7/10
·555 syf.··
Beğendi
·
2025 105. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2025 16:53
Gore Vidal’in “Gayri Resmi Amerikan Tarihi”ne nihayet başladım. İlk cilt bitti. Okuması düşündüğümden daha zorlayıcı oldu. Gore Vidal çok detaylı bir anlatım yapmış. Evet bir roman fakat aynı zamanda tarih kitabı. O yüzden Amerikan tarihine hakim olmak okuyacaklar için faydalı olur. Mesela Howard Zinn’in “Amerika Birleşik Devletleri Halklarının Tarihi” ve Oliver Stone’un “ABD’nin Gizli Tarihi” faydalı okunabilir. Ve ayrıca üç Amerikan kurucu babasının yazdığı “Federalist Yazılar” da mutlaka okunmalı. O zaman anlatılan olayların perde arkası ve temeli daha iyi anlaşılıyor. İlk kitabın kahramanı Albay Aaron Burr. Dört yıl boyunca Thomas Jefferson'ın başkan yardımcılığını yapan aynı zamanda bağımsızlık savaşının önemli figürlerinden biri. İlk kitap bir nevi onu biyografisi niteliğini taşıyor. Onun gözünden ABD'nin bağımsızlık mücadelesini ve kurucu babalar hakkındaki görüşlerini okuyoruz. Ve tabii ki siyasi kariyerine mal olan o meşhur düellonun hikayesini okuyoruz. 1804 yılında sözlü bir tartışmadan dolayı düello ettiği Alexander Hamilton düello sonucu hayatını kaybediyor. Düello yapmak yasa dışı olmasına rağmen geçmişte aslında birçok kişi Düello yaptığı için Burr hiçbir zaman yargılanmadı ve sonunda ona yönelik tüm suçlamalar düştü.Fakat Hamilton'ı öldürmesi Burr'un siyasi kariyerine son verdi. Mistik bir olay. Bu olay yaşanmasa belki Aaron Burr bir sonraki ABD başkanı olabilirdi. Özellikle Amerikan topraklarını Batı'ya doğru genişletmek gibi planları vardı. Ki o zamanlar henüz Texas ABD'ye katılmamıştı. ABD tarihi neden önemli? Günümüzün en büyük imparatorluğu. Kıtanın keşfi, yerli halkların yok edilişi, kolonyal faaliyetler, dünyanın dört bir yanından gelen insanlar, bağımsızlık mücadelesi, anayasal faaliyetler, ekonomik kalkınma, endüstri devrimi, teknolojik
Roman
DüelloGore Vidal · Literatür Yayıncılık · 200516 okunma
PAN'IN LABİRENTİ -BİR ŞAHESER-
10/10
·286 syf.··
Beğendi
·
2025 43. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2025 10:59
Merhabalar! Bugün sizlere çoooook sevdiğim bir kitabı anlatacağım. Kitabımız #k:271218. Bu kitabın filmi de var fakat çoğu zaman olanın aksine filmden kitaba uyarlanmış bir kitap bu. Filmi sanırım ya Oscar ödülü almıştı ya da adaydı. Ama bastan uyarayım eğer hassas bir kalbe sahipseniz bu kitap size göre değil, peri masallarına inanmıyorsanız da. İkinci Dünya Savaşı sırasında ölü bir terzinin kızı olan Ofelia, hamile annesiyle birlikte üvey babası Capitan Ofelia'ya göre Kurt'un yanına gidiyorlar. Kurt onları eski pusku bir değirmene yerleştiriyor. Ofelia kitapları çok seviyor özellikle peri masallarını konu alan kitapları. Annesi ise bundan şikayetçi. Bir gün Ofelia bir labirent keşfeder ve Satir ona kendisi hakkında inanılmaz ama bir o kadar da harika bir bilgi verir. Ofelia'nın annesinin hamileliği ise çok kötü geçmektedir. Hikayemiz böyle başlar. Bu kitabı okumanız için size binlerce sebep sunabilirim. SPOILER! O Vidal var yaa... Ya Ruth bile onun kadar nefret duyulası değildi. Yani çok şey söyleyebilirim ama hesabım banlanır, siz beni anlarsınız zaten. SPOILER BİTTİ! Bu kitap size çok şey öğretecek. Guillermo del Toro filmi, Cornelia Funke kitabı yazmış. Bence daha fazla beklemeden bu kitabı almalısınız,kaç yaşında olursanız olun. Kendinize iyi bakın ve her zaman peri masallarının bir gün gerçek olabileceğini unutmayın.
