HOKUS POKUS!
Puan vermedi·235 syf.··
2019 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2019 16:50
YouTube kitap kanalımda Locus Solus kitabını önerdim: ytbe.one/geVOXsOAOfo Akla hayale getirilemeyen makine tasarılarıyla anı koleksiyonculuğu yapan, bugüne kadar okuduğunuz hiçbir kitaba katiyen benzemeyen, gerçekli büyücülük tarzının belki de dünyadaki tek temsilcisi, ölülerin bir reenkarnasyon sistemi içerisinde kendilerini ahiret simülatörü içerisinde bulduğu ve belki de bugüne kadar okuduklarım içerisinde yapay zeka edebiyatına sahip ilk kitap: Locus Solus! İstisnasız olarak hepimiz, anılarımızı aklımızdaki soyut silüet hallerinden koparıp bir saklama kabında muhafaza etmek isteriz. Onların tekrar yaşanması arzulandığında ise elimizde birkaç saniye kapatılan gözler, aklımızdan geçen ve sinir uçlarımıza anlık olarak değen uyarımlar, hafıza bahçemizde soluk çiçekler olarak hayatına devam eden unutuşlardan başka pek bir şey kalmamıştır. Engin denizlerden gelen bir dalganın ulaşacağı sahilin kumlarını en uzak üyelerine kadar yıkıyor olma arzusu gibi hayat ve ölüm de insanın içinde onun tasvir bile edemeyeceği kadar uzakta duran kuru düşünce parçalarını yıkıyor olmak*¹ ister. Roussel ise bu eylemin gizli öznesidir. "Neden yeni bir renk hayal edemeyiz?" sorusunun karşısına külliyen bir cevap olarak çıkan Roussel, akla hayale gelmeyen makine tasarılarıyla, reenkarnasyon fikrinin olgunlaştığı ahiret simülatörleriyle, çoktan ölmüş insanların ve unutulmuş hikayelerin unutkanlıklara savaş açtığı meydan muharebelerinde hayat ve ölümü düşüncenin bütün silahlarıyla birlikte başbaşa bırakır. Onun kelimeleri hayatla doludur, onun kelimeleri ölümle doludur. Sürekli tekrarlanan gelgitlerle yaşadığımız hayatlarımızdaki varlığımızın avutulmuş zenginliği, kelimelerimizin fakirliğine sadaka verme ihtiyacı duyar. Varoluşumuzla kelimelerin varoluşuna sebep olmak isteriz. Fakat kelimelerle olan mülakatımızdan da tam olarak bu yüzden yüzü asık ayrılırız. Yüzümüzün etrafındaki benler, sivilceler, kırışıklıklar, siyah noktalar ve gamzelerin zaman geçtikçe açıklanmayı bekleyen, akla hayale gelmeyecek hikayelerle taşması da Roussel'in saklama kabı içindeki anılarının bir geçitin üstündeki keçilerin geçiş mücadelesi hikayesinde olduğu gibi dil-varlık kutuplarında savaşımına bağlıdır. "Dil varlık kadar zengin olsaydı, şeylerin yararsız ve suskun ikizinden, kopyasından başka bir şey olmazdı; hatta hiç var olmazdı." (s. 161) Raymond Roussel: Ölüm ve Labirent, Michel Foucault Kimsenin aklından geçiremeyeceği şeyleri keşfeden, o mekanı o güne dek hiç söylenmemiş şeylerle kaplayan, karşılaştığımız ve hafıza bahçemizde yetiştirdiğimiz unutulmaya yüz tutmuş hikayeleri hayat güneşiyle ve ölüm suyuyla reenkarne eden, sırları tasvirlerin derinliklerindeki mercan adalarında arayan Roussel'dan başkası değildir. Dalgıçlar olarak bizler ise elimizdeki betimleme gücü zıpkınlarımızla ava giderken onun hayal denizinde vurgun yemekten başka çare bulamayız. Vurgunun*² hangi yönden geldiğini anlamaya çalışırken yanımızda beliren dilkurtaran, görünür kılmaya çalıştığımız hedeflerimizin aslında birer görünmezlik çeperi yanılgısından ibaret olduğunu algılamamızı sağlar. Zaten Roussel'ın yapay zekası da mekan ve dilin insanlar gibi düşünmesini sağladığı ölçüde zekidir, beklenmediktir. "Şeylerin yüzeyi altında, görünür nesnelerin iç yüzlerini görünmez çekirdeklerinin çeperinden ayıran şu namevcut mekan ile dil arasındaki bağ." (s. 123) Raymond Roussel: Ölüm ve Labirent, Michel Foucault Yanılsama ve tekrarların kendi memleketleri olarak var olduğu bir akılda tam devinim vizesiyle hayat ve ölüm ülkesinin arasında bulunan sınır kapısından geçilirken Roussel adlı gümrük memuruna kelime rüşvetleri sunulması da tam olarak Roussel'ın akla hayale getirilemeyen bir turist-okur serüvenliği elde etme isteminden dolayı olabilir diye düşünüyorum. Gümrük memurunun kaşesinde ise durağan sandıklarımızın*³ içinde kaçırdığımız devingenlikler vardır. Bu devingenliklerin öğrenilmiş çaresizliği içerisinde Roussel'ın saydam sinir kapısından geçilir. Kitap ya da hayat boyunca birilerinin bizim için kurguladığı eserlere durağan bakışlarımızla bakar geçeriz, bize verilmiş olan