Birşeyi çok düşünüp hiçbirsey yapmamak
Cidden bu cümle hayatımın özeti diyebilirim.
Bunun yanı sıra içimde yarım kalmışlıklar var örneğin eskiden telefonum olmadığı lise çağlarımda herkeste telefon vardı ve popüler oyunları oynayamadım. Bunlar içimde hep ukte olarak kaldı ve başka şeyler yapmam gereken zamanlarda gecikmeli olararak bunları yapmaya başladım. Eskiden popüler olup şuan olup şuan olmayan olmayan oyunları oynadım. Bu zamanlarda da içimde ukte olan bir konuda ilişki. Bunu da kendimde olan eksikler yüzünden yapamıyorum. Gerek özgüven gerek ne yapacağını bilememek gerek diksiyon problemi olsun bu tür sebeplerden dolayı halen bir ilişkim olmadı. Muhtemelen gelecekte de başka şeyler yapmam gerektiği dönemde ilişki yapmaya çalışacağım. Eğitim konusuna zaten girmiyorum. Benim ufku 5° olan arkadaşlarım bile üniversiteyi bitirdi gibi gibi minnak şeyler yaşandı. Bunun yanı sıra evlenip çocuğu olanlar da var. Muhtemelen bazılarının çocukları önümüzdeki 5 sene içinde benimle aynı boya gelecekler. Ben 180 boyundayım görece kısada değilim bu arada.
...
Öyle işte hayat garip ama durmadım durmayacağmda. Milliyetçi bir genç olarak her zaman düzgün bir insan olmaya gayret edeceğim. Sevgilim olmuş olmamış okulu zamanında bitirmişim bitirmemişim gram umrumda değil kimsenin de haddine değil bunları konuşmak yargılamak. Yapan da olmadı da öyle içimden geldi. Kendi kendime celallendi. Demem o ki hayat kötü siz iyi olun. Hayat üzerinize gelecek hazır olun. Düşmeyin demiyorum ama ayağı kalkın. Kendinizin en iyi hali olmaya çalışın.
Modernlik algımız Avrupa'yı taklit üzerine kurulu. Avrupa takip değil taklit edilmiştir, bu görece modern bir hamle gibi okunabilir ancak bu hareket özgünlük ve gerçeklik açısından yeterli yani çağdaş görünmüyor.
Osmanlı'da Fuhuş
Burcu Belli
Orta Çağ'da kadın olmak...
Kilise, kadınları günahların tek ve mutlak nedeni gibi görmeye başladı. Avrupa'da kadınlar, Yahudilerden sonra Hıristiyan erkeklerin başına gelen en kötü şey gibi okunuyordu.
Osmanlı'da Fuhuş
Burcu Belli
Bekar, Farsça, bi-kâr'dan gelmektedir, tehlikeli değilse de faydasız anlamına kullanılırdı.
Osmanlı'da Fuhuş
Burcu Belli
Aile, sağlıklı ve meşru nüfusa ulaşmanın tek ve etkili yoluydu.
Osmanlı'da Fuhuş
Burcu Belli
Memleket tutmak için çok asker ve ordu lazımdır. Askerini beslemek için de çok mal ve servete ihtiyaç vardır, bu malı elde etmek için halkın zengin olması gerektir.
Halkın zengin olması için de doğru kanunlar konulmalıdır. Bunlardan biri ihmal edilirse dördü de kalır. Dördü birden ihmal edilirse beylik çözülmeye yüz tutar.
Osmanlı İmparatorluğu’nda Hoşgörü Söylemi (1545-1566)
Devrim Burcu Eğilmez
Avrupa takip değil taklit edilmiştir, bu görece modern bir hamle gibi okunabilir ancak bu hareket özgünlük ve gerçeklik açısından yeterli yani çağdaş görünmüyor.
