Eline sağlık Demet. Çok güzel bir inceleme olmuş. Ayrıca mutlu oldum çünkü Güngör Dilmen'in yeri benim için özeldir. İfade etmek istediğim birkaç şey var o yüzden biraz uzun bir yorum olacak.
Güngör Dilmen Kurban adlı eserde: Toplumsal bir yara olan ve erkeğe din öğretisinin getirmiş olduğu bir ayrıcalık olan ikinci eş "kuma" konusunu işledi. Anadolu Kadının bin yıllık sessiz çığlığını dile getirdi Zehra karakterinin üzerinden. Bu coğrafyada kadınların neden şarkı söylemeyip ağıt yaktıklarını bir nebze olsun ifade eden bir metindir Kurban. Okumayan varsa da kesinlikle okumasını isterim.
Ben bu ülkede yirmili yaşlara gelince edebi sansürü keşfettim. Bize servis edilen edebiyat öyle bir şey ki sınırlar keskin ve yoğun bir ilgi gören yazarlar hariç bu çizgiyi aşabilen yok. Ben kütüphanelerin tozlu raflarında keşfettim Güngör Dilmen'i eğitim fakültesinde ders aldığım hocalardan değil. Toplumcu gerçekçi bir tiyatronun olduğunu da bu şekilde keşfettim.
"Sahafları, kütüphaneleri gezin" benzeri söylemleri kullanırken bu yerleri gezerken ki yaşantımın bana kazandırdığı edebi değerlere ses olabilmektir amacım. Yani bir Vasıf Öngören'in Asiye Nasıl Kurtulur? Oyununu okumadan kadının toplum gözündeki değerini yansıtan yazarlarımızın varlığını nasıl öğreneceğiz?
Bu oyunda şöyle cümleler yer alıyor:
"Yapmadığım iş kalmadı... Ama kadın kısmı yalnız kalmaya görsün, herkes altına çekmeğe çalışır onu."
"Demek ki namuslu yoldan yaşamanın tek yolu ölmek oluyor."
Oktay Arayıcı'nın
"Neden şimdiden peşin peşin ev kadınlığını seçiyorsunuz? Kocasının eline bakan biri olarak yaşamaktansa, en azından çalışıp hayatınızı kazanmanız, daha doğru değil mi? İnsan, kendi alın terinin hakkına dayanarak yaşarsa, daha güçlü olmaz mı?"
Cümlelerini bilmeden kadının yazgısını yarım asır önce ele alan yazarların olduğunu nereden bileceğiz?
Bu ülkede uygulanan edebi sansür ülkenin hafızasına bir ihanettir. İsimler önemli değil her kim unutturulmaya çalışılan bir yazarı bir eseri günyüzüne çıkarmaya çaba gösterir odur bu edebiyata hizmet eden.
Popüler olanı terk edeli uzun yıllar oldu. Herkesin gösterdiği yazarları reddedeli çok oldu. Umarım daha fazla kişiye ulaşır bu incelemeler ve daha fazla kişi Güngör Dilmen'in ilk başta "Ben Anadolu ve Kurban" eserlerini okur.