1000Kitap Logosu
Mehmet Y.
Gör Beni'yi inceledi.
594 syf.
Sevemedim Karagözlüm
Gör Beni, Akilah Azra Kohen imzalı, ülkenin çok satan romanlarından birisi durumunda. Ben de romanı çok beğenen bir arkadaşımın “mutlaka okumalısın” tavsiyesiyle bu kitabı okudum.   Kitabın sitedeki puan ortalamasının çok iyi olduğunu görüyorum. Demek ki, iz bırakan, başarılı bir roman ya da en azından öyle düşünmemiz gerekiyor. Ancak benim için öyle mi? Doğrusu tartışılır… Yani iz bıraktığı tartışılmaz çünkü okurken çok sıkıldığım ve ısınamadığım bir roman oldu; bu anlamda olumsuz bir iz bıraktı!     Kohen romanın hemen başında aslında biz okurları ikaz ediyor, diyor ki, “tarihi gerçeklik, kronoloji… Bunları arayıp da beyninizi boşuna yormayın lütfen, öyle okuyun” diyor. Ancak bu uyarıyı yapmış olmak bunları aramayacağımız anlamına gelmemeli.  Kendi çapımda iyi bir okur olduğumu düşünüyorum. Bir roman severim aynı zamanda. Tarihi romanlara da ilgi duyuyorum. Ancak ben romanda gerçekçiliği arayan bir okurum. Dolayısıyla bu kitabı beğenmeme sebeplerimin başında gerçekçiliğin olmaması geliyor.    Yani Abdülhamid dizisinde sultana İngiliz elçisini tokatlattıran senaryo ne kadar uçuksa, kusura bakmasınlar ama Azra Kohen'in bu romanı da o kadar uçuk. Hatta bir dönem moda olan, yeşil roman diye tabir edilen, hidayete erme öyküleriyle maruf olan bazı romanlar vardı. Bu da tersinden öyle düşünülebilir. Yani cumhuriyetçi propaganda yapan ve bence propagandist bir roman… Ama başarılı bir roman değil.  Bir kere, bu tarz romanlarda tarihi şahsiyetlerin isimlerini kullanıyorsanız, “gerçeklik aramayın, ben yazdım oldu, bitti” demenin çok da doğru olduğunu zaten düşünmüyorum. Burada da iç içe girmiş pek çok tarihi şahsiyet var ve bunlardan birisi mesela Muazzez İlmiye Çığ. Ünlü tarihçi ve Sümer araştırmacısı romanda kendine yer bulmuş.  Karakterler maalesef, “propagandacı roman” karakterleri gibiler. Çok net ve keskinler. Kimisi tamamen kötülük üzere inşa edilmişken, kimisi, Selim ve annesi gibi mesela bir anda büyük dönüşüm yaşıyorlar.  Kohen'in anlatıcılığını beğendiğimi de söyleyemem Bence yetersizdi. Niçin bu kadar okunduğunu, en azından bu romanıyla anlayabilmiş değilim. Belki diğer kitapları başarılıdır, bilemiyorum.  Roman hacimce hayli kalın, yaklaşık 600 sayfayı buluyordu. Ancak iyi kitap okurları için sayfanın bir önemi yoktur. Eğer eser akıcıysa, başarılıysa kendisini zaten okutur. Hatta planladığınızdan daha erken bitirirsiniz; başka fırsatlar, zamanlar oluşturup kitaba devam edersiniz. Lakin bunda öyle bir şey yoktu, en azından benim için yoktu. Eğer başladığım bir kitabı kesinlikle bitirme huyum olmasaydı, bu romanı anında bırakırdım. Ancak azmettim ve bir şekilde bitirmiş oldum.   Romandaki pek çok karakteri ve hadiseyi abartılı buldum, bana inandırıcı gelmedi. Melek karakteri mesela... Keza sonu da uçuk olmuş, inandırıcılıktan bir hayli uzak idi bence.  Biraz örneklerle devam edeyim...   Romanın özellikle ilk çeyreği, bir ara bildiğimiz “dinler ve medeniyetler tarihi” ders notları gibiydi. Hatta tahminim Muazzez İlmiye Çığ Hoca’nın kitaplarından alınmıştır büyük bir kısmı. Yani bir roman okumaktan çok, ders dinliyor gibi bir duruma düşüldü. Verdiği bilgiler ilgi çekiciydi, kabul ama bir roman formatı için fazlaydı. Ayrıca bir romanda fotoğrafların, müzik tavsiyelerinin, “işte bu sayfada şunu dinleyin” gibi, olması da benim çok hoşuma gitmedi bir okur olarak… Sınıftaki derviş karakteri son derece saçmaydı bana göre. Tabii ki bunlar kişisel değerlendirmeler, tam karşıtını düşünenler de olacaktır.   Yazarın sevenleri ve bu kitabı beğenenler ki, puan ortalamasına baktığımızda ben azınlıkta kalıyorum, belki de bana kızacaklar. Hatta karşı eleştiriler yazacaklar ancak bana tavsiye eden dostumu da kırma pahasına fikirlerimi elbette belirteceğim. Bu kitap umduğumun çok uzağında kaldı, beklentilerimi karşılayamadı. Yazarın tarzı ve dili de pek hoşuma gitmedi.  