10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2020 17:45
Bu kitabı ilk kez bundan iki yıl önce, hayatımın benim için kötü olan bir döneminde okumuş ve mükemmel bir kitap olduğunu düşünmüştüm. Belki de ben abartıyorumdur dedim. İki yıl sonra tekrar, hayatımın benim için nispeten öncekinden de kötü olduğunu düşündüğüm –ve değiştiğim, belki biraz da geliştiğim- bir döneminde tekrar okudum. Şimdi ilk okuduğum andan bile daha mükemmel bir kitap olduğunu düşünüyorum. Güray Süngü’nün ilk öykü kitabı. İçinde 12 adet öyküyü ve çokça hüznü, delirmeyi, aşkı, istasyonları, uykuları, intiharları, kendinden kaçışları, kendine kaçışları, beklemeyi, hatta beklediği zamanı diktiği ağacın boyuyla gösterenleri ve daha nicelerini saklıyor. Ben pek bilmiyorum teknik olarak bir öykü kitabı nasıl incelenir, hele ki böylesi olunca. Kurgusal olarak birkaç öyküde eksik olduğunu düşündüğüm noktalar olsa da bana göre bütün olarak harika bir öykü kitabıydı ve hepsini çok sevdim. Yine de içlerinden bazılarını daha çok. Aslında tüm karakterler öylesine uçlarda geziyorlardı ki içimdeki psikoloji öğrencisi hep müdahale etmek istedi duruma ama onu ısrarla susturdum, “Şurda bir şey okuyoruz, tadını kaçırma” diye kızdım. Tüm öykülere hakim olan göreceli delirmeye ek olarak bir diğer ortak noktaları ise hep beklenmedik sonlarla bitmesiydi. İlk kez okuyanlar için garip gelen ama Güray Süngü sevenlerinin artık aşina olduğu o üslup, detayları besleyip büyütüp başını ağrıtması, sarsması, canınızı yakması. İnanır mısınız daha ilk öyküden o kadar çok soru çıkardım ki bir gün belki de yazar beye bunları sorabilirim diye. Belli mi olur, belki kesişir yollarımız da her okuduğum karakterle ilgili hesap sorabilirim dedim. Ama sonra, hakkında en çok soru biriktirdiğim öykünün içindeki karakterin –o karakter de bir yazardı- söylediği bir cümle kafama dank etti: “Yazdığı eseri insanın kendi zihninde iyice sindirebilmesi için yazarını hiç tanımaması gerekir diye düşünürüm.” Bilemiyorum ki, bir süre bununla mı avunsam… Çok fazla altını çizdim bir şeylerin, bir öykü kitabında çizilmeyecek kadar fazla. Bazı cümleler inanın ki çok canımı yaktı. “Bir insanın hayatını olabildiğince etkileyebilecek sözler sadece yaşamın insanı getirdiği yerden de destek alan tesadüflerin eseri olabilir mi?” Bu kitabı herkese öneremem, zira ben bile incelemenin başında ifade ettiğim gibi kendimi diplerde hissettiğim bir dönemde okudum. Yazılanları hissedemeyeceğim, içime kör olduğum bir dönemde okusaydım bu kadar sever miydim? Pek sanmıyorum. Yine de eğer siz de ne yaparsanız yapın içinizde bir şeyleri yoluna koyamıyorsanız ve üstüne üstlük yoluna koyamadığınız şeylerin sesini de kesemiyorsanız o zaman bu “Deli Gömleği”ni sırtınıza geçirmenin tam sırasıdır. Keyifli okumalar dilerim.
Deli GömleğiGüray Süngü · İz Yayıncılık · 20191,180 okunma
··
212 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Burak Bey hayatına dokunduğu herkesi bir gün Güray Süngü okutacak gibi duruyor. Okuduğumda yüzümü güldürücek bir şeylere ihtiyacım var diye gidip gidip polisiyeye başladım. Güler miyim gece korkudan bayılır mıyım Allah bilir artık. Fakat itiraf etmeliyim ki bu yazıdan sonra ben Güray Süngü okurum. Burak Bey bir tohum attı ama sizinle bu merak filizlendi diyebilirim. Elinize sağlık. :)
Rabia
Gönderi Sahibi
Evet Burak abi benden çok daha fazla hakim olduğu için ben de onun önerilerine kesinlikle katılıyorum :) Gerçekten de "ilk kitap" o kadar önemli ki, çok sevdiği bir yazar bile olsa insan başkasına önerirken ciddi tereddüt ediyor. Yine de şöyle diyebilirim, bence önce öykülerle başlamanız daha iyi olur. En azından ben kendi adıma öykülerini okuduktan sonra tarzını daha iyi anladığımı düşünüyorum. Bir öykü kitabından sonra (veya belki dergilerde yazdığı öykülere denk gelirseniz onlardan bir iki okuma yaptıktan sonra) Mehmet'i Sakatlayan Serçe Parmağı güzel bir seçenek olur bence de :)
Güray Süngü'nün ismine aşinayım ama kitabını okumak nasip olmadı henüz. Öykü okumayı seviyorum, incelemeniz sayesinde listeme ekledim bu kitabıda ☺️
Rabia
Gönderi Sahibi
İnşallah sizde de çok güzel etkiler bırakır, şimdiden keyifli okumalar diliyorum 😊💐
Rabia
Gönderi Sahibi
İncelemede yazmayı unutmuşum, Burak abi bana "Mehmet'i Sakatlayan Serçe Parmağı"nı bu dönemde tekrar okuma demişti, ben de uyanıklık yapıp bunu okudum :))
Kitabı okuyamasam da bir ara yol bulurum diyorsun yani :)) ne de olsa kitapta yer alan "Sizi Görmeliydim" öyküsü bir müddet sonra "Mehmet'i Sakatlayan Serçe Parmağı" romanı olarak çıkıyor karşımıza, iyi ki de öyle oldu yoksa bu güzel kitaptan mahrum kalırdık. Ben 3 kez kendisini dinleme fırsatı buldum ama tek bir soru bile soramadım, inşallah bir gün yazarla yolun karşılaşır Rabia da kendisiyle sohbet etme fırsatı bulursun. İncelemen de iyi ki teknik değil, bu kitap için böylesi çok daha güzel. Emeğine sağlık 😊
Rabia
Gönderi Sahibi
İnşallah Burak abi, kalpten diliyorum bunu. Çok teşekkür ederim, beğenmene çok sevindim. :)