Dimitrios Ürgüp'den Yunanistan'a seneler önce göçmüş dedesinin köyünün izini sürmek için gelir.Ürgüp'de antikacı Aziz ile tanışır.Aziz Dimitrios'u evinde misafir eder.Evde Aziz'in babası Mustafa Güzelgöz kütuphane görevlisi olduğu işini kanı canı ile yaptığı köylere ulaşmak için eşek ile taşıma yaptığı yılları anlatır.Sonunda eşekli kütüphaneci Mustafa ne görmüştür bir tahmin edin!. Eşekli kütüphanecinin yaşadıkları yaptığı fedekarlıklar bana Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabını Finlandiya bataklıklarının eğitımde çağ atlayıp dünyanın en mutlu insanlarının yaşadığı ülke haline gelmesinin hikayesini hatırlattı.Aradaki farkı tek kelime ile anlat desen nankörlüķ :)) derim.Nankörlük cografyanın kaderinde var galiba.
Hikaye sürükleyici idi.Severek okudum.Fakir Baykurt'un anlatımını sevdim.Ünlü şarkıların bestekarı olup ünlü olamamış yörenin bestekarlarından Refik Başaran'ı da hikaye vesilesi ile tanımış oldum.
Beni #58736916 okuma etkinliği ile Fakir Baykurt ve eserle tanıştıran Ebru Ince Hanıma teşekkür ediyorum.