ilk kısmı geçtik. Sonraları dil sadeleşiyor. Demek ki sade bir şekilde, okuru boğmadan da etkili bir anlatım yapılabiliyor. Ben bu ilk kısmı eserin kadim hikaye olmasına verdim. Nitekim eserde belirli bir bölümde masalımsı mitolojik bir anlatımla ilerledi. Sonra sonra zaman günümüze yakın bir döneme kaymaya başladı. Kaymayı bırakalım komple yerleşti. Bir yandan da mitler ilerliyor. Bir eser ya masalsı bir havada ilerler yada gerçek düzlem de. İkisi beraber olmaz mı olur. Ama bir tarafın ağırlık da olması gerekir. Elbette bunları yaparken dilinde anlaşılır olması gerekir. Aksi halde eser içinden çıkılamaz bir hal alır. Yazarın hakkını da verelim. Hikayesi çok iyi bir hikaye. Evrensel mesajlar içeriyor. Yazar da çok iyi niyetli. Okura ekstra bir okuma deneyimi sunmak istemiş. Ama eserdeki mitler, metaforlar, yazarın bazı noktalardaki süslü anlatımı eseri çok boğmuş. Her şey birbirine girmiş. Belki çok daha fazla sayfada anlatılacak bir hikaye dar kalıplara sığdırılmış. Yazarın mitler konusundaki derin bilgisinin de kendine zarar verdiğini düşünüyorum. Bir uzmana çok basit gelen bir şey, bu konuda çok da bilgisi olmayan insanlara ağır, anlaşılmaz gelebilir. Ben çok güzel bir hikayenin heba olduğunu düşünüyorum. Bu hikaye çok daha sakin bir dille çok daha etkili anlatılabilirdi. Dramatize olmaya çok müsait bir konuydu ama yazarın bunu başarabileceğini düşünüyorum. Süslü anlatıma girmese, sade olarak anlattığı bölümlerde gayet dil kullanımı yerindeydi. Psikolojik ve sosyolojik analizleri çok iyiydi. Adile’nin, Yusuf’un özellikle İsrafil’in iç dünyalarını, kişiliklerinin ve yaşadıklarının bu iç dünyaya yansımalarını çok güzel anlatmış. Neyse incelememi burada noktalıyorum. Tabiki bunlar benim kitap hakkındaki ilk okumama ilişkin düşüncelerim. Kitap ikinci bir okumaya ihtiyaç duyuyor olabilir yada farklı okurlarda farklı izlenimler yaratabilir. Herkese keyifli okumalar dilerim.
AhrazDeniz Gezgin · Sel Yayıncılık · 20125,7bin okunma
··
4.523 Gösterim
11 Yorum
Tuco'dan buraya geldim. :) Peş peşe iki farklı okurdan aynı kitabın incelemesini okumak çok değerli. Senin yazın, kitaba olan beklentiyi daha makul bir seviyeye çekecek türde olmuş. İlerde okursam, bu incelemeye tekrar bakmak isterim. Kalemine sağlık.
İbrahim Sisifos
Gönderi Sahibi
Kitap almada çok sıkıntı yok aslında, en azından benim açımdan ama okuma da sıkıntı var :))) bazen korkuyorum kendimden, acaba kitapları aceleye mi getiriyorum, yeterince faydalanamıyor muyum diye :))
Bende okuyacağım bu kitabı ama bi Tuco’nun incelemesine bakıyorum bi Mehmet’in çok beğenmesine bi senin incelemene kafam allam bullak oldu 😬 en iyisi kendim okuyayım, ağzına sağlık sevgili Sisifos.
İbrahim Sisifos
Gönderi Sahibi
O önce olumluları saymış sonra olumsuzları, bende tam tersi :)) ben hikayesi çok iyi deyip geçmişim, o hikayeye övgü yapmış mesela :)) yada ben okura bu kadar gönderme fazla gelir demişim, o çok göndermeler var demiş :))
Kitabı okurken de okuduktan sonra da tam olarak ne hissettiysem hepsi bu incelemenin içerisinde var diyebilirim. Beklentim çok büyüktü; ama beklentisi büyük olunca kitaba büyük anlamlar yükleyen biri değilim. Fakat bu eser birçok anlamda beni tatminsiz bıraktı. Birçok çorbayı karıştırmış da bir arada içiyormuşum gibi hissettim :) Emeğinize sağlık İbrahim Bey. Hislerime tercüman olmuşsunuz.
İbrahim Sisifos
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim Semih Bey. Keyifli okumalar dilerim :)
Kitabı okumadım ama sipariş ettim, yakındır gelmesi. Sakin bir dille etkili anlatmak gerçekten daha büyük hüner gerektiriyor bence. Ama yakalanması zor bir durum galiba. Okumadan önce incelemeni görmem iyi oldu. Yüreğine sağlık. :)
İbrahim Sisifos
Gönderi Sahibi
Bazı şeyleri aşmadan, yazarken sakin kalmak çok zor. İnsan, hemen bir ürün çıksın da okuruma sunayım geri dönüşleri alayım istiyor :)) ama ustalık da o sakinlikte. Yazarın heyecanı metne ister istemez yansıyor. Bu heyecanda okur da bir acemi yazar varmış hissi uyandırıyorur. Metnin ruhunu bozuyor, sürekli arkada yazarı ve heyecanını hissediyorsun. Ancak o heyecanı aşarsan metin yazardan bağımsız hale geliyor. Okuyunca seninde yorumunu görmek isterim. Sevgilerimle :)
Benim beğendiğim kitabı eleştirmek:):) Bunu sonra konuşalım karşılıklı oturup. :):) Değindiğin noktalarda haklılık payın yok demiyorum ama okurun işi ne anlasın. Kalemine sağlık dostum.
İbrahim Sisifos
Gönderi Sahibi
Bu kitabı beğenmeyen bir ben varım galiba :)) tam olarak beğenmemek demeyelim de eleştiri diyelim :)) yazar çok şey yapmak isterken ortalığı birbirine katmış, aşırı yükleme olmuş , yazmanın heyecanı da var tabi biraz, en tehlikelisi de bu :D neyse konuşuruz yine :))
Reklam
Yıllar önce okuduğumda anlamakta zorlandığım yerlerde kendimden şüphe duyduğumu hissettiğimi , tekrar tekrar okuduğumu hatırlıyorum. İçime su serpti incelemeniz :)
İbrahim Sisifos
Gönderi Sahibi
Bu kitap adamı paranoyak yapar. Her unsurda bir gizem var. Her köşe başında okurun zihnine yeni bir soru düşüyor. Rica ederim, ben sadece gördüğümü yazdım :)
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.