Sessiz odada hareket eden tek şey, adamın ince parmakları. Az önceye kadar sallanıyordu duvardan sarkan ip. Cümlesini bitirdiğinde havada sallanan ip de kaskatı kesildi. Kolay değil bir hayatın bitimine doğru kağıtla hesaplaşmak. Bir tek şeyi düşünüyordu o: Kim yem verecek kırmızı japonbalıklarına şimdi?
"Bunca yıldır milyonlarca insanın saatini ayarladı enstitünüzde bir benimkini mi düzeltemediniz? Sana ne diyeyim ki Halit. Bari soyadına layık bir adam olsaydın da şu yılkı atı yüreğimin şaşmış zamanını düzeltseydin. Akrebi zaten çoktan pert olmuş, yelkovanıysa fırıl fırıl dönmekte. Bana yeni bir tane versenize. Doktor kar altında kalmış diyarlardan gelen sesiyle eskisinin sırra kadem bastığını söylüyor. Koskoca enstitünüzde vardır illa daha iyisi, güzeli, kaybolmayanı. Boğulacak gibi oluyorum, beynimdeki saatli bomba patlamak üzere. Ne olursunuz bir tanecik verin bana."