🧠“İnsanlar nizamı yıkmak istiyor” nidaları ile sokakları inleten Arap protestoları gösterdi ki, adalet arayışının her geçen gün arttığı, yolsuzlukların had safhaya ulaştığı, doğruluk, dürüstlük gibi değerlerin artık sadece retorikte kaldığı ortamlarda ahlaki ve fikri devrimlere duyulan istek eskilerden daha fazladır.Bu yazı daha önce ahlak ve fikir üzerine yapılmış çalışmaların üzerine yeni şeyler eklemiyor, böyle bir iddiası da yok. Fakat halihazırda var olan sorunların ve özellikle can yakıcı Arap Baharı tecrübelerinin, fikir ve ahlak harmonisi ile aşılacağı vurgusunu tekrarladığı ve bu alanda bir farkındalık oluşturmak istediği kesin. Muhtevayı ise Cezayirli mütefekkir Malek Bennabi’nin, “medeniyetleri zengin yapan onların sahip olduğu nesnelerin niceliklerinin toplamı değil; ancak düşünce ve fikirlerinin sayısıdır” mucibince oluşturuyor ve Mağripli feylesof Taha Abdurrahman’ın ahlak projesi ile de bunu destekliyor.Tunus’un 11’inci Cumhurbaşkanı Moncef Marzouki tarafından kaleme alınan iki yazıdan esinlenerek derlenen bu düşünce yazısı, konuyu iç içe geçmiş iki perspektiften (fikir ve ahlak) ele alarak, Arap Baharı düzleminde uzun soluklu ve ciddi efor isteyen bir yol haritası ortaya çıkarmayı amaçlıyor. Bu hususta edilmiş bütün kelamların, uzun ve hararetli tartışmaların ardından bütün toplumlara ciddi merhaleler ile geldiği unutulmamalı ki artık kışa döndüğü söylenen; fakat görece nihayetlenmemiş Arap hareketlenmeleri bunun en güzel örneklerinden birini teşkil etmektedir.Ahlaka Dair
__Moncef Marzouki “Muhtaç olduğumuz ahlaki devrim” adlı yazısında hasta, hemşire ve doktor örneğinden bahsederek sırasıyla disiplin, merhamet ve mesleki etik yoksa bütün düzenin çatlayacağına değinir. Yine bu minvalde, Malek Bennabi de bireylerin toplumu
Bugünden geriye baktığımda hayatlarımızın ve kaderlerimizin nasıl da en küçük rastlantılara bağlı olduğunu açıkça görüyorum.
Âdem'den Önce Jack London
Osman Kök Osman Kök
Boş zamanda huzur içinde olmak tehlikelidir.
Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar Arthur Schopenhauer
Şeffaf Muamma Şeffaf Muamma
O da bana nasıl kızacağını bilemiyor. Alev almayan nemli odunlar gibiyiz.
Akhilleus’un Şarkısı Madeline Miller
Fatih Fatih
Olayın geçtiği dönemde, uzman kişilerin saptadığı kadarıyla kömür ocaklarının tükenme zamanı oldukça uzak görünüyordu ve kısa vadede bir kıtlık endişesi yoktu
Madenin Esrarı Jules Verne
Rıhtıma Varmayan Ceset
@rihtima_varmayan_ceset
"Küçüklerin suçlu olmasına , büyükler sebep oluyor. "
Çöplük Carolina Maria de Jesus
İstiklâl soysal İstiklâl soysal
Yastığınızı ısırıp ağlarken sizi ağlatan insanın götünü dönüp uyuması nereden bakarsan bak, adaletsizliktir.
Hayalini Asan KadınMustafa Görgüç
Apsuva.Apsuva.
