Gönüldaş…
"Belki onların kıvamlarını ve terazi âhenklerini denkleştirmek için lâzım olan son pirinç tanesi benim! Gideyim ve kendimi çuvallarının içine atayım!" Büyük Doğu Cemiyeti
Necip Fazıl Kısakürek
Aynı dili konuşan insanlarla anlaşamıyorsunuz. Ama bazen hiçbir şey konuşmadan bir yabancıyla çok rahat anlaşabiliyorsunuz. Bizim gönüldaş olmaya bakmamız, gönüllerimizi temizlememiz, gönül güzelliğimizi korumamız ve muhafaza etmemiz gerekir.

Ceyda

@Ceyda_mdl03
·
Kâbe'de oturmuş beklerken bakmış bir yaşlı teyze,bir Mısırlıyla konuşuyor. Ama ne o Mısırlının dilini biliyor ne de Mısırlı onun dilini biliyor. Ama bakmış ki tatlı tatlı bir şeyler söylüyorlar. Teyzenın yanına yaklaşmış, "Teyze sen bu kardeşin dilini biliyor musun?"demiş. "Bilmiyorum."diye yanıtlamış teyze. "Peki, ne konuştun? Ne anlattın ona?" "Dedim ki, ben Türkiye'den, Uşak'tan geldim. Gel bize misafir ol, bizim şeker pancarımız var. Kendi ellerimle yaptığım şekerden çay ikram edeceğim." Mısırlı adam İngilizce biliyormuş, hocamız İngilizce sormuş, "Sen bu teyzenin dilini biliyor musun?" "Bilmiyorum2."diye cevap vermiş Mısırlı. "Peki, ne konuştunuz?"diye sormuş. "Beni evine misafirliğe davet etti. Bana çay ikram etmek istiyormuş." diye yanıtlamış Mısırlı...
Reklam
Nida Karanlığa meydan okurda sessiz feryadım Kendi kendine yanıp söner tezat yaşantım Bir kervan ararım istikametim zirveye Yavan kalırım bir dost bulamazsam bu dem de Ravza-i mutahhara da nurdan bir ışıltı Unutulmuş sünnetten kalp gözüme fısıltı Muhabbetin sağında merhamet Sol yanında ise adalet Yaşantıma girerse bu adet Gönlüm çeker mi hiç sefalet Ağzında ki lokmayı kıskannayan bir gönüldaş Çorak gönlümü serinletecek bir gönüldeş Başak başak sadece adalete eğilen baş Irmaklardan çağlayan merhamet demine eş Bir keskin nida geldi ney(in) soluğundan Ah eden nefes darlığım müsade etmedi Gönlüm ancak inci inci kelimeler dizdi Bir türlü düze inmedi ki bu yokuştan Ne güzel muhabbetin doruğuna ulaşmak Kurdun mu gönül sarayını paylaşarak Çok kolaylaşacak viraneleri yıkmak Nasip olmasada niyetide aynı mükafat Gökhan ER I 1996 - 2000 I •&• antoloji.com/gokhan-er/siirleri
Yabancı...
Ey Gönüldaş! Neresi buralar, nerede ahlâk? Kimlere kalmıştır iller yabancı; Uhûvvet bitti ki oluştu çatlak, Yıkılmış gönüller eller yabancı.. AŞK'tır benim dinim, İslâm adında, Yalancı dünyada Cennet tadında, Harâb oldu yazık mazlûm yâdında, İlâh bir, kitap bir diller yabancı.. Arap kültürünü Din'den saydılar, Hakîkat yolundan böyle kaydılar, Bin yıldan beridir yeter baydılar, Gözlerden akan şu seller yabancı.. Vaziyet imâna somut emâre, Nasılsak öyledir çünkü idâre, Kardeşin düşüyor habire nâre, Ülfet olmuş gibi sallar yabancı.. Adâlet, hak-hukuk hani? Efsâne.. Benlikler zirvede, nefis zamâne, Din dediğin olmuş sanki anâne, Kur'ân ahlâkına hâllar yabancı.. Mevlanâ, Yunus'la Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş Veli tümden Nebevi, Bölmüşler Sünnî ve diye Alevi,
Şiir
İkmal ettim yaşamımda ne kadar kötülük varsa Hapsettim gönül dergahımda yalnızlığı ve saflığı Bulamadım dergahıma uygun yoldaş bulamadım Kan yuttum içime gömdüm tüm sessizliğimi Şah damarıma vurdu ansızın gölgeleri Kimlerle Gönüldaş olmuşsak onlar bizi vurmuş Kimlere hürmet ettiysek onlar belimizi bükmüş Bu kul senden başka kime gitsin kime el açsın Kimden şefkat beklesin Ey kimsesizlerin sahibi🥀 Sara✍🏻
Yaprak dala, al yeşile yaraşır, gayri bundan böyle vermem seni ellere diyor Nazım yaprak dalın güzelliğidir insan ise sevdiklerinin yaprak dalından insan ise sevdiklerinden ayrıldığı zaman dağılır Ahiret kapısının bekçileri insanın yaptıklarıdır Bu dünyayı öyle bir sevinki her tarafta Cenabı Hakkın eserlerine ve onun yaptıklarına şahit olabilesiniz Önemli olan ‘zamana bırakmak’ değil, ‘zamanla bırakmamak’tır..”diyor Nazım hiç bir dert ve tasa tek başınıza çözülecek kadar küçük değildir sorunlar zamanla değil birlikten kuvvet doğurup beraber düşünüp karar verdiğiniz zaman çözülür Çocuklara sıkılan tüm kurşunlar insanların ne kadar namert ve kahpe olduğunun ispatıdır Bir maaş için tüm hayallerinden vazgeçersin Ya Rab sen büyüksün insan ne hak etti ise onu yazarsın nasibimizde olmayanı yazmazsın bize baş başa kalabileceğimiz derdimize dertdaş gönlümüze gönüldaş olabilecek Allah dostları kulları nasip yaz Bazen yürümeyenleri boş bir sokak gibi bırakarak yürüdüğün zaman arkanda pek çok yük ve ağırlığıda bırakmış olursun Kelime hazinesi çok geniş olan insanlar bazen kalp kırmamak için susmak ve sükut etmek zorunda kalırlar İnsan ekmek ve rızkı uğruna pek çok şeye katlanır geçim sıkıntısı çocuk endişesi hayatın tuzu biberi ve derdi tasasıdır Kalp kırılgandır bir cam parçası gibi ufalanır parçalanır vede kolay toplanmaz Sizden biri, dua ettiği zaman kararlı ve kesin bir şekilde istesin ve “Allah’ım, dilersen bana ver.” demesin; çünkü Allah’ı zorlayan (hiçbir kuvvet) yoktur. Hadisi Şerif Allah Teala kuvvetli ve kudretli olandır onun kuvveti en yüksektir bu yüzden efendimiz SAV Allah'ı zorlayan hiçbir kuvvet yoktur." vereceği hiçbir şey Allah'a büyük gelmez." buyuruyor Dua eden mümin şu duayı etmelidir Ey Yüce Allahım kararlı ve samimice sana geldim senden diler ve
Alıntı
Reklam
Reklam