organlarımız, tarafımızca umursanmayan anatomik ritüellerini yerine getirmekle meşgulken gözümüze yansıyan ve çeşitli tabakalardan geçen imgelemlerin katmerlerindeki eksiklikleri sorgulama ihtiyacı duymayız. Görünürde eksik görünmeyenler, görünmezde eksik görünür. "Yaşam yanılsaması tamdı: bakışın devingenliği, akciğerlerin sürekli soluması, konuşma, değişik edimler, yürüme, hiçbir şey eksik değildi." (s. 112) Locus Solus, Raymond Roussel Benliğinizin boşluğunu onun edebi özgünlüğüne teslim etmek istediğiniz anda bugüne kadar okumuş olduğunuz kitaplardan sonra Locus Solus, bir uyku serseminin yüzünü yıkamasına benzerdir. Okurun rüyalarla şişmiş büyülü gerçekçi yüzünün yıkanmasına sebep olan gerçekli büyücü Roussel suyunun tazyiği, okurun elindeki İngiliz anahtarını hangi yönde kullanacağına bağlıdır. Çünkü biliriz ki, bir anahtar hem kilitler hem açar -ya da hem sıkar hem gevşetir. Kelimelerle, arsenikle, ölümün gerçekçiliğiyle ama en önemlisi de tekrar yaşanabilirliğiyle dolu suyun içindeki sırların bize hem tikel hem de çoğul gelmesi, onun bir zamanlar kendi tebeşiriyle çizdiği üç boyutlu düşünsel dünyasını teknolojiye köle olmuş iki boyutlu akıllarımızla imkansızlık kafesine*? baştan koyma ön yargımızdan dolayıdır. Victor Hugo'nun bir şiirini, "Nasıl, diye sordular Kurtulmalı pis bedenlerimizden Kanatlarımızdan olmadan? Ölün, dediler.", şeklinde kendine ve kitabında tasarladığı makinelere yamayan Roussel, kanatlarından olmadan ölmek istemiştir. Kanatlarından olmadan ölmüştür. Zira onun kanatları ardında bıraktığı özgün bir dil hazinesidir. Bir yangın çıkma ihtimalinde, Roussel'ın bıraktığı kanatları kullanarak Salvador Dali bir tek Locus Solus kitabıyla imgelemlerine uçak bileti almak ister, Michel Foucault ise içindeki adrenalin hormonlarının supaplarına Roussel yağı sürmeden kendini alamaz. Adrenalinin peynir olduğu bir kurmaca labirentinde Foucault basit bir fareye dönüşmüştür. Roussel ise uçarı makine tasarılarıyla birlikte kıs kıs intihar etmiştir. ------------------------------------------ *¹ : İnceleme sahibi, yıkmak ve yıkamak kelimelerinin birleşimiyle bir kelime oyunu yapmıştır. *² : İnceleme sahibi, vurgu ve vurgun kelimelerinin birleşimiyle bir kelime oyunu yapmıştır. *³ : İnceleme sahibi, sanmak ve sandık kelimelerinin birleşimiyle bir kelime oyunu yapmıştır. . . . *? : İnceleme sahibi, kafe ve kafes kelimelerinin birleşimiyle bir kelime oyunu yapmıştır. ? Σ (n) = Raymond Roussel n=1
Edebiyat
Locus SolusRaymond Roussel · Yapı Kredi Yayınları · 2019205 okunma
··
1.881 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
52 saniyede bunu nasıl okudular yahu :D
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Eğer o yetenekte birisi varsa hemen tanışalım çok işime yarar
İnceleme sahibi ne söylemek istemekte, nereye varmak istemektedir... İncelemende kendine özgü havayı baya sevdim. Sıkmamış ve kitaptan kopymayarak açıklamışsın. Sondaki açıklaman da hem gülümsetti hem de 'spoi var' diyerek şikayet edilen incelemelerin kaldırılmasına bir mesaj olmuş sanırım.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Aslında Devlet Bahçeli'nin Raymond Roussel'dan reenkarne olduğu iddiaları var ama o da başka bir incelememizin konusu olsun. Sitede artık spoiler içeren incelemeler şikayet sebebi olarak umursanmayacağı için bu da bize bir özgürlük tanıyor. Umarım bu özgürlüğü yerinde ve suistimal etmeden kullanabiliriz. Teşekkür ederim değerli yorumun için Emin.
"Neden yeni bir renk hayal edemeyiz?. Bugün Barış Özcan videosunu izlerken yorumda karşıma çıkıp beni çok düşündüren bir soruydu. Hatta altlarda senin yorumunla da karşılaştım. Güzel tesadüf. İncelemeyi okurken bu dejavu neyin nesi diyordum. Üstüne düşünürken denk gelmesi de ayrı hoş oldu. İnceleme her zamanki gibi harikulade. Ellerine sağlık.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Evet, Barış Özcan'ın videolarında takılmayı seviyorum. YouTube Türkiye'nin açık ara en iyisi diyebilirim hatta. Gururlanmamız gereken bir adam. Güzel yorumun ve yazıyı okuduğun için teşekkür ederim, böyle bilinmeyen kitapların daha çok okunması gerektiğini düşünüyorum. Sevgilerimle...
Tavsiyeniz icin tesekkurler ilk firsatta okuyacagim emeginize saglik