İnsanca yaşamanın mücadelesini vermek için, hak yiyenin huzurunu bozmak için bu düzene çomak sokmaya kendi partilim olsa dahil hangi zengini hangi patronu hangi yalakayı rahatsız ederse etsin bir gün olsun vazgeçmeden yılmadan devam edeceğim!
Mesele yalnızca para da değil! Patronların ‘’ne isteseler versek de bir sonraki adımda daha fazlasını istiyorlar’’ diyerek çıkışıp kendini haklı konuma sokmaya çalıştıkları, yaptıkları eziyeti meşrulaştırmaya çalıştıkları, zenginin daha zengin fakirin daha fakir olduğu bu iğrenç kapitalist&liberal kara düzende insanın 1 kere geldiği bu hayatta hakkından çalarak, bir gün onun da zengin olacağı yalanını sıkarak utanmadan esas kendilerinin mağdur olduğunu göstermesi de cabası! İşçisi, çiftçisi, madencisi, beyaz yakalı özel sektör çalışanı, doktoru, öğretmeni, öğrencisi, kadını! Hepimiz bu düzenin içinde sizin gibi ahlaksızların lüks hayatlarının değirmenlerine su taşımak için varız sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz! O düzeni alır başınıza yıkarız! Gerekirse evet memleket kalmaz, düzen kalmaz, güvenlik kalmaz, kaos çıkar ama o düzeni sizin başınıza yıkarız! Çünkü insanca yaşam olmayan yerde zaten bir düzen yoktur! Bugün bu yaşananlara ses çıkarmayan herkes de bu düzenin sorumlusudur!
Tuzu kuru olana konuşmak kolay! ‘’Nazar etme ne olur çalış senin de olur’’ diye diye baba parasıyla, yalakalıkla ya da düzenbazlıkla geldiğiniz yerlerden insanların hakkını isteyerek yaşamak istemesinin batması normal tabi! 3 kuruş eksik kazanıp konforunuzdan 1 adım geriye düşünce, lüks arabanızı telefonunuzu 1 model yükseltemeyince işçinin maaşını gasp edersiniz ama o insanların sofrasına koyamadığı ekmeği, evladının boynunun bükük kalışını düşünmezsiniz! Sizin çocuklarınız beş para etmez karakterleriyle, şımarıklıklarıyla, gram çalışmayan beyinleriyle ittire kaktıra özel okullarda okuyup kendini bir bok oldum zannederken işçinin evladı anasının babasının kıt kanaat maaşıyla devlet okullarında sefalet içinde okuyarak hayatını kurtarmaya çalışıyor, bir de yetmez gibi bu okullarda ölüyor!