Nitekim “yok artık” dediğim bazı yerler de oldu. Mesela onlardan birisi, İngiliz ajanların kurup, içerideki hainlerin desteklediği bir oluşumun adının “Hizmet hareketi” olmasıydı.  Buralarda tebessüm ettim çünkü Kohen de modaya uymuş ve kendince bir adres bulmuş, vurun abalıya durumları oluşmuş... Yani meğer bu örgüt ta 1930'larda kurulmuş, Mememen Hadisesi’ni organize etmiş, ismi bile aynıymış! Yok artık…   Yazarın çok fazla devrik cümle kullandığını gördüm. Hatta sayfa 59’da bu devrik cümleler o kadar çoktu ki, artık kulak tırmalar hale gelmişti.   Yazarın cehalet de denebilecek birçok hatası olmuş. İlginçtir, bunlara editörler neden müdahale etmemişler?   Örneğin sayfa 85’te, Sümer dilinin Türkçeyle benzerliği anlatılırken, Sümercedeki emsal kelimesi verilip, Türkçe de emsal denilmiş. İyi de emsal Arapça değil mi? Misalin çoğulu…   Sayfa 86’da yine yok artık denecek bir ifade var. 1930’ların başındaki bir diyalogta, “Birinci Dünya Savaşı’nın adı değişmeli” demiş. Halbuki o zaman Birinci Dünya Savaşı bile denilmiyordu, çünkü ikincisinin olacağı belli değildi.   126. sayfada “İlahtan çok ilahçı” diye bir tabir var! Umarım “kraldan çok kralcılar” gelip de beni yaylım ateşine tutmazlar.   Sf. 216 yazarın İslami jargona uzaklığının bir nişanesi olabilir mi acaba? “… çekilen tekbirleri izledi.” demiş. Halbuki tekbir çekilmez, getirilir.   Hızlıca geçip, sonlara geleyim ve bir bomba daha yazayım. Sayfa 590’dayız. Yoksa yazarımız, Fas’ta Farsça konuşulduğunu mu sanıyor? Okuyalım: “Robert Farsça, "ne şimdi bu?" dedi, bilerek argo konuşmuştu, çünkü Fas'taki çetelerden birinin emir eri miydi bu herif diye düşündü ama böyle bir tekniği bırak uygulamayı, bilmezdi bile bu Farsiler.”   Yanlış anlaşılmasın, orada bir harf hatası falan yok, çünkü olay Fas’ta geçiyor.   Özetle, ben vasat buldum bu romanı. Böyle gördüm…
Gör Beni
8.7/10
· 11,2bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
7
Yorum
7
Paylaşım
98
Beğeni
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
En Yeniler
Yasmn kocn
Sonunda benim gibi düşünen bir okur bulduğum için çok mutlu oldum. Kaleminize sağlık. Yazdığınız her satıra katılıyorum. Anlayamadığım nokta etrafımda kim okuduysa herkes çok beğendi. Hatta kitabı eleştirdiğim için eleştirildim😀
3
Nur Karakas
Sitedeki puanlamaya göre edindiğim bir kitap. 3 kitap sonra başlarım diye düşünüyordum ama incelemenizden sonra acaba biraz daha beklesemi diye düşündüm.
1
Semih
Siz eseri edebi yönden incelemişsiniz. Fakat modern zaman okurlarının çoğu kitap seçimini yazarın popülaritesine ve siyasi duruşuna göre yapıyor. Bu yüzden sizin değerlendirmelerinizle onların değerlendirmeleri arasında fark çıkması doğaldır. Eseri okumadım ama sizin yorumlarınız bana çok gerçekçi geldi. Haklı eleştiriler okumak keyifli. Elinize sağlık.
1
12
Mehmet Y.
İşte benim için bu durumda, Abdülhamid'e İngiliz elçisi tokatlamaktan farkı kalmıyor dostum. Tespitleriniz çok doğru...
2
Hatice Mehlika
Yazar gözüyle gördüğünüz inceleme çok değerli.. Şu an okumayı düşünmediğim bu kitap için bir pencere açıp baktırmak da hoş oldu teşekkürler emeğinize sağlık Mehmet hoca.. Gören gözleriniz ve yüreğiniz her daim keskin bakışlı olsun ☺️
3
2
3 YANITIN TAMAMINI GÖSTER
Mehmet Y.
Kazansalar hiç fena olmaz doğrusu :))
2
ESRA KADIOGLU
Ben kitabı beğenlerdenim, keyifle okudum ama incelemenizi de keyifle okudum, teşekkürler. Birçok konuda size katılıyorum. Bu sitenin güzelliği bu olduğunu düşünüyorum ve böyle incelikle yapılan incelemelerin faydalı ve geliştirici olduğunu düşünüyorum.
1
5
Mehmet Y.
Teşekkür ederim. Bir kitap herkeste aynı karşılığı bulmaz, bu çok doğaldır. Haklısınız.
ℜyhn
Bir kaç gün içinde okuyacaktm çünkü sitedeki puanı ve incelemeleri çok yüksek.. Yazdığınız inceleme ile kafamda soru işareti oluştu ..Büyük ihtimalle okurken yazdığınız hatalara dikkat edeceğim. İnceleme "okuma" der gibi ama ben "mutlaka oku" gibi algılayacağm:)
2
1
2 YANITIN TAMAMINI GÖSTER
ℜyhn
Kitaplıkta çok yer kaplıyor ve gör beni diye haykırıyor :) Almışken okuyalım umarım çok büyük hayal kırıklığı olmaz
2