Tarihsel ve sosyolojik tecrübe toplumların büyük kırılma anlarında sıfırdan bağımsız ve hak temelli yeni bir alternatif inşa etmek yerine genellikle sistem içinde hazır bekleyen başka bir güç odağına eklemlendiğini gösteriyor. Bunun temel sebebi kriz anlarında hayatta kalma refleksinin yapısal dönüşüm idealinin önüne geçmesidir. Yeni ve tamamen bağımsız bir sivil alternatif inşa etmek zaman güven ve asgari bir ekonomik rahatlık gerektirir. Oysa kopuş anlarında toplum derin bir belirsizlik ve güvencesizlik içindedir. Böyle bir iklimde kitleler maceraya atılmak veya uzun vadeli kurumsal yapılar kurmaya çalışmak yerine kendisini en hızlı şekilde güvenceye alacak organize bir gücü tercih eder. Bu durum bir anlamda sığınak değiştirmektir. Burada devreye yine o başta konuştuğumuz devlet aklı ve sistemin kendi içindeki alternatif klikleri girer. Sistem zaten kendi bekasını korumak için vitrinde her zaman yedek bir güç odağı veya muhalif elit grubu hazır tutar. Toplum mevcut merkezden koptuğunda karşı tarafta halihazırda örgütlü olan bütçesi kadrosu ve vaatleri olan bu hazır yapıya doğru akar. Gerçek anlamda hak temelli ve bağımsız sivil yapılar ise krizlerin ani patlama anlarında değil toplumsal bilincin ve ekonomik bağımsızlığın yavaş yavaş biriktiği görece sakin ve istikrarlı dönemlerde dipte inşa edilir. Kırılma anları sadece bu birikimin hangi yöne akacağını belirler. Eğer dipte bağımsız bir sivil damar yoksa kopuş sadece eski sistemin yeni aktörlerle tahkim edilmesinden başka bir sonuç doğurmaz.
Çinliler önce Avrupa pazarına daha sonra da Ortadoğu pazarına yeni ürünlerini sunuyor. Ortadoğu pazarına girerken de önce ticaret başkentleri olan şehirlerde mallarını görücüye çıkarıyorlar. Sonrasında Anadolu şehirlerine yayılıyor. Bunların hepsini en öncelikle fuarlarda tanıtıyorlar.
Çin, yeni veya görece katma değerli bir ürünü piyasaya sürerken en katı regülasyonlara (CE belgeleri, AB güvenlik standartları vb.) sahip olan Avrupa pazarını bir nevi turnusol kağıdı olarak kullanır. Avrupa'da alım gücü yüksek olduğu için yeni bir ürünün ilk Ar-Ge ve üretim maliyetleri bu pazarda daha yüksek kâr marjlarıyla hızlıca finanse edilir. Avrupa pazarında kabul görmüş, oranın vitrinlerine çıkabilmiş bir ürün; Ortadoğu, Kuzey Afrika veya Orta Asya pazarlarına girerken otomatik olarak güçlü bir "kalite ve prestij" referansı kazanmış olur.
Ortadoğu ve Yakın Doğu hinterlandına geçildiğinde ise doğrudan kılcal damarlara yayılmak yerine, İstanbul veya Dubai gibi küresel lojistik, finans ve ticaret merkezleri hedef alınır. Bu megakentler, bölgenin büyük toptancılarını, distribütörlerini ve büyük satın almacılarını çeken devasa birer aktarma istasyonudur. Çinli üreticiler, bireysel kanallarla pazar aramak yerine, bu metropollerdeki büyük B2B fuarları (örneğin İstanbul'daki China Homelife veya Dubai'deki Gitex / The Big 5 gibi etkinlikleri) kaldıraç olarak kullanır. Fuar, en düşük operasyonel maliyetle en yüksek sayıda "büyük balığa" ulaşma yeridir.
Metropollerdeki bu büyük fuarlara katılan Anadolu sermayesi (Bursa, Gaziantep, Kayseri, Konya veya Denizli gibi ticaret ve imalat hacmi yüksek şehirlerin distribütörleri), ürünleri yerinde inceler, bağlantıları kurar ve kendi bölgelerine taşır. Çinli üretici risk alıp Anadolu'nun yerel pazarlarına tek tek girmekle uğraşmaz. Yerel tüccarın