Betül

Betül
@gone_away7
Sakat bacağı yüzünden Boris yürürken müthiş acı çekiyordu ve gün ilerledikçe iyimserliği azaldıkça azaldı. Place d'Italie'de metrodan indiğimizde hiç ümidi kalmamıştı. İş aramanın nafile olduğundan söz etmeye başladı; tek çare suç işlemekti. "Açlıktan öleceğimize hırsızlık yapalım mon ami. Çok planlamışımdır. Şişko, zengin bir Amerikalı; Montparnasse tarafında karanlık bir köşe; külotlu çoraba geçirilmiş bir kaldırım taşı; pat! Sonra ceplerindekileri aşırıp tüyeceksin. Sence de mantıklı değil mi? Gözümü bile kırpmam, unutmak ki benim askerlik yapmışlığım var"
Sayfa 40·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sen hiç korkma, açlıktan ölmeyeceğiz. Bu sadece savaşın cilvesi benim kim bilir kaç kez çok daha kötü durumlara düşmüşlüğüm var. Mesele ısrarcı olmak. Foch'un sözünü hatırla: Attaquez! Attaquez! Attaquez!
Sayfa 39 - Attaquez=saldır·Kitabı okuyor
"Yakında kiramı ödemem gerekecek." "Oo, bir şeyler buluruz. Bende daha ne numaralar var. Örneğin bana borcu olanlar; Paris bana borçlu insan kaynıyor. İlla birinden biri yakında ödeme yapacaktır. Sonra, onlarca eski metresim! Bilirsin, kadınlar asla unutmazlar; bir rica etsem hemen yardımıma koşarlar. Hem Yahudi, çalıştığı tamirhaneden birtakım manyetolar çalacağını söylüyor; satmadan önce temizlememiz için bize günde beş frank ödeyecektir. Bu bile yeter. Hiç tasalanma mon ami. Para bulmaktan kolay ne var."
Sayfa 39·Kitabı okuyor
Yardım almaya gelmişken Boris'i benden de beter bir halde bulmak büyük hayal kırıklığı oldu. Altmış frank kadar paramın kaldığını ve hemen iş bulmam gerektiğini izah ettim. Fakat o noktada Boris ekmeğin geri kalanını da götürüp neşelenmişti ve çenesi açılmıştı. Layakt bit tavırla şöyle dedi: "Tanrım, ne diye endişe ediyorsun ki? Altmış frank; servet sayılır bu!"
Sayfa 38·Kitabı okuyor