1000Kitap
Pan’ın LabirentiGuillermo del Toro · Epsilon Yayınları · 2021562 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·704 syf.··
Beğendi
·
2024 76. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2024 13:17
Gore Vidal'ın eserlerini toplamaya başlayalı neredeyse bir yıl oldu. Artık güncel baskısı olmadığı için çoğu eserini sahaflardan ve koleksiyonculardan toplamak zorunda kaldı. İngilizce baskıcı olup, Türkçeye çevrilmeyen eserlerini de Amazon üzerinde bile bulmak her geçen gün zorlaşıyor. Böylesine önemli bir entelektüel ve romancının eserlerinin güncel baskılarının yapılmaması üzücü. Hele ki son geçirilen gümrük kanunu ile artık yurt dışında kitap alabilmek bile imkansız hale gelmişken. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nin alternatif tarihini anlattığı yedi kitaplık tarihi roman serisi en merak ettiklerim arasındaydı. Ancak dört tanesi Literatür Yayınları tarafından dilimize kazandırılmış. Diğer üç kitabında İngilizce Orijinal baskısını bulmak çok zahmetli ve maliyetli. Gore Vidal'in tarihi romancılığı, deneme yazarlığı, entelektüelliği ve politik düşüncelerini düşünecek olursak 20. yüzyıl Amerika'sının değeri çok bilinemeyen ama her daim etkisi olan biri olduğunu unutmamak gerek. "Creation" yani "Yaratılış" romanına gelecek olursak; ki bizim dilimize "Ben Cyrus, Zerdüşt'ün Torunu" olarak çevrilmiştir. Kitap baş kahraman Zerdüşt'ün yaşayan son erkek torunu olan Cyrus Spitama'nın Pers sarayında başlayan büyük elçilik görevi sayesinde Atina, Sparta, Babil, Sus, Persepolis, Hindistan ve Çin diyarlarını anlattığı dil, kültür, yemek, tarih, felsefe, tarih ve mitolojiyi harmanlayan muhteşem anlatısını barındırıyor. Aynı zamanda Perikles, Sofokles, Pisagor, Sokrates, Buda ve Konfüçyüs'un dünya görüşlerini de okuyoruz. Büyük Pers İmparatoru Kserkes'in gençliği, tahta çıkışı, Yunan seferi ve ölümüne kadar ki süreç Cyrus'un hatıraları ile anlatılıyor. M.Ö 5. yüzyılda büyük uygarlıkların birbirlerini çok iyi tanımamasına rağmen yeryüzünün en büyük ve en güçlü devleti olma
Roman
Ben Cyrus, Zerdüşt'ün TorunuGore Vidal · Kaknüs Yayınları · 199948 okunma
6/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2024 13. kitabı
Alternatif tarih yazımcılığını çok fazla önemsiyorum. Özellikle son yıllarda bunun birçok örneğini okuyoruz. ABD devletlerinin alternatif tarihi anlatan Howard Zinn ve Gore Vidal bunun en güzel örneklerindendir. Alman ve Rus tarihi için de alternatif tarih yazımcılığı önemlidir. İki Dünya Savaşı'nda yaşananlar, Ekim Devrimi, Spartakist hareketler, Doğu Almanya'da yaşananlar, Sovyet Rusya'daki Stalin dönemi hakkında yıllar sonra yeni tanıklıklar ortaya çıkıyor. Cesur araştırmacılar ve tarihçiler geçmişle hesaplaşan yazılar yazıyor. Türkiye henüz o düzeyde bir tarih yazımcılığına gelemedi. Cumhuriyet'in kurucu değerleri ile zıt görüşlere sahip olsa da AKP hükümeti de başı sıkıştığında kurucu değerlere sırtını yaslamıştır. AKP'de Sünni İslam'ı destekleyen bir parti olduğu için Türkiye'de alternatif tarih yazımcılığı en başından sansüre takılıyor zaten. Halbuki Cumhuriye'in kuruluş yıllarında Mustafa Suphi cinayeti, İstiklal Mahkemeleri, kurulan muhalefet partilerinin kapatılması, Koçgiri İsyanı, Şeyh Sait İsyanı, Nasturi İsyanı, Ermeni Tehciri, 1930 Ağrı olayları, 1937 Dersim Olayları yeterince ve açık bir şekilde araştırılmadı, anlatılmadı ve yüzleşilmedi. Tamamen kurucu devletin ideolojisine göre tarih kitaplarında yerini aldı ve nesilden nesile bu şekilde aktarılarak geldi. Bu yaralar kapanmadığı için de Türkiye ayrışmaya devam ediyor. Halbuki neredeyse bin yıldır bu coğrafyada din, dil, yaşam ve kader birliği yapan toplulukların daha huzurlu, müreffeh ve mutlu yaşaması için birbirini dinlemeye ve anlamaya ihtiyacı var. Bu yüzden bu tarz çalışmaları artmasını temenni ediyorum. Taner Akçam her ne kadar objektif tarih anlatımından ziyade biraz daha kendisini taraf yerine koyarak anlatımı tercih etse de Türkiye'de örnekleri az olan kitaplar yazdığı için cesaretinden ve
