Dini, etnik, siyasi, bilim vb. çeşitli yobazlık türleri var. Yobazlar da kendilerini ulvi bir şekilde nitelendirip, her derde deva çözümler sunmaya çalışsa da, görünenle gerçekler aynı mı? Yoksa bireysel ve/veya toplumsal çıkarlar için bazı kavramlar kullanılıyor mu? Roger Garaudy de yobazlık kavramını sorguluyor. 'Yobazlık' adlı eserinde ilerisi için neler yapılması gerektiğine dair düşüncelerini de açıklıyor.
Kitabın içeriğinde öncelikle yobazlık kavramına açıklık getirildikten sonra, birinci bölümde: Batı'daki Yobazlıklar anlatılıyor. Bu konunun içeriği ise: Bilimci Yobazlık, Stalinci Yobazlık ve Vatikan Yobazlığı adlarını taşıyor. İkinci bölümde ise: İslamcı Yobazlığın Sebepleri anlatılıyor. Bunun da alt başlıkları: Cezayir, İran, Suudi Arabistan, İsrail ve Ortadoğu da yaşanan yobazlıklar. Üçüncü bölümde ise: İslami Yobazlıkların Ortak Paydası, dördüncü bölümde ise: Yobazlıkla Nasıl Mücadele Etmeli? Başlıklarına sahip konular işleniyor.
Mutlak ve tek doğrunun kendisi olduğunu ifade eden görüşler, başka mutlak ve tek doğru ile çatışma yaşadığında iki mutlağın çatışması yeni bir mutlak görüş mü ortaya çıkartır ya da çatışma olmadan da işbirliği mümkün mü? İnsanlığın iyiliği, güzelliği için çalışmak yerine dini, siyasi, kültürel, ekonomik, teknolojik üstünlük kurma sevdası, başka yerde birilerin de mutsuzluğuna yol açabiliyor mu?
Kitap içinde özellikle 'İslam dünyasındaki yobazlık depremin ana üssü olan Suudi Arabistan'a öncelik tanıyacağız (s.12)' diyerek önemli bir saptamada bulunuyor. Garaudy de bunu yaparken, dışarıdan ya da Batı'dan değil 'Kur'an'ın mesajlarından hareketle (s.12)' yapacağını ifade ediyor.
Kitabın Fransızca adı Integrismes (Entegrizm) olmakla birlikte, kitabı tercüme eden Cemal Aydın sunuş yazısında, bu adın ve içeriğinin Fransız kamuoyu için bile yeni bir kavram olduğunu ifade ederek, bu yüzden de daha anlaşılabilir olsun diye, kitabın adını 'Yobazlık' olarak çevirdiğini söylüyor. Ama bunun yanında 'tutuculuk, bağnazlık, gericilik' kelimelerin de seçilebileceğini de belirtiyor. Zaten Roger Garaudy de kitabın 14.sayfasında bu kelimenin Fransızca kaynaklara nasıl geçtiğini örneklerle anlatıyor.
Batı'da yobazlık ve bilimci yobazlığın, Fransa'da başlayan Aydınlanma hareketi ve bunun neticesinde ortaya çıkan siyasi, bilim, felsefe ve dine bakış açılarını da anlatıyor.
Batı'da doğmuş, orada yetişmiş, öğrenim görmüş bir fikir adamının Batı'nın içinden yaptığı analizleri okuyoruz. Roger Garaudy, her türlü yobazlığa, tutuculuğa karşı DonKişotvari bir söylem içinde giyotine kafasını uzatarak, inandığı doğruları bizlerle paylaşmış.
Roger Garudy, çeşitli yobazlıklar hakkında bilgi verdikten sonra bir çeşit manifesto yayımlıyor. Topluma ve okuyucuya da çağrı yaparak din, siyaset, kültür baronlarının kendi egemenliklerini sürdürmek için toplumu ateşe bile atacağından bahsediyor.
Roger Garudy bu kitabı 1990 yılında yazmış ama içindeki bilginin ağırlığı hala etkisini sürdürüyor ve görünen o ki, bu gidişle hiçbir zamanda eskimeyecek. Cemal Aydın da herkesin anlayabileceği bir şekilde kitabı çevirerek, okuyuculara önemli bir eseri kazandırmış oluyor. Yobaz ve yobazlık sultası hala etkisini sürdürüyor. Mutlaka okunması gereken bir kitap, tavsiye ederim.
Not: Ben 1990'lı yıllarda farklı yayınevi ve farklı çevirisini okumuştum. O kitabın adı da: Entegrizm O zaman da beğenmiştim. Elimde 2 baskı da var. Bu sefer de hatırlama anlamında buradan okudum ve biraz da alıntı ekledim. Cemal Aydın o eski çeviri de, bazı yerlerin sıkıntılı olduğunu, bu kitaba yazdığı sunuş yazısından öğrendim. Okuduğum kitap Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları, 1.baskı 2016 tarihlidir. Bu kitabın yeni baskısını ise yine Cemal Aydın çevirisi ile Timaş yayınları çıkartıyor. Ama bana göre zarf da mazruf kadar önemlidir. Roger Garudy'in şimdi külliyatını Timaş yayınları çıkartıyor (ama kitap kapak tasarımları çok kötü).
Bu kitabı 29 - 30 Ekim 2019 tarihleri arasında okuyup inceleme yazısı ise 25 Şubat 2020 tarihinde 1000Kitap sitesine eklenmiştir.