Gönderi

İrfanlar Kitabı
Puan vermedi·322 syf.··
Beğendi
·
2020 181. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2020 04:14
Eser sevdiğim ve takip ettiğim bir yazarın tavsiye ettiği bir eserdi. Adını ilk duyduğumda, çok ilgimi çekmişti, 'Aşk Ahlakı'... Aşk'ında riayet edilmesi gereken kuralları mı vardı? Peki aşk itaat ettiğinde, geriye ne kalırdı. Çok geçmeden anladım ki Aşk'a hiç bir şey dayatmıyor bu eser. Aşk'ın muazzam doğasından söz ediyor, varolan yüksekliğinden dem vuruyordu. Olması gerekenden değil, olmaması gerekenden, bilinmesi gerekenden değil, unutulması gerekenden bahsediyordu. Hilmi Ziya Ülken müthiş bir usluba ve birikime sahip, ilk andan itibaren o kadar şaşırttı ki bu beni, şimdiye dek duymamış olmanın üzüntüsünü hissettim. Kendisi ordinaryüs profesörmüş fakât ilmi ezberden ve bilineni daha bi bilmekten ötede... Düşüncelerinin ilk ağızdan çıktığı o kadar bariz ki, onları tutuşturan binlerce uykusuz gecenin ve ciddi bir emeğin varlığını seziyorsunuz. Ülken evvela, arzularınızı, duygularınızı ne diye yok sayacakmışsınız ki diyor. Burada bir duraksıyorum, nasıl yani diyorum, devam ediyor. Ne diye ihtiraslarınızı görmezden gelesiniz, onlar sizin tek dayanağınız... Yok artık diyecekken, yazar dağılan okurun bütün önyargısını darmadağın ediyor. Ve diyor ki, ey okur, sana sen lazımsın! Evet ruhun var amenna ama ona sahip olabilmen için, onu yönetebilmen için, önce ihtiraslarını aşkın değirmeninde öğüt. Bunun için de ihtiraslarını tanı, sev, dinle...Kendine bir ceset muamelesi yapma, isteklerinle anlaşmadan, onlardan kurtulmanın hayalini kurma. Kirlilik dereceni ölçmeden arınmanın vaazını etme. Vazgeç kendine zulmetmekten. Çünkü sen bir cevhersin, nelerin üstesinden gelebileceğini, nasıl büyük düşünebileceğini farket ve küçük savaşların enerjinden çalmasına izin verme... Küçük sevgileri feda et, küçük hazları, küçük elemleri feda et... Özetle patikaları değil dağ yolunu düşle, tepelerde kanat çırpmayı bırak, zirvenin rüzgarını, bilgeliğini özümse... Aşk Ahlak'ı nedir? Aşk'ın derinliğini aşka bırakmaktır. Ruhun sonsuzluğu değil, sonsuzluğa aşık bir ruhun varlığı... Aşkın felsefesini bırak ey okur! Aşkı tanımak istiyorsan, onu bütün kılıflarından azad et... Yazar felsefi olarak o kadar donanımlı ki, sık sık fikirlerini diğer düşünürlerin sorularıyla harmanlıyor.Sokrates Descartes ve Kant'ın ahlak görüşlerine yer veriyor. "Cehennem yoksa, cennet de yoktur." diyor. Burada bir kez daha en büyük dertlerin sahibi olanların en büyük mertebelere erişmiş olduklarını hatırlıyoruz. Ve bir kere daha kuvvetle anlıyoruz ki; Derdini seven ilahi dermanı bulmuştur. Anlıyoruz ki bizim ihtiras dediğimiz şey, onun ihtiras tabiriyle uyuşmuyor. O manevi bir katalizörden söz ediyor 'ihtiras' denince, bir yürek işçiliğinden... Nietzsche 'nin, 'kudret iradesi' diye tanımladığı üstüninsan'ından yola çıkarak, kendisinin yüce insan tanımına varıyor ki bu kısım çok değerliydi benim için. Halkın gözünü kaldır aradan ey okur diyor, bizim sağduyu dediğimiz şeyin toplumun kabulleriyle ilgisi yoktur. Onlar sadece sizdeki postu tekmelerler ya da size üç beden büyük kaftanlar giydirirler. Siz ruhunuza kulluk edin, içinizdeki ejderi bir başkasının beslemesine izin vermeyin. Onunla baş etmenin ateşini taşıyın, onun nefesiyle küle dönmeyin... Pasajlar arasında nefes alamıyorsunuz, o kadar çok konu, o kadar hızlı ve yoğun anlatılıyor ki, bir durup dinlenmekte fayda var :) Fakat şundan emin oldum ki Ülken, insanı çok iyi tanıyor, psikolojisini ve kuruntusunu sırtlanıyor ve ruhsal sıkıntılarını dert ediniyor. "Ukbâ ümidini kalbinden silen ukbâya zaten erişmiştir." Şu cümle dahi kendisinin ilmi düsturu hakkında bizlere bir ufuk açacaktır diye düşünüyorum.Bambaşka bir ahlak anlayışıyla karşı karşıyasınız. Eserin son kısmında, daha evvel hiçbir kitapta denk gelmediğim bir açıklamalar kısmı var ki, eserin şerhi diyebiliriz. Bize sunulan bütün o yoğunluğu bir anda çözüme kavuşturan bir yardım eli. Öyle duru bir dille odaklanamadığınız yerlerin altını çizmiş ki, Allah razı olsun dedirtiyor insana :) Pdf'den okumak isteyen arkadaşlar için; mega.nz/file/p5d3AS4b#a... Son olarak kitabın -bence- kalbi olan cümleyi paylaşmak isterim; "İnsan zincirler içinde uyanır. Fakat kendi çabalarıyla birer birer bu zincirleri kırarak hürriyetini kazanır." Derin saygımla...
Felsefe
Aşk AhlâkıHilmi Ziya Ülken · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020134 okunma
··
732 Gösterim
4 Yorum
Bu yorum görüntülenemiyor
Çok merak uyandırıcı bir inceleme olmuş Eylül Hanım, ilgiyle okudum. Emeğinize sağlık. Kitabı ve yazarın ismini ilk kez duyuyorum. Listeme ekledim hemen. Mutlaka okumak isterim. Teşekkür ederiz.🌱
Eylül Türk
Gönderi Sahibi
Bu sözler kitabın girizgahına bile yetmiyor desem, içeriğin zenginliğini ifade etmiş olur muyum Sevgili Zeyneb. Ben teşekkür ederim, inşallah okuduktan sonra da üzerine konuşmak nasip olur🌹☘️
Bu yorum görüntülenemiyor
Eylül Türk
Gönderi Sahibi
Kendisi EtikaEtika'nın da çevirmenliğini üstlenmiş 👏
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.