Klasik bir Stefan Zweig kitabı...
Yazarın çoğu kitabını okuduğum için artık üslubuna hakimim. Bunalım kitaplarının yazarı Stefan Zweig. Bu kitabı da 3 karakter arasında bir bunalımı, çekişmeyi anlatıyor. Kitabımız bir otelde geçiyor. Yakışıklı ve çapkın bir baronumuz, evliliğinde problemleri olan bir annemiz ve hastalıklar ile yalnızlaşmış çocuğu kitap karakterlerimiz. Annemiz çoğuna hava değişimi olması için otele gelir, Baron ise bir kaçamak arayışındadır. Gözüne yalnız ve güzel anneyi kestirir. Anneye ulaşmak için çocukla arkadaşlık kurar. Fakat olaylar istediği gibi gelişmez. Çocuk , baron ile o kadar içsel bir bağ kurar ki onu annesinden kıskanır. Baron ile aralarına annesinin girmesini istemez. Baron ise bir an önce amacına ulaşmak istemektedir. Annemiz ise baronun ağına düşer. Tam yakınlaşacakları sırada çocuk bu duruma mani olur. Olaylar çetrefilli bir hal alınca baron ortadan kaybolur. Annesi ile tartışan çocuk , otelden kaçar. Tek başına buyukannesine gider. Annesine haksızlık yaptığını düşünür ve vicdan azabı çeker. Bu sebeple babasına olayları anlatmaz. Bu sayede annesinin onu affettiğin düşünür. Bir oturuşta okudum. Akıcı bir dili var.
Bir Sınıf Öğretmeni olarak eski milli eğitim bakanımızın kitabını okumak güzel bir duyguydu. Eğitimin içinden birinin bakanımız olması hem gerekli hem işlevseldi. Kısa sürdü. Yapmak istediklerinin çoğunu yapamadı. Kitapta zaten gerçekten eğitim sistemizi iyi yönde nasıl değiştirebileceğini görüyoruz. Kırk Kere Söyledim her ne kadar aile eğitimiyle ilgili bir kitap olsana ben sistemizi de ilgilendirdiği düşünüyorum. Eleştirileri çok yerinde . Keşke eğitimin temelinden bir değişiklik yapabilsek. Okudukça bunu daha çok istiyor insan. Not ala ala okunabilecek bir kitap. Özellikle anne baba adayları bence okuma listelerine ekleyebilir. Ben beğendim. Tavsiye ederim.