Ücra yamaçlara çıkmaktan
kendimi zapt edemem.
Sarıldığım şu dağlara,
mavilerini dökse de tüm bulutlar
beyhudedir toprağa düşen.
Ne kadar yağsa boşuna,
içimde denizlerin hasreti var.
Akşamın içinden geçen
dumanlı bir simaydı
sigaramdan hafifçe süzülen.
Tutulmak denen nedir ki zaten?
İki kelamın yok mu
görünüre göz deviren?
Cevap vermek gerekirse şahsen,
suçu kalkıp yabana atmayasın;
bilakis zatındır yaraları deşen.
Farkında değil misin, gönülçelen?
Büyüdükçe büyür bu sarmaşık,
çözebileceğimden de karmaşık.
Yine de ben değilim boy veren,
göğsümdeki fazlaşıyla sırnaşık.
Alenen konuşursam hani,
olur da tutamazsam dilimi,
aldırmazsın, çok mu?
Takan olmaz öyle zaten halimi.