Araştırma-İnceleme
Yüzyıllık ApartheidTaner Akçam · Aras Yayınları · 202316 okunma
9/10
·829 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
93 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2024 19:07
Kitap, 1861-1865 yılları arasında geçen Amerikan tarihini kapsıyor ve Lincoln'ün başkan seçilmesi, kabine üyelerini oluşturması ve bununla birlikte köleliğin kaldırılmasıyla sonuçlanan iç savaşın çıkmasıyla başlıyor. İlerleyen sayfalarda Lincoln'ün izlediği politikaları, bakanlarla ve senatörlerle girdiği çekişmeleri, verilen ağır askeri kayıpları, kötüleşen ekonominin detayları üzerinde dururken, başkanın sürekli istifasını sunan bakan ve komutanları nasıl bertaraf ettiğini detaylı bir şekilde anlatıyor. Lincoln, iktidara geldiğinde herkes tarafından kolayca yönlendirilebilecek bir kimse gibi görülüyor, kısa zamanda öyle olmadığı anlaşılıyor. Bu durum senatör ve kabine üyelerincede şok etkisi yapıyor. Zekası, soğukkanlılığı ve kendi politik fikirleri sayesinde başkanlık süresince birçok konuda kararlılık sergiliyor. Ancak bu süreç onu psikolojik ve ruhsal olarak çok yıpratıyor. Sonunda suikastle öldürülmesi büyük bir talihsizlik. Amerikan tarihi ile de geniş bilgiler içeren bu kitabı tavsiye ederim, severek okudum siz de mutlaka okuyun.
LincolnGore Vidal · Literatür Yayıncılık · 200713 okunma
“Halil Bey”
9/10
·616 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
“Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz,” dense de yakından bakmak, ona sokulmak isteyen okur, İş Bankası Kültür Yayınları tarafından 2005’te basılmış Tarihçilerin Kutbu başlıklı nehir söyleşiyle yola koyulabilir kolaylıkla. Söyleşinin bir yerinde “aşk hakkında ne düşünüyorsunuz,” diye sorulduğunda cevabı: “En yükseği insanda olmak üzere, bence bütün canlılarda tanrısal bir enerji, içten bir atılma, aşk vardır. İnanıyorum, aşk, ruh, vücuda ve maddeye hâkimdir. İnsan, tüm canlılar gibi denge bozulunca yeni şartlara uyum sağlar. Schopenhauer, bütün kâinat canlıdır, der; aşk kâinatı yürüten, canlandıran güçtür. Toprağı kazıyorsunuz, orada da hayat var; yaşama hırsı, gücü, o irade bütün tabiata yayılmıştır. O hırs, aşktır. Yaşama iradesi bütün canlılara hâkim bir iradedir. Tanrı onun önlenemez itici gücü olarak aşkı vermiş… Yavrunuza, eşinize, vatanınıza. Şair diyor ki; Aşk imiş her ne var âlemde İlm bir kîlükal imiş ancak” Öğrencilerinin, dostlarının anlatmaya doyamadığı uçsuz bucaksız enerjisini, azmini, hevesini, sabrını izah edebilmemiz için bir ipucu veriyor sanırım dilinden dökülen bu sözcükler. Yalnızca aşka değil, aynı zamanda hayatın bütününe dair bir yaklaşımı var hocanın. 100 yıllık ömründe ortaya koyduğu yapıt, boyutu ve niteliğiyle herkesi etkiliyor. “Bizim aramızda hocanın lakabı; şeyh-ül müverrihin,” diyor İlber Ortaylı onun için. Kendi güzergâhında zirveye tırmanmış biri Halil İnalcık. Osmanlı tarihi konusunda ismini dünya çapında en ön sıralara yazdırmış bir bilim insanı. Haldun Taner’in “istediği işi yapmak mutluluğu” başlıklı denemesinde Arif Müfid Mansel’i tasvirini anımsıyorum: “Kendini çok sevdiği arkeolojiye adamıştı. Bu alan onun aşkını, ihtirasını, tek mutluluğunu teşkil ediyordu. Olumlu yapıtların sahibi olmanın, tarihi eserler çıkarıp
Biyografi Söyleşi Röportaj
Tarihçilerin KutbuEmine Çaykara · İş Bankası Kültür Yayınları · 2013302 okunma