9/10
·608 syf.··
Beğendi
·
2020 86. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2020 08:12
Okumam çok yavaş ilerledi, kitabı bitirmem birkaç haftamı aldı. Ancak, çokça bilgilendirici, eğitici ve tamamı düşündürücü bir yolculuk oldu benim için. Tanrı'nın Tarihi, yalnızca dinin gelişiminin tarihi zaman çizelgesi ve Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam için tek tanrılığa yönelik tek tanrılığın evrimsel süreci değil, aynı zamanda felsefi bir deneyim oldu. Hepimizin az-çok bildiği Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam'ın bir tarihi var. Bu kitapta, Karen Armstrong hikâyeyi çağlar boyunca ortaya çıkan ihtiyaçlara göre değişen ve sonunda insanları farklı gruplara bölen görüşün evrim sürecini kaleme almış. İnsanlığın evrimini bir Polytheism’den, Cemaat, Hristiyanlık ve İslam'ın Monotheism’lerine dek evrimi inceleyen ilk bölümleri ilginçti, kolay okuyup rahat anlayabildim, ama sonraki kısımları kavram ve isimlerin felsefi tartışması haline geldi. Bu bölümler, bu disiplinlerin her birinin sıkışık örnekleriyle, yabancı isimler ve terimlerle tıka basa doluydu. Sayfaları ve bölümleri yeniden okumak durumunda kaldım. Peygamberler ve hayatları üzerine yazılmış birçok iyi kitap vardır. Ancak insanların inanç tarihini izleyen bilimsel kitaplar hem yeterli hem de yeterince tarafsız değildir... Bu benim şahsi düşüncemdir, uygun kaynaklara ulaşamamış olabilirim. Ne yazık ki rasyonellerin baskısı ile imanın kan kaybettiği bir dönemdeyiz, toplum yozlaşmakta ve insanlık ahlaki değerlerini yitirmektedir. Immanuel Kant 'tan ( #50232013 ) bu yana, filozoflar bir tanrının varlığının mantıksal olarak desteklenemediğini kabul ettiler. Tek tanrılığın doğasında olan hoşgörüsüzlükten endişe eden varoluşçular bize tanrı olmadan daha iyi olduğumuzu söylese de, artan uyuşturucu bağımlılığı ve suç oranları toplumun ruhsal olarak pek de sağlıklı olmadığının bir işaretidir. “Merhamet, tüm büyük inançlarla savundu, çünkü aydınlanmanın en güvenli ve en kesin aracı olduğu için, ego merkezimizden egoyu çıkardığı için orada yaşar ve başkalarını koyar, bizi kutsalın deneyimlerinden geri tutan bencilliğin önemini kırar.” (youtube.com/watch?v=pr6C0CY...) İlginçtir ki, her yıl boyunca mistik deneyimlerin benzerlikleri üzerine görkemli Kadim Felsefe'yi yazan Aldous Huxley, "insanın yaşamı ile ilgilenmek ve sonunda, başkalarının sunabileceği bir şey olmadığını bulmak biraz utanç verici. 'biraz daha kibar olmaya çalışın' tavsiyesinden başka bir şey değil." demiş... Biraz konu dışı oldu ama neyse... Uzun zaman önce, insanların O’na farklı köprüler kurduğunu ancak sonunda O yerine köprülerine taptıklarını söylendi. Bu kitap bu gerçeği tartışıyor: bunlar ne zaman, neden ve nasıl ortaya çıktı..? Bu kitabın Tanrı'ya kurduğumuz köprülere objektif bir yaklaşımla ilgilenenler ve ruhsal meseleler hakkında düşünmeyi sevenler için okumaya değer olduğunu düşünüyorum. Keyifle okuyun.. youtube.com/watch?v=wRjoPkp... (belgeseli) goodreads.com/review/show/841...
Tanrı'nın TarihiKaren Armstrong · Pegasus Yayınları · 20202,015 okunma
··
950 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bu kitap insanların düşsel anlayışı geliştikçe Tanrı anlayışı da değiştiğini anlatıyor. Antroformik Tanrı anlayışının düşsel evrimle ile nasıl önce gökyüzüne (bunu Kuran'in ilk indiği dönemde de görülür) sonra Her yerde olan Tanrı anlayışına nasıl evrildiğini çok güzel anlatıyor yazar. Insan da düşsel evrim vardır ve bu devam etmektedir. Bugün bulanık mantık ile düşünen insan yarın nasıl düşüneceğini Tanrıyı bilemeyiz ve Tanrı tasavvuru da olmaya devam edecek yarın farklı bir mantıkla farklı bir şekil tasavvur edecek insan tanrıyı bunu bilemez nasıl olacağını ama bildiğimiz bir konu var. Tanri ve Tanri anlayışları her zaman muhattap insanın anlayışına göre var olacak ve insanlar ölecek ve Tanrı hep var olacak tasavvur değişse de. Kaleminize sağlık guzel inceleme
saime
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim.
Alıntıları takip ettim ve gerçekten dolu dolu bir kitap olduğunu farkettim. Kaleminize sağlık🌺
saime
Gönderi Sahibi
Eksik olmayın.