Betül

Betül
@gone_away7
Çarşafınız kirleniyor, sabunsuz, jiletsiz kalıyorsunuz. Saçınız uzuyor ve kendiniz kesmeye çalışıyorsunuz; öyle korkunç bir sonuç çıkıyor ki ortaya, neticede yine bir günlük yemek parasını berbere bırakmak zorunda kalıyorsunuz. Bütün gün yalan söylüyorsunuz; pahalı yalanlar
Sayfa 25·Kitabı okuyor
Reklam
Bir de yemek meselesi var; en zoru yemek. Her gün yemek saatinde lokantaya gidiyormuş gibi çıkıyor ve Lüksemburg Bahçesi'nde bir saat güvercinleri seyrederek vakit öldürüyorsunuz. Sonra yemeğinizi cebinize saklayıp gizlice eve sokuyorsunuz. Yemeğiniz margarinli ekmekten ya da ekmek ve şaraptan oluşuyor, üstelik onun doğasını bile yalanlar belirliyor. Beyaz ekmek yerine çavdar ekmeği almak durumundasınız çünkü çavdar somunları, pahalılıklarına rağmen yuvarlak oldukları için cebe sığıyor. Bu, insanı günde bir frank zarara sokuyor. Bazen hali vakti yerinde görünebilmek için içkiye altmış santim harcamanız ve karşılığında yemekten bir o kadar kısmanız gerekiyor.
Sayfa 25·Kitabı okuyor
Yoksulluk sizi baştan yalanlar ağına doluyor ama tüm bu yalanlara rağmen vaziyeti zor idare ediyorsunuz. Giysilerinizi çamaşırhaneye göndermeyi bırakıyorsunuz ve çamaşırcı sizi sokakta görüp nedenini soruyor; bir şeyler geveliyorsunuz ve artık kendisiyle çalışmak istemediğinizi zanneden çamaşırcı size düşman kesiliyor. Tütüncü, sigarayı neden azalttığınızı sorup duruyor. Yanıtlamak istediğiniz mektupları pulların pahalılığı yüzünden yanıtlayamıyorsunuz
Sayfa 24·Kitabı okuyor
Sözgelimi yoksulluğu saran gizliliği keşfediyorsunuz. Geliriniz bir anda günde altı franga düşüyor. Ama elbette bunu itiraf edemiyorsunuz; her zamanki yaşantınızı sürdürüyormuş gibi yapmak zorundasınız.
Sayfa 24·Kitabı okuyor
Yoksullukla ilk temas çok ilginç. Yoksulluğu o kadar düşünmüşsünüzdür -tüm hayatınız boyunca korktuğunuz, başınıza eninde sonunda geleceğini bildiğiniz şeydir o- oysa gerçekte öyle sıradan, öyle farklıdır ki. Siz çok basit olacağını sanmışsınızdır; olağanüstü derecede karmaşıktır. Siz korkunç olacağını sanmışsınızdır; sadece sefil ve sıkıcıdır. Başta, yoksulluğun kendine has bayağılığını keşfediyorsunuz; size yaşattığı değişiklikleri, karmaşık cimriliğini, kırıntı silip süpürme halini
Sayfa 24·Kitabı okuyor
Reklam