Gönderi

Ya Hiç Doğmasaydık?
9/10
·271 syf.··
2020 89. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2020 15:32
YouTube kitap kanalımda Rus edebiyatı kitapları okurken işinize yarayacak bilgiler verdim: ytbe.one/zT0CaAXppUc Madem 23 temmuz doğum günümdü, kendi hediyemi ailem hakkında hislerimi anlatan
Edebiyat
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,7bin okunma
··1 alıntı·
1 +1'leme
·
15bin Gösterim
30 Yorum
Öne Çıkan Yorum
"Bedeli ödenmiş bir yalnızlığın hayatı nasıl zenginleştirdiğini, bazılarının kayıp sandıklarının bir tür kazanç olduğunu anlatmaya üşeniyor. Bir başkasının hayatının ve seçimlerinin karşısına, kendi hayatının kazanımlarıyla çıkmak şöyle dursun, ima etmeye bile gerek duymuyor. Hiçbir hayatın karşılaştırılamayacağını, yarıştırılamayacağını öğreneli çok oldu. " Kadından Kentler kitabından alıntıladığım bu alıntı aslında 1k karakter kısıtlaması izin verseydi biyografimde yazacağım, beni bütünüyle yansıtan bir paragraf. Tıpkı bu paragrafta yer alan bütünsellik gibi ben de her gün parçalarımdan bütüne ulaşıyorum, yeniden yeniden dağılıp tekrardan benim için hala anlamı olan şeyler için var oluyorum. Her bir harfin bu kadar anlamlı bir bütünlüğü sağladığı gibi anlam ifade etmek için savaş veriyorum.Ve genelde bu mücadelede yanımdakiler bu harflerin varlığından bile haberdar olmuyor. Nilgün Marmara nın ardından eşinin söylediği şeyler aklıma gelir hep. Çevremle benim aramdaki bağda bundan ne eksik ne fazla. Bu yüzden bu konuda çoğu zaman çok şansız, beni kitapların dünyasına taşıdığı için bazen de çok şanslı hissediyorum. Açıkçası çevremin, ailemin kitap okuması, okumaması umrumda bile değil. Bundan öte, bundan daha fazla bir bağ dilerdim her zaman. Beni anlamaları için aynı yöne bakmaları gerekmiyordu. Ama dediğim gibi vazgeçeli çok oldu. Sonuna kadar hak ettiğim anlamlı yalnızlığımı yaşıyorum. Bir bakıma mutluyum. Ve iyi ki doğdun, varoluşunu çok güzel bir amaca bağlayan ince ruhlu adam. İyi ki varsın...
İncelemenin altına benden daha güzel bir inceleme yazma hakkını kim veriyor size Esra Hanım? :P Şaka bir yana bugüne kadarki kitap buluşmalarında tanıdığım Esra da ağzından çıkan harfleri tartarak söyleyebilen ve o harflerle bütün olmayı başarabilen bir Esra’ydı. Bundan dolayı ve değerli arkadaşlığın için her zaman minnettarım. Dediklerin ve düşündüklerin için ayrıca çok teşekkür ederim. Esra’nın seçimlerinin ve kazanımlarının kendi kadın kimliği içerisinde çok değerli harflere ve cümlelere ulaştığını bilerek sevgilerimle arkadaşım.
Öncelikle doğum günün kutlu olsun sevgili Oğuz. Bol bol üretmeye ve paylaşmaya devam ettiğin, dinamik, aktif, kendini iyi hissedeceğin yılların olsun... İnsan, dünyaya neden geldiğinin cevabını veremiyor çoğu zaman ama birşeyler üretip hayata sundukça duyduğu haz, insana nasıl yaşaması gerektiği konusunda bir cevap sunabiliyor. Sen de o meşrepten biri olduğun için böyle bir giriş yapmak istedim:) Aile konusuna gelince, aileme karşı hislerim ya da aile konusundaki düşüncelerim iki farklı dönemde iki farklı görüşte şekillendi. İlkinde bir ailenin içinde doğdum, ikincisinde kendim bir aile kurdum. 2. Aşamaya geçildiğinde, ilk aşamayı en baştan tekrar yaşamaya, yeniden anlamaya başlıyorsun. Kendi çocukların olduğunda, onlarla ilişki kurarken, sen o yaştayken ailenin seninle kurduğu ilişkiyi tekrar gözden geçiriyorsun... Kısacası aile olmak da bir miras aslında... Kendi çağına, kendi gerçeklerine göre evrilerek bir sonraki nesle devrediyorsun. İlk dönem yaşanan çatışmalar, ikinci dönemde yerini daha çok saygı ve anlayışa bırakıyor. İçinde doğduğun ailenin hatalarını sen kendi ailende yapmamaya çalışıyorsun. Ama sen de kendince başka hatalar yapıyorsun belki... Senin çocukların da o hataları ayıklayacak kendi ailesini kurduğunda... İşte böyle bir döngü aslında bu. Her ailenin kendi hikayesi var. Ben de annemi 17 yaşımda kaybettim. Benim yaşantımın şekillenmesinde de bu erken kaybın sayısız izi vardır... Biraz karman çorman da olsa aklımdaki birkaç düşünce kırıntısını paylaşmaya çalıştım değerli dostum... Tekrardan sağlık, mutluluk ve huzur diliyorum bundan sonraki yaşamında... Selam ve sevgilerimle...
2. aile olayını hiç aklıma getirmemiştin abi, bu konuda güzel bir bakış açısı sunmuşsun. Cidden kendi aileni kurduğunda yavaş yavaş belki sen de çocukların için kendi aileni gördüğün gibi bir boyuta ulaşıyorsun. Farklı bir kuşağın bakış açısından olsa da... 17 yaşında anneni kaybettiğini yeni öğrendim, başın sağolsun. Erken yaşta bu kadar değerli insanların kaybı derin izler bırakabiliyor. Belki sen de bu sayede kendi yazılarında duyguyu bize bu kadar iyi aktarabiliyorsun. Umarım sen de hep yazılarını ulaştırırsın bize. Çatışmaların bize saygı ve anlayış katacağı bir dünya dileyerek güzel ve değerli düşüncelerin için teşekkür ediyorum. Sevgilerimle...
1 yanıtı göster
Geçmiş doğum günün kutlu olsun Oğuz :) İyi ki doğmuşsun, yeni yaşında her şey gönlünce olur umarım ✨ Aile konusuna gelirsek bu konuda şanslı olduğumu düşünüyorum. Örneğin ailem hiçbir zaman baskıcı olmadı, kısıtlamadı bu yüzden hiç gizli saklım da olmadı aramızda mükemmel bir güven ilişkisi var. Annem ve babam genelde pek kitap okumazlar ama kitap okumamı çok desteklerler ve her gün bunu dile getirirler. Okuduğum kitapları onlara anlatırım ve birlikte değerlendiririz. Ablam hemşire olduğu için malum benim gibi fazla okuyamaz ama nöbette olmadığı her gece uyumadan 1 saat önce beraber kitap okuma saati yaparız. Kitap zevkimiz aynı ve benim okuduğum kitapları daha önce o okuduğu için kitapları uzun uzun tartışırız. Beni kitap okumaya Şubat ayının ortalarında ablam alıştırdı ve şu anda kitap okumayıp instagramda boş boş stalk ve dedikodu yapıp durduğum günlerime acıyorum :/ ama yaşım daha genç bence 16 yaşa göre iyi toparladım durumu 😂 Edebiyat gerçekten uçsuz buçaksız bir deniz ve bu denizin içinde yüzmemin verdiği keyfi bana hiçbir stalk ve dedikodu vermedi :)
Ablanla birlikte 1 saat kitap okuma saati yapabiliyor olman bile o kadar güzel bir şey ki çok kıskandım bu durumu. Benim abim maalesef hayatı boyunca kitaplarla ilgisi olmayan bir insan oldu. 16 yaşında şimdiden kitaplarla böyle iç içe olman çok çok iyi bence. Aramızda 10 yaş fark olmasına rağmen kitap okuma konusunda benzer bir tutkuya sahip olduğunu görüyorum. Keşke ben de senin gibi bir yaşta başlayabilecek çevrede veya bilinçte olsaydım. Düşüncelerin, dileğin ve güzel yorumun için çok teşekkürler 🥳
1 yanıtı göster
Bu yorum görüntülenemiyor
Bu yorum görüntülenemiyor
Reklam
Gönderinin üzerinden iki gün geçmiş, yine de yazmak istedim :) Hayatımın bir döneminde her şeye ve herkese baş kaldırmış olsam da birçok açıdan uyumlu biriyimdir . Ailemle sizinki kadar büyük zıtlıklar yaşamıyorum sanırım . Annem klasik anneler gibi , televizyonda bir şeyler izlemeye bayılır . Eskiden ona karşı çıkar bomboş işlerle uğraştığını,neden hiç kitap okumadığını sorar, hayret ederdim sanki onun için "kitap" diye bir şey yok gibiydi. Cevabı genellikle "kızım ben gençken çok kitap okudum, artık sıkıldım.." olurdu . Durum hala aynı olmasına rağmen onun bu tavrına alıştım ve ona uyum sağladım sanırım. Babamsa günlük olarak haberleri takip eder , akşam eve geldiğinde küçük kardeşimle ilgilenir , telefonundan oyunlar oynar , annemle sohbet eder .. Kendisiyle pek muhattap olamıyoruz maalesef çünkü konuşmalarımız onun sert tepkileriyle epey keyifsiz hale geliyor. Eleştiren ve küçümseyen bir tavrı var, erişkin olmuş çocuklarına karşı. Onun için çocuk dediğin tamamıyla anne babasının istediği gibi olur, söz hakkı, hayalleri yoktur , robot gibi olmalıdır. (Bu kısmı biraz abartmışım) Biraz da kendimden bahsedeyim yoğun bir şekilde ders çalışmam gerekiyor , kendime ayırdığım kısıtlı sürede ise verimli işler yapamıyorum maalesef. Doğrudan beni ilgilendirmeyen konulara karşı oldukça ilgisizim, bu açıdan kendimi garip buluyorum çünkü insanların birçoğu için önemli olan şeyler benim için hiçbir anlam ifade etmiyor bazen . Normalde vaktim olsa düzenli spor yapan, kitaplar okuyan, gelişmek için çabalayan biriyim fakat tus ile düzenim yerle bir oldu . Çok uzun ve düzensiz bir yazı oldu , nedense kendimi ifade etmek istedim, okuduğunuz için teşekkürler :)
Düşüncelerinizi ve aile hayatınızı benle paylaştığınız için çok teşekkürler. Bunlar özel konular ve benimle paylaşıyor olmanız mutlu hissettiriyor. Büyük zıtlıklar yaşamamanıza sevindim, aslında biz de görüş olarak benzerlik içerisindeyiz birlikte fakat bazı konularda kuşak çatışmasının biraz ön plana çıktığını söyleyebilirim. Onlarla birlikte her zaman mutlu olabilmeniz dileğimle, teşekkür